Ataol Behramoğlu

 
 
           
          A  T  A  O  L        B  E  H  R  A  M  O  Ğ  L  U
          13 Nisan 1942’de Çatalca’da doğdu.Azerbaycan kökenlidir.İlk öğrenimini 
Kars’ta, orta ve lise öğrenimini Çankırı’da tamamladı. İlk şiirlerini Ataol Gürus
adıyla Yeni Çankırı, Yeşil Ilgaz ve Çağrı gibi yerel gazetelerde yayımladı.
          1960’da Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve
Edebiyatı bölümüne giren Behramoğlu, 1966’da mezun oldu. Öğrenimi sırasında
Yapraklar,  Dost,  Evrim  ve Ataç dergilerinde yayınlanan şiirleriyle dikkat çekti.
İlk şiirlerinde Orhan Veli ve Atilla İlhan esintileri mevcutken gerçek şiir kimliği
1965-1971 yıllarında Papirüs,  Şiir Sanatı,  Yeni Gerçek,  Yeni Dergi  ve Halkın
Dostları dergilerinde çıkan şiirlerinde yer buldu.
          1970-1972 yıllarında Londra ve Paris’te yaşadı.  1972’de Sovyet Yazarlar
Birliğinin davetlisi olarak gittiği Moskova’da 2 yıl kaldı. Rus Edebiyatı üzerine
Moskova Devlet Üniversitesinde stajyer olarak çalıştı.
          Rus Ludmila Denisenko’yla evli olan şairimiz,  1979’da Türkiye Yazarlar
Sendikası Genel Sekreteri oldu.1980 darbesinde bastırdığı Ne Yağmur Ne Şiirler
adlı kitabı mahkemece toplatılıp imha edildi. 1982’de Barış Derneği kurucusu ve
yöneticisi olarak tutuklandı. Cezaevinde iken Asya- Afrika Yazarlar Birliği 1981
Lotus Ödülünü aldı.  1983’de 8 yıl hapse mahkum olan şairimiz,  1984’de gizlice
Fransa’ya kaçtı. 1989 yılına dek Paris Sorbonne Üniversitesinde  Rus Edebiyatı
ve Karşılaştırmalı Edebiyat üzerine lisans üstü bir çalışma yaptı.1986’da Pariste
ressam Yüksel Aslan ile Fransızca Türk Edebiyatı Dergisi olan “Anka” ‘yı kurdu
ve yönetti.
          Hakkındaki davalardan berat eden Ataol Behramoğlu 1989’da Türkiye’ye
döndü. 1995’te Türkiye Yazarlar Sendikası genel Başkanı seçilen şair,1999’a dek
bu görevi sürdürdü. 2002 yılında Türkiye P.E.N.Yazarlar Derneğinin Dünya Şiir
Günü Büyük Ödülü’nü aldı. 2008’de kendisine “Rusya Federasyonu Uluslararası 
Puşkin Nişanı” verildi.
          1992’de İstanbul Üniversitesinde başlattığı Rus Dili ve Edebiyati öğretim
üyeliğini, 2003’te aynı üniversitede doçent, 2009’da ise Beykent Üniversitesinde
profesör olarak sürdürdü. Cumhuriyet Gazetesinde köşe yazarlığı yapmakta olan
Behramoğlu, aynı zamanda İstanbul Aydın Üniversitesi öğretim üyeliği görevini
sürdürmektedir.
          Sırasıyla; Bir Ermeni General (1965),  Bir Gün Mutlaka (1965), Yolculuk
Özlem Cesaret ve Kavga (Yurtdışı dönemi şiirleri 1974), Ne Yağmur..Ne Şiirler..
(1981), İyi Bir Yurttaş Aranıyor (1981),  Türkiye Üzgün Yurdum,  Güzel Yurdum
(1981),  Kardeş Türküler : Rusça, İngilizce ve Fransızcadan çeviri şiirler(1981),
Son Yüzyıl Türk Şiiri Antolojisi : 2 cilt (1987), Nazım’a Bir Güz Çelengi (1989),
İki Ateş Arasında : çeşitli yazıları(1989), Mekanik Gözyaşları(1990),Sevgilimsin
(1993), Başka Gökler Altında: yurtdışı gezi yazıları(1996),Dünya Şiiri Antolojisi
4 cilt(1997),Şiirin Dili-Ana Dil(1997), Aşk İki Kişiliktir(1999),Çağdaş Rus Şiiri
Antolojisi(2008),Eski Nisan(2008),Bebeklerin Ulusu yok(2008), Beyaz İpek Gibi
Yağdı Kar (2008),  Okyanusla İlk Karşılaşma (2008),  Hayata Uzun Veda (2008)
şiir kitaplarını yayımladı..
 
