Abdurrahim Karakoç

 
ABDURRAHİM KARAKOÇ    
             1932 yılının  Nisan ayında  Kahramanmaraş / Elbistan’da  dünyaya  geldi.
1958 yılında girdiği Elbistan Belediyesi Muhasebesinden 1981 yılında emekli oldu.
Şiirleri konusunda 30’a yakın dava açıldı. Hiçbirinde avukat tutmadı ve kendi ken-
dini savundu. Hiçbirinde ceza almadı ve Hiç bir iktidarla barışık olmadı. 
             1985 yılından, tedavi görmekte olduğu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde
hayatını kaybettiği 07 Haziran 2012 gününe dek gazetecilik yaptı. Şiirlerinde esas
unsur olarak insanı işledi.
             Sırasıyla; Hasan’a Mektuplar(1965),Akıl KarayaVurdu(1965),Eli Kulakta
(1969),Vur Emri(1973),Kan Yazısı(1978),Suları Islatamadım(1983), 5 nci Mevsim
(1985), Dosta Doğru(1994),Yasaklı Rüyalar(2000),Gerdanlık-I ve II (2000-2002),
Parmak İzi (2002),Yağmur Yerden Yağar (2002), Anadolu’da Bahar (2006), Barış
Çağrısı (2009) ve Aynanın İki Yüzü (2011) adlı kitapları yayınlandı.
 
B       e       n
Ben; Karlı dağların deli rüzgarı,
Ben; Tozlu yolların demirbaşıyım..
Ben; Suyu kurumuş sevgi pınarı,
Ben; Toprak bekçisi, mezar taşıyım..
Ben; Hep yıllar yılı kanayan çıban,
Ben; Fikir sürüsünü yitiren çoban..
Ben; Hayal peşinde çarıksız taban,
Ben; Gurbet ağzında bulgur aşıyım..
Ben; Çürük bir gemi aşk denizinde,
Ben; Yağmur damlası dostun izinde..
Ben; Yanıp kül oldum aşkın közünde,
Ben; Kara sevdanın dert yoldaşıyım..
Ben; Koyu düşmanım yersiz gülüşe,
Ben; Düşüvermişim bitmez bir düşe..
Ben; Bıldır ağlarım bu yıl ölmüşe,
Ben; Bensiz duygunun ilk savaşıyım..
Ben; Gönül aklına uymayan deli,
Ben; Az düşünceden doymayan deli,
Ben; Beni ben diye saymayan deli,
Bırakın, ben benden uzaklaşayım..
Abdurrahim KARAKOÇ
 
B i r   A ş k   B u l s a m 
Bir aşk bulsam, yağmurunda ıslansam,
Bir dost bulsam, irfanında beslensem,
Bir dağ bulsam, sinesine yaslansam
Yalnızlığım biter mola, bilmem ki.?
Abdurrahim KARAKOÇ 
B i z i   N e   B i l s i n 
Herşey madde diyen şaşı dinliler
Türk-İslam fikrine karşı kinliler
Tezek yürekliler, turp beyinliler
Temelden berbatlar bizi ne bilsin..
 
Türküz; Türk yurdunda birlik isteriz
Müslümanız; düzen, dirlik isteriz
Ülkücüyüz; mazbut erlik isteriz
Nemrutlar, Şeddatlar bizi ne bilsin..
 
Kimisi “küçük” der,  kimi az görür;
Kimisi yolacak hazır kaz görür;
Kimisi Bozkurt’u binamaz görür;
Sahtekar hoyratlar bizi ne bilsin..
Abdurrahim KARAKOÇ
 
E  y     G  ö  n  ü  l  
Vardığın dergahta post ol, büyürsün
Gördüğün garibe dost ol, büyürsün
Meclise devam et, el sürme mey’e
Girdiğin sohbette mest ol, büyürsün..
Abdurrahim KARAKOÇ
 
H     a     n     c     ı
Bilirmisin hancı, bu güne kadar
Hanından kaç yolcu çıktı bu yola.?
Sıladan gurbete giden yolcular
Kaç damla gözyaşı döktü bu yola.?
 
