Bedirhan Gökçe

 
 
B  A  Ş  I  M      G  Ö  Z  Ü  M      Ü  S  T  Ü  N  E
Senden başka yer bilmem, ömür boyu gözüme,
Bak de yeter, bakarım, başım, gözüm üstüne.
İster aşk denizine, ister hicran gölüne,
Ak de yeter, akarım, başım, gözüm üstüne..
 
Yılda bir olsa bile,  seviyorum de hele,
Senden gelmişse eğer, sefadır bana çile,
Yalnız kalbimi değil, koca dünyayı bile,
Yak de yeter, yakarım, başım, gözüm üstüne..
 
Yeter ki sen bekle de, hiç kalır sabır taşı,
Küçük bir umut bile olur gönül yoldaşı.
Razıyım ömür boyu gece gündüz gözyaşı,
Dök de yeter, dökerim, başım, gözüm üstüne..
 
Seni bu kadar sevmek yalnız benim günahım,
Hiç şikayet ettim mi, bir gün çıktı mı ahım,
Bir elimde yüreğim, bir elimde silahım,
Sık de yeter, sıkarım, başım, gözüm üstüne..
 
Biliyorum bu aşkın yalnız sensin galibi,
Her derdine razıyım, çıkmasın tek talibi.
Varsın yağmur yağmasın, sen iste şimşek gibi,
Çak de yeter,  çakarım, başım, gözüm üstüne..
 
Tek söz etmem bu sevda vursa beni her yandan,
Tanrım beni korusun,  benden bıktığın andan,
Ne kadar sevsem bile, bir gün olur dünyandan,
Çık de yeter, çıkarım, başım, gözüm üstüne..
 
Biliyorum sevgilim, gönlünde yerim gurbet,
İster sılaya çağır, ister her gün sürgün et.
Sen mutlu ol bir tanem, ben ömür boyu hasret.
Çek de yeter, çekerim, başım, gözüm üstüne..
Bedirhan GÖKÇE
 
 
E S K İ    B İ R    S A N C I
Eski bir sevdayı anlatır,
Çalan  her  şarkı.
Her nağmede gizlidir,
Eski  bir  sancı..
 
Bazen hüzzamdır sessiz,
Hüzünlüdür  eskiden.
Bazen sabadır sensiz,
Mistik ve de derinden..
 
Sen ki hasret yüklü gemide,
Yanımdayken  özlemim.
Sen ki özlem yüklü sevdada,
Yurt  yurt  gezindiğimsin..
 
Ne sen bil bunu,
Ne de ben söyliyeyim.
Aşık maşuktan ayrı,
Acı çeker bilirim…
Bedirhan GÖKÇE
 
 
G   A   M   Z   E   L   E   R   İ   M
Ben hüzünlerle sevdim şiirleri
Ben hüzünlerle büyüttüm kendimi
Küçükken gamzelerim vardı benim
Büyüdükçe hüzne sattım hepsini..
Bedirhan GÖKÇE
 
 
G     İ     T
Ayrılığın namesi bu duyduğumuz,
Bakışların gönlümü caydırmadan git.
Ne bir hatıran kalsın, ne de bir umut,
Duruşların gönlümü yandırmadan git.
 
Bütün resimleri sök at duvardan,
Sana ait ne varsa çıkart odamdan.
Kitabın arasında, şöyle canından,
Bir gül bırakmıştın ya soldurmadan git.
 
Hani bir şarkı vardı mazide kalan,
Öyle içten acıklı, öylesi nalan,
Göğsüme yaslanıpta sevince boğan,
Yeşermiş tüm aşkları kurutmadan git.
 
Nasıl güzeldi her şey hatırlasana,
Nasıl gülüşürdük biz, dert ortasında.
Ekmek paramız yokmuş ne gam, ne tasa,
Güzel  hatıraları  zehretmeden git..
 
Hani mevsimlerden hep biri bahardı,
Hani gökten her cemre bize yağardı,
Hani kış ortasında mevsim bahardı,
Şu inanmış gönlümü kandırmadan git.
Allah aşkına bırak, öldürmeden git..
Bedirhan GÖKÇE
 
 
 
HER   ŞEY   İNANMAKLA   BAŞLAR
Bana İnan..
Her şey inanmakla başlar…
 
İnanmadığın bir savaşı kazanamazsın.
İnanmadığın bir maçı kazanamazsın..
İnanmadığın bir ilişkiyi sürdüremez,
İnanmadığın bir yuvayı kurtaramazsın..
 
İnanmadığın bir hareketin taraftarı olmaz,
İnanmadığın insanın arkasından yürüyemezsin.
İnanmadığın insanla arkadaşlık kurmaz,
İnanmadığın yerlere yatırım yapamazsın..
 
Her şey inanmakla başlar…
İnanırsan yaparsın..
Önce inanacaksın,
Çünkü; İnanmazsan inandıramazsın..
 
Her şey inanmakla başlar…
İnan bana…
Gün senin,  hayat senin,
Unutma ki,
Sevmek de  ölmekle başlar.
Bana İnan…
Bedirhan GÖKÇE
 
 
 
N E   Ç I K A R
Tut ki gecenin
Alacakaranlığına düşlemişim seni.
Tut ki rüyalarımı bölmüşsün ne çıkar?
Ne çıkar gündüzlerin selamsız aşkına,
Geceleri kefen biçsen.
Bir anlık hırsla,
Her şeyi yıkıp geçsen ne çıkar..
 
Tut ki bundan böyle unutmuşum seni.
Tut ki artık çalan parçalarda ismin geçmesin.
Tut ki yazılan şiirler seni anmasın.
Varsın eller de unuttu desin.
Ben seviyorum ya seni,
Sen sevmesen ne çıkar…
Bedirhan GÖKÇE
 
 
 
Ö Z Ü N E   S Ö Z Ü N E  K U R B A N I M 
Özüne sözüne kurban olduğum  
Yoluna izine yüzüm sürdüğüm  
Gündüz düşlediğim gece gördüğüm  