ANNE VE BABA ile ilgili görsel sonucu 
A    n    n    e
anne gezindiğin bağ,
baba güvendiğin dağdır..  
ömrünün en güzel çağı  
anne ve babanla olandır..
Ataol BEHRAMOĞLU 
 
 
A     r     a     d     a      
Güz  güneşi  benzeşiyor, bahar  güneşiyle,
Biri  kışa  girerken, diğeri  kıştan  çıkarken.
Biri yeni bir aşk öncesinde bir kederden sonra,
Diğeri biten bir aşktan sonra kedere girerken..
Ataol BEHRAMOĞLU
 
 
A   r   a   m   ı   z   d   a  
Aramızda söylenmemiş
Sözlerin uzaklığı..
Aramızda yaşanmamış
Şeylerin uzaklığı..
Yakın ayrılıkların
Sezgisi tenimizde..
Ataol BEHRAMOĞLU
 
 
A       ş       k    
Hayatın hızıyla yaşadık o aşkı,
Her şey bir anda başladı,
Yaşandı
Ve bitti..
 
Yan yana gidip de bir süre
Ayrı yönlerde uzaklaşan
İki tren gibi..
Ataol BEHRAMOĞLU
 
 
Aşk  İki  Kişiliktir 
Değişir yönü rüzgarın
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
A ş k   i k i   k i ş i l i k t i r . .
 
Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
A ş k   i k i   k i ş i l i k t i r . .
 
Avutamaz olur artık
Seni, bildiğin şarkılar,
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
A ş k   i k i   k i ş i l i k t i r . .  
 
Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş gözden;
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiçbir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek,
Hiçbir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
A ş k   i k i   k i ş i l i k t i r . .
Ataol BEHRAMOĞLU  
Temmuz 1994
 
 
B e n    Ö  l  ü  r  s  e  m 
Akşam Üzeri Ölürüm
Ben ölürsem akşam üzeri ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm..
 
Ben ölürsem akşam üzeri ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
Yüzümü bir çiçeğe gömüp
Ağlamak gibi  isterim.
Derinden bir tren geçer..
 
Ben ölürsem akşam üzeri ölürüm
Alıp başımı gitmek isterim
Bir akşam bir kente girerim
Kayısı ağaçları arasından
Gidip denize bakarım
Bir tiyatro seyrederim..
 
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Uzaktan bir bulut geçer
Karanlık bir çocukluk bulutu
Gerçeküstücü bir ressam
Dünyayı değiştirmeye başlar
Kuş sesleri, haykırışlar
Denizin ve kırların
Rengi birbirine karışır..
 
Sana bir şiir getiririm
Sözler rüyamdan fışkırır
Dünya bölümlere ayrılır
Birinde bir pazar sabahı
Birinde bir gökyüzü
Birinde sararmış yapraklar
Birinde bir adam
Her şeye yeniden başlar..
Ataol BEHRAMOĞLU 
1972
 
 
Cellat Uyandı Bir Gece
“Cellat uyandı yatağında bir gece
  Tanrım dedi Bu ne zor bilmece:
  Öldürdükçe çoğalıyor adamlar
  Ben tükenmekteyim öldürdükçe..” 
Ataol BEHRAMOĞLU
 
 
D   ü   ş   m   e   k 
“Uçak şimdi düşüyor.”
  Dedi yanımdaki.
  Düşmenin bilmem
  İnmek olduğunu
  Azerice’de,
  Her halde o saat
  Yüreğime inerdi.
Ataol BEHRAMOĞLU
 
 
G     ö     r     e     
Gözlerimiz birbirine göre
Ellerimiz,  dudaklarımız
Ve aşk bize göredir..
 
Gece  tam  aşka  göre
Rüzgar  geceye  göre
Ve yağmur rüzgara göredir..
 
Öpüşmelerimiz yağmura göre
Odamız öpüşmelerimize göre
Ve dünya odamıza göredir..
 
Ve biz bu dünyaya göreyiz..
Ataol BEHRAMOĞLU
 
 
Hayat Armağandır İnsana.!
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle;
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı.
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına,
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı..
 
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var;
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın,
Irmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına..
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana..
 
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi.
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten,
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği..
 
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne,
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa..
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır,
Kopmaz kökler salmaktır oraya..
 
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını,
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin.
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara;
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi,
Bir taş gibi dinleneceksin..
Ataol BEHRAMOĞLU
 
 
Hemingway’ın Bir
Hikayesinden Çağrışımlarla
Kadın ve adam oturuyorlardı.
Uzakta beyaz dağlar vardı.
Gara girmek üzereyken Barselona-Madrid Treni..
 
