Alper Baran Esin

 
 
B   E   K   L   E   M  E   K
Yokluğunda
Kuşların kanatlarındaki renkler dökülürdü
Bir tufan oldu gözyaşlarım.
Sonra
Bütün ışıklarını söndürdü umut.
Zifiri bir karanlığa bürünürdü dünya.
Beynime işlediğinde hayalin,
Yavaş,  yavaş silinirdi karanlıkta.
İsyan ederdim,
İsyan ederdim kayboluşuna.
İsyan ederdim ama,
Çığlıklarımı kimseye duyuramazdım.
Koskoca evrende
Bir başıma kalırdım.
Bir yıldızlar,
Bir de ben…
Uyumazdım.  Uyuyamazdım..
 
Biliyorsun.
Su gibiydim kirlenmiş atmofserinde dünyanın.
Yağmurların tufan olduğu bu iklimde,
Su olarak anlamsızdım.
Ama bazen,
Dudakların kuruduğu çöllerde
İki hurma ağacının arasından sızarak
Gün yüzüne çıkardım.
Bazen sel olup
Ne bulduysam yüreğime bindirip,
Bilinmeyen denizlere doğru yola çıkardım.
Bazen…
 
Ve bir gün
Sen geldin.
Öyle bir sıcak,  öyle bir yakıcı geldin ki;
Buharlaştım,
Yok oldum.
Şimdi ne sen varsın,  ne de sıcaklığın.
Ne de
Bana,  beni geri veriyorsun.
Ne de
Geride bıraktığın bu kül yığını
Ne haldedir diye dönüp bakmıyorsun..
 
Şimdi
Her şey anlamsız.
Ne bu kentin zifiri karanlığı ne de su olmak
Getirmiyor bana
Benden alıp götürdüğün aydınlığı.
Hatırlarsan adım Anıl demiştin.
Öldürdün ya beni.
Gönül sarayımı yıkarken
İçindeki anları da Anıl’la öldürdün..
 
Şimdi sen.
Şimdi sen iki kişinin katili
Artık ne desem faydasız
Yoksun.
Faydasız artık geri dönmeyeceksin.
Hani,
Belki deyip yollarına çıkmak,
Faydasız.
Umut edip geleceğine inanmak
Faydasız.
Gecelere için için ağlamak
Faydasız.
Isınmak için hayaline sokulmak
Faydasız..
 
İnan sana küsmedim.
Anlamsız gidişine
Bir şey demeyeceğim.
Bir gün dönersin diye kapıyı kapatmayıp,
Merdiven eşiğinde
Hep seni,
Hep seni bekleyeceğim…
Alper Baran ESİN

Bir Yorum Yazın