Ahmet Günbaş

 
               
       
          A H M E T     G Ü N B A Ş 
             30 Ocak 1953 günü İzmir’de doğdu. Ege Üniversitesi Gazetecilik ve Halkla
İlişkiler Yüksek Okulunu bitirdi. 1976 yılında Hüseyin Yurttaş, Ali Rıza Ertan, Meh-
met Kadri Sümer’le aylık edebiyat dergisi Dönemeç’i kurdu ve yönetti.
            Agora Dergisinin kurucularından da olan Günbaş; 1979 Hasan Tahsin Şiir
Ödülünde mansiyon,1987 Şinasi Özdenoğlu Şiir Ödülünde üçüncülük,1998 İbrahim
Yıldız  Şiir Ödülünde mansiyon,  2000  Şinasi Özdenoğlu  Şiir Ödülünde üçüncülük,
2000 Ahmet Hamdi Tanpınar Şiir Ödülünde üçüncülük,2002 Behçet Aysan Şiir Ödü-
lü, 2004 Dionysos ŞiirÖdülü ve 2007 KYÖD Şiir Ödülünün de sahibidir.
             Sırasıyla; Evren Mapushanesi (1974),Gecenin Neresindesin (1986),Göçkün
(1997),  Sulardan Sonra (1999),  Aşk Boyu Sürgün (2001),  Çağlaçakır (2004), İpek
Yarası (2006),  Erken Ölümlü Şairler Antolojisi (2007)  ve Rüzgar Akıllı (2013) adlı
kitapları yayınlandı.
 
 
Halkapınar  
Nerede o göl,
Çocukluğumun denizi Halkapınar.
Hemen kıyısında, okulumun ders araları
Koşup sularında taş sektirdiğim,
Kağıttan gemilerim,
Görünmez tayfalarım..
 
 
Yedisinde gurbet artığı bir çocuğun;
Uyumsuzluğunu, iç sıkıntısını
Aşina bir dost gibi sineye çeker.
Hangi dilden konuşursan anlar,
Nedensiz ağlamaların suskunluğunu
Birden çözüldüğü duruluklar..
 
 
Nerede o göl, Halkapınar,
Sular ilk orada mı dinlenirdi?
Düşüp ıslanır mıydı bulutlar?
Kuşlar kuşlara neler söylerdi?
Bir yanı oyunbaz koruluklar..
 
 
Çıkmaz sokağımızın kara fırını,
Bölünce uykularımı ekmek kokusuyla,
Düşerdik yola Nami Dayı’yla,
Gölün ağzından yem çıkarmaya.
Sonra yeşile doygun bahçeleri geçip,
Gümüş renkli Manda Çay’ını,
Uzanırdık Körfez’e  balığa..
 
 
Tirşe bir dünyaydı kıpır kıpır,
Gelsin karagöz, barbun, çipura..
Tahta masalarda kafalar dumanlanır,
Nazarlı radyolarda Zeki Müren,
Eşiklerden taşan kahkahalar,
Göz süzerdi söyleşilere asmalar,
Gelinlik akasyalar fısıldaşır,
Yok oldu pencerelerde sardunyalar,
Top top fesleğenler karanfiller,
Beyaz badanalı evlerde soluyan rüzgar,
Selamsız sabahsız çekip gittiler..
 
 
Nerede o göl,
Çocukluğumun denizi Halkapınar,
Doldurulmuş, betonlaşmış üzeri ;
Şimdi otogar..
Hangi yolcudur ki belleğinde
Yitik bir gölden kalktığını anımsar..
 
 
Eski haritalar gibidir eski aşklar,
İzmir kan tükürse de ciğerparem.
Bir anlatan bulunur elbette,
Katlanır katlanır da ortaya çıkar.!
 
Ne yürek yorulur, Ne gönül uslanır.!
Ahmet GÜNBAŞ

Bir Yorum Yazın