Kadın üzgündü, üzgündü, üzgündü,
Adam düşündü, düşündü, düşündü,
Aşkımız bitmesin isterim dedi..
 
Biralar içildi ve başka içkiler.
Kadın ve adam kederliydiler.
Ne birleşiyor, ne ayrılıyor elleri..
 
Neden, neden sönüp gider bir aşk,
Acının silinmez tortusunu bırakarak.
Onulmazca  inciterek  yürekleri..
 
Kadın daha gerçek bir acıyla yaralıydı belkide,
Tasalı bir sevecenlikle baktı erkeğine,
Gözyaşları içinde gülümsedi..
 
Kadın ve adam oturuyorlardı.
Aralarında bir masa vardı
Ve hüzün aşılmaz engelleri..
Ataol BEHRAMOĞLU
 
İ   n   s   a   n   l   a   r
İnsanlar da ülkelere benziyor,
Sınırları var, yüz ölçümleri,
Yasaları var.,
Bayrakları, ilkeleri..
 
Kimi dağlık bir arazidir,
Kimi kıraç,
Kimi bereketli,
Kimi dardır..
Kimi engin göz alabildiğince,
Kiminin sınırlarından sıkı pasaport denetimiyle girilebilir,
Elini kolunu sallayarak girersin kiminden içeri..
 
Sonuçta ne küçümse insanları kızım,
Ne de önemse gereğinden çok.
Ama anlamaya çalış,
Nedir ve ne kadar genişleyebilir yüz ölçümleri..
Ataol BEHRAMOĞLU
 
 
İ ş i m  N e d i r  k i
İşim nedir ki ;
Bulutlara yazılır geçer..
 
Yüzüm nedir ki ;
Akarsuya çizilir geçer..
 
Ömür nedir ki ;
Kurulur, bozulur geçer..
 
Sevda nedir ki ;
Dokunursun süzülür geçer..
 
Şiir nedir ki ;
Sezilir geçer..
 
İnsan nedir ki ;
Bir şeylere sevinir, üzülür geçer..
Ataol BEHRAMOĞLU
 
 
Nicedir Özlemişim
Nicedir özlemişim bu rüzgarı,
Hani doğudan eser,
Bahar akşamları..
 
Nicedir özlemişim,
Bir elma ağacının
Dibine oturmayı..
 
Nicedir özlemişim
Şoseleri,
Dağları..
 
Nicedir özlemişim,
Bir dosta sarılıp
Ağlamayı..
Ataol BEHRAMOĞLU
 
 
O  K a d a r  G ü z e l 
B i r   Y ü z d ü  k i . !
O kadar güzel bir yüzdü ki,
Gelip geçici olamazdı, ya da
Bir resimdi çizilmiş yastığıma..
 
Onunla hep
Bir uçurumun kıyısında gibi seviştik,
Kanatlanıp birbirimizin uçurumuna..
 
Sevişmek bir şiir,
Bir uçurum dengesidir.
Yer çekiminin
Ve akıl çekiminin dışında..
Ataol BEHRAMOĞLU
 
 
O n  A y r ı l ı k  Ş i i r i – I
Hayatta ve ölümde ayrıldık.
Ayrıldı iki beden.
Gönüllerimiz ayrıldı,
Seslerimiz ayrıldı birbirinden..
 
Ellerimiz ayrıldı,
Korkularımız,
Aynı yatakta uyanmalarımız,
Gülüşlerimiz,
Gözyaşlarımız,
Düşlerimiz ayrıldı birbirinden..
 
Ruhun içindeki gece,
Kapladı her şeyi birden..
Ataol BEHRAMOĞLU
 
 
Ö  ğ  r  e  n  d  i  m    k  i 
Öğrendim ki..
Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız ama
Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz.
Gerisini karşı tarafa bırakabilirsiniz.
 
Öğrendim ki..
Güveni geliştirmek yıllar alıyor,
Yıkmak bir dakika.
 
Öğrendim ki..
Hayatında nelere sahip olduğun değil,
Kiminle olduğun önemli.
 
Öğrendim ki..
Kendini en iyilerle kıyaslamak değil,
Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.
 
Öğrendim ki..
İnsanların başına ne geldiği değil,
O durumda ne yaptıkları önemli.
 
Öğrendim ki..
Ne kadar dilimlersen dilimle
Her işin iki yüzü var.
 
Öğrendim ki..
Olmak istediğin insan olabilmen
Çok vakit alıyor.
 
Öğrendim ki..
Karşılık vermek,
Düşünmekten çok daha basit.
 
Öğrendim ki..
Tepkilerini kontrol edemezsen,
Tepkilerin hayatını kontrol eder.
 
Öğrendim ki..
Kahraman dediğimiz insanlar;
Bir şey yapılması gerektiğinde,
Yapılması gerekeni,
Şartlar ne olursa olsun yapanlar.
 
