Ali Ayçil

 
       
 
          A  L  İ    A  Y  Ç  İ  L
             1969 yılında Erzincan’da dünyaya geldi.İlk ve orta öğrenimini Erzincan’da yüksek öğrenimini Erzurum Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Tarih bölümünde tamamladı. Şiirleri ve şiir üzerine yazıları Dergah, Hece, Kitaplık ve Varlık dergilerinde yayınlandı.
             Yenilgiden Dönerken,Ceviz Sandıklar ve Para Kasaları, Kovulmuşların Evi,
Sur Kenti Hikayeleri, Naz Bitti ve Arastanın Son Çırağı adlı kitapları yayınlandı.
 
 
A r a s t a n ı n   S o n   Ç ı r a ğ ı
Son çırağı ben idim
ortasında yedi göbek çınarı
sulayarak büyüten arastanın..
 
İri, pençeliydi elleri ustamın
demiri haddeden geçirirken
kızıla çalan muzdarip yüzü
hazandaki güller kadar inceydi
inceydi; döl tutmamış bir ömrü
ateşte eriterek avutan kırgın beden..
 
Göğsümde koca bir gök taşırdım ben
çerçilerin boncuk sattığı çarşılardan
elimde atıp vurmaz bir sapan
avlanırdım hışmımdan haçar düşmüş dallarda
ustam bazen çok uzak bir yerden gelsin diye
günün dalgın ipini dolardım makaraya..
 
Bir gün devrildi arastaya
kocaman, ağır gölgesi çınarın
benden kaçan onca kuş meğer dallarına konarmış ustamın..
Ali AYÇİL
 
 
Ç   a   y   l   a   k   !
Gelen kim
böyle yekten.?
 
hurucunda takım taklavat
temiz peşkir
bir tutam saç
mushaf ve bir bağ başak..
 
Çaylak.!
 
sen misin.!
tamir edecek dülger
ruhunda hasar görmüş
bu şehrin hayatını.?
Ali AYÇİL
 
 
D  a  r     A  v  l  u
Şair ölünce dostları
Çırpılmış ağaç gibi beklediler başında
Keşke bir taşlık olsaydı da şu kendinden yetimi
Götürüp üzerine uzatsaydık, dediler
Çünkü sığ göllerden kalmaydı, severdi kara büklerin uğultusunu..
 
Li Po’ya benzerdi bizim ustamız
Yeltenmediyse de sarhoşken ırmaktaki ay’ı öpmeye
Ay onı öpsün diye çiğ düşmüş yapraklara paylaştırdı yüzünü
Ressamdı, kara kalem çalışırdı ilkbaharı nedense
Nedense çıplak çizerdi insanı, memeler haylaz, göbek sokulgan
Sonunda o da gitti bu pastel bu yağlıboya dünyadan..
 
Ey yüzü pazar günlerini andıran
Yalnızdın, çarşılara inmezdin, pazen ve patiskadan sayardın halkı
Ne ağır bir ikindiydi yaşamak sakladın söylemedin kimseye
Biz de söylemeyiz kimi akşamlar eski bir yeryüzünde uyuya kaldığını
Hep bir yenilgiden dönerdin işte yenildin mutlusun muhakkak
Ağzın lekelenmedi insandan, Tanrı neyi yargılayacak.!
Ali AYÇİL

Bir Yorum Yazın