Ahmet Hamdi Tanpınar

 
             A H M E T    H A M D İ    T A N P I N A R
            23 Haziran 1901 yılında İstanbul’da doğdu. 1923’de İstanbul Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi.Bir çok lise ve yüksek
okullarda edebiyat öğretmenliği yaptı.1939 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat
Fakültesi Yeni Türk Edebiyatı Profesörlüğüne atandı.
             1943-1946 dönemi  Kahraman Maraş Milletvekilliği yaptı. Bir süre Milli
Eğitim Bakanlığı Müfettişliğinde bulundu. 1949’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat
Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümündeki görevine döndü.
             Lise yıllarında  Ahmet Haşim ve Yahya Kemal’den dersler almış, onlarla
kopmaz dostluklar kurmuştur.Batı Edebiyatından Paul Valery ve Marcel Proustun
etkisinde kalmıştır. 
            İlk şiirini 1920’de yayınlamıştır.  “Bursa’da zaman” şiiriyle tanınmış ve
tek şiir kitabı olan  “Şiirleri” ölümüne yakın 1961 yılında yayınlamıştır.  Bu eser
1976 yılında genişletilerek tekrar basılmıştır.  Ahmet Hamdi ile  ilgili yayınlanan
eserler  Enis Batur’dan “Seçmeler” (1992) ve “Günlüklerin Işığında Tanpınar’la
Başbaşa” (2007)’dır.
            Hayatı boyunca hep sağlığından şikayetçi olan  Tanpınar,  23 Ocak 1962
günü geçirdiği kalp krizi ile  Haseki Hastanesine kaldırıldı.  Ertesi gün geçirdiği
ikinci krizle hayata veda etti.  Rumelihisarı Mezarlığı’nda hocası ve dostu Yahya
Kemal Beyatlı’nın yanına defnedildi.  Mezar taşına “Hayat”  adlı şiirinin  ilk iki
mısrası yazılmıştır.
             Sırası ile; Beş şehir (1946), XIX.Asır Türk Edebiyatı Tarihi (1949, 1966,
1967),Huzur(1949-Roman),Ayna(1950),Saatleri Ayarlama Enstitüsü(1962-Roman),
Yahya Kemal (1962), Edebiyat Üzerine Makaleler (1969), Yaşadığım Gibi (1970),
Sahnenin Dışındakiler (1973-Roman),  Mahur Beste (1975-Roman) ve   Aynadaki
Kadın (1986) adlı eserleri yayınlandı.
 
 
A  ş  k   
Aşk dediğin nedir ki,
Tenden bedenden sıyrık,
Çocukların içinde
Yaşadığı bir çılgınlık..
 
Aşk dediğin nedir ki,
Histen nefesten varlık.
Umutsuzluk içince
Karanlığa son çığlık..
Ahmet Hamdi TANPINAR
 
Bekleyeceğim 
Aylar geçip yıllar olsa da,
Yıllar geçip zaman dolsa da,
Aşkın arzuları beni boğsa da
Bir gün seversin diye bekleyeceğim..
 
Bugün nişanlansan, yarın evlensen,
Benden başka bin bir kişi sevsen,
Hepsiyle ayrı ayrı izdivaç görsen
Bir gün dönersin diye bekleyeceğim..
 
Seni beklemekle geçse de ömrüm,
Şu fani dünya da kalmasa günüm,
Senden uzaklarda ölürsem bir gün
Ahirette seni bekleyeceğim..
Ahmet Hamdi TANPINAR
 
Bütün  Yaz  
Ne güzel geçti bütün yaz,
Geceler küçük bahçede..
Sen zambaklar kadar beyaz
Ve ürkek bir düşüncede,
Sanki mehtaplı gecede,
Hülyan, eşiği aşılmaz
Bir saray olmuştu bize;
Hapsolunmuş gibiydim bense,
Bir çözülmez bilmecede.
Ne güzel geçti bütün yaz,
Geceler küçük bahçede..
Ahmet Hamdi TANPINAR
 
Hatırlama   
Sen akşamlar kadar büyülü, sıcak,
Rüyalarım kadar sade, güzeldin,
Baş başa uzandık günlerce ıslak,
Çimlerine yaz bahçelerinin..
 