Getirmeden bu yolların sonunu
Kaç yolcu son durak yaptı hanını.?
Kaç yolcu bu yolda verdi canını,
Ecel kaç yolcuyu çekti bu yola.?
 
Akar bir oluktan beş dağın karı,
Demişler adına hasret pınarı,
Şu mezarı gölgeleyen çınarı
Kimin için,  kimler dikti bu yola.?
 
Kaç aşık bu yolda zaman eritti,
Kaç yorgun hanında terin kuruttu,
Bu taşlı yol kaç çarığı çürüttü,
Kaç topuğun kanı aktı bu yola.?
 
Yollar kıvrım kıvrım, dağlar sıralı,
Düşünürüm,  yollar beni yoralı,
Kaç ceylan iniyor böğrü yaralı
Her gecenin seher vakti bu yola.?
 
Ben bilmedim gitti n’olur sen söyle,
Bu yollar kararsız uzar mı böyle.?
Yar için iç çekip,  karşı ki köyde
Hangi göz kaç sene baktı bu yola.?
Abdurrahim KARAKOÇ
 
K     o     r     k     u
Ben deliden çok kurnazdan korkarım,
Cahilden ziyade yobazdan korkarım,
Bedenimde ki hastalıklardan değil,
Adalete düşen marazdan korkarım..
Abdurrahim KARAKOÇ
 
 
M   i    h   r   i    b   a   n
Sarı saçlarına deli gönlümü
Bağlamıştın, çözülmüyor Mihriban.
Ayrılıktan zor belleme ölümü
Görmeyince sezilmiyor Mihriban..
 
Yar,  deyince kalem elden düşüyor
Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor
Lambada titreyen alev üşüyor
Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban..
 
Önce naz, sonra söz ve sonra hile
Sevilen  seveni  düşürür  dile
Seneler  asırlar  değişse  bile
Eski töre bozulmuyor Mihriban..
 
Tabiplerde ilaç yoktur yarama
Aşk  değince  ötesini  arama
Her nesnenin bir bitimi var ama
Aşka hudut çizilmiyor Mihriban..
 
Boşa bağlanmış bülbül gülüne
Kar koysan köz olur aşkın külüne
Şaştım karabahtım tahammülüne
Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban..
 
Tarife sığmıyor aşkın anlamı,
Ancak çeken bilir bu derdi gamı
Bir kördüğüm baştan sona tamamı
Çözemedim,  çözülmüyor Mihriban..
Abdurrahim KARAKOÇ
 
S       e       n
Sen; Çamlı dağlarda ağaran şafak,
Sen; Duru gönüllerin nilüferisin..
Sen; Engin ovada sararan başak,
Sen; Umut kaynağı, alınterisin..
Sen; Gökte yıldızsın, uykularda düş,
Sen; Yeşil ekinsin, sen beyaz gümüş..
Sen; Mavi denizsin sise bürünmüş,
Sen; Sevda sırrının düğümlerisin..
Sen; Her güzelliğin canlı sergisi,
Sen; Kalp yarasının emin sargısı..
Sen; Benim dileğim, Hakk’ın vergisi,
Sen; Gönlümde saplı aşk hançerisin..
Sen; Koyu gölgesin, yaz sıcağında,
Sen; Olgun meyvesin dal kucağında..
Sen; Korsun, alevsin aşk ocağında,
Sen; Gadir Allah’ın şaheserisin..
Sen; Bensin gel gör ki ben sen değilim,
Sen; Benim düşünce ruhum ve dilim,
Sen; Benim gözlerim, ayağım, elim,
Emin ol, sen bana benden birisin…
Abdurrahim KARAKOÇ
 
S e v d a m   v e   B e n   
Ey sevdam!.  Nerede kucaklaştık seninle;
Ne zaman dolduk,  ne zaman taştık seninle?
Beklediğimiz sabahları görmeden,
Bak.. Bak işte mezara yaklaştık seninle..
Abdurrahim KARAKOÇ
 
 
 
 
 

Bir Yorum Yazın