Öğrendim ki..
Bazı insanlar sizi çok seviyor,
Ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor.
 
Öğrendim ki..
Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz
Bazıları hiç karşılık vermiyor.
 
Öğrendim ki..
Para ucuz bir başarı.
 
Öğrendim ki..
En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz.
 
Öğrendim ki..
Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden
Bazıları kaldırmak için elini uzatır.
 
Öğrendim ki..
İki insan aynı şeye bakıp
Tamamen farklı şeyler görebilir.
 
Öğrendim ki..
Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın
Çok çeşidi vardır.
 
Öğrendim ki..
Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar
Daha uzun yol yürüyor.
 
Öğrendim ki..
Hiç tanımadığın insanlar, iki saat içinde
Senin hayatını değiştirebilir.
 
Öğrendim ki..
Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır.
 
Öğrendim ki..
Duvarda asılı diplomalar
İnsanı insan yapmaya yetmez.
 
Öğrendim ki..
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
Gerçek aşkların da.!
 
Öğrendim ki..
Tecrübenin kaç yaş günü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,
Ne tür deneyimler yaşadığınızla ilgisi var.
 
Öğrendim ki..
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.
 
Öğrendim ki..
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın
Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.
 
Öğrendim ki..
İki kişi münakaşa ediyorsa,
Bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez.
Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.
 
Öğrendim ki..
Sevgiyi çabuk kaybediyorsan,
Pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.
 
Öğrendim ki..
Her problem kendi içerisinde bir fırsat saklar
Ve problem,  fırsatın yanında cüce kalır..
Ataol BEHRAMOĞLU
 
 
Seni Elinden Tutmuşum
Seni elinden tutmuştum.. yaz geçiyordu
Yaz geçiyordu, biz geçiyorduk
Yazı elinden tutmuştuk..
 
Birazdan geleceksin bakışacağız
Bakışacağız hem var, hem yok gibi
Hem var hem yok gibi öpüşeceğiz..
 
Aramızda söylenmemiş sözlerin uzaklığı
Aramızda yaşanmamış şeylerin uzaklığı
Yakın ayrılıkların sezgisi tenimizde..
 
Hayat geçiyor, biz geçiyorduk
Bir denizin üzgün kıyısında
Güz bir hastalık gibi ilerliyordu..
 
Olgun ışığıyla güz
Ve biz yaklaşan ayrılıkların önünde
Kış duygularına bürünmüşüz..
 
Dışardan ağlayışı geliyor çocuğumuzun..
Ataol BEHRAMOĞLU
 
 
S e v g i n i n   Ö n ü n d e 
Bütün insanları dostun bil, kardeşin bil kızım,
Sevincin ürünüdür insan, nefretin değil.
Zülmün önünde dimdik tut onurunu
Sevginin önünde eğil kızım eğil..
Ataol BEHRAMOĞLU
 
 
Şu Yoksul, Issız Sokaklardan
Şu yoksul, ışıksız sokaklardan geçerken akşam üstleri,
Elimde yiyecek filesi, evime doğru,
Siliniyor sanki zihnimin yorgunluğu,
Isıtıyor halkımın ozanı olmak duygusu içimi..
 
Yıpranmış ellerinde bir sokak çiçekçisinin,
Bir kırmızı gül gibi..
Ataol BEHAMOĞLU
 
 
T e k   B a ş ı n a 
Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü biri
Ve hiç bir şey yapmamaya karar verdi..
 
Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü bir öteki
Ve yalnızlığının kuytuluğuna çekildi..
 
Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü bir üçüncü
Ve tek başına düşünmeyi sürdürdü..
 
Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü yüz binler
Ve tek başınalıklarını sürdürdüler..
 
Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü milyonlar
Milyonlarcaydılar..
Ve tek başınaydılar
 
Bu arada birileri
Onlar adına
Karar vermekteydi..
 
Tek başına olduklarını sananlar
Topluca ortadan kaldırıldılar..
Ataol BEHRAMOĞLU
 
 
Y  a  z    S  o  n  u
Ayvalar ve güneş sarardı,
Yıldızlar daha parlak
Ve ay daha soğuk şimdiden.
Güz denizi yutkunuyor
Ardı sıra yitik bir aşkın,
Kıyıya çarpıp geriye çekilirken.
Kağıttan taşan mürekkep gibi
Taşıyor içimden
Özlemi geçmiş yazın..
Ataol BEHRAMOĞLU
 
 
Yeniden Başlamak 
Dünya bölümlere ayrılır.
Birinde bir pazar sabahı,
Birinde sararmış yapraklar.
Birinde bir adam
Her şeye yeniden başlar..
Ataol BEHRAMOĞLU

Bir Yorum Yazın