Ömrün gecesinde sukün, aydınlık
Boşalan bir seldi avuçlarından.
Bir masal meyvesi gibi paylaştık
Mehtabı, kırılmış dal uçlarndan..
Ahmet Hamdi TANPINAR
 
H  a  y  a  t       
Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında..
 
Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil..
 
Başım sükutu öğüten,
Uçsuz bucaksız değirmen;
İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş..
 
Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim.
Mavi, masmavi bir ışık,
Ortasında yüzmekteyim..
Ahmet Hamdi TANPINAR
 
L  e  y  l  a         
Bu akşam rüyamda Leyla’yı gördüm..
Derdini ağlarken yanan bir muma;
İpek saçlarını elimle ördüm,
Ve bir kement gibi taktım boynuma.
Bu akşam rüyamda Leyla’yı gördüm..
 
Leyla.. Ela gözlü bir çöl ahusu,
Saçları bahtından daha siyahtır.
Kurmuş diye sevda yolunda pusu,
Döktüğü gözyaşı, çektiği ahtır.
Leyla.. Ela gözlü bir çöl ahusu..
 
Bir damla inciydi kirpiklerinde,
Aşkın ızdırapla dolu rüyası.
Bir başka güzellik var kederinde,
Bir başka alem ki ruhunun yaşı,
Sessiz incileşir kirpiklerinde..
Ahmet Hamdi TANPINAR
 
Mavi Maviydi Gökyüzü
Mavi, maviydi gökyüzü,
Bulutlar beyaz, beyazdı;
Boşluğu ve üzüntüsü
İçinde ne garip yandı..
 
Garip, güzel, sonra mahzun
Işıkla yağmur beraber,
Bir türkü ki gamlı, uzun
Ve sen gülünce açan güller..
 
Beyaz, beyazdı bulutlar,
Gölgeler buğulu, derin;
Ah o hiç dinmeyen rüzgar
Ve uykusu çiçeklerin..
 
Mor aydınlıkta bir çınar
Veya kestane dibinde;
Mahmur süzülen bakışlar
İkindi saatlerinde..
 
Birden gülümseyen yüzün
Sabahların aynasında
Ve beni çıldırtan hüzün
İki bakış arasında..
 
Kim bilir şimdi nerdesin?
Senindir yine akşamlar;
Merdivende ayak sesin,
Rıhtım taşında gölgen var..
Ahmet Hamdi TANPINAR
 
Ö z l e m     
Kime dokunsam sensin,
Kimi çağırsa dudaklarım..
Başımın tacı, canım efendim,
Görünmez çığlıklarımı gören,
Eğilmez başımı öpensin.
 
Sen bir deniz derinliğisin.
Uslanmak bilmez kederler ülkesi..
Coşup yağan fırtına sessizliğim,
Kül kedisi yorgunluğunda kalbim
Masalcı ninesini arıyor..
Ahmet Hamdi TANPINAR
 
S  a  b  a  h     
Serin rüzgarlara pencereni aç!
Karşında fecirle değişen ağaç,
Bak, seyret ağaran rengini ufkun,
Mahmur gözlerinde süzülsün uykun.
Bırak saçlarınla oynasın rüzgar,
Gümüş çıplaklığı bir başka bahar
Olan vücudunu ondan gizleme.
Ne varsa hepsini boyun, saç, meme,
Esirden dudaklar okşasın, sevsin,
Madem ki fecirden daha güzelsin..
Ahmet Hamdi TANPINAR
 
Y  a  ğ  m  u  r     
Uyu! Gözlerinde renksiz bir perde,
Bir parça uzaklaş kederlerinden.
Bir ruh gülümsüyor gibi derinden,
Mehtabın ördüğü saatler nerde.?
 
Varsın bahçelerde rüzgar gezinsin,
Yağmur ince ince toprağa sinsin,
Bir başka alemden gelmiş gibisin,
Dalmış gözlerinle pencerelerde..
Ahmet Hamdi TANPINAR
 
 

Bir Yorum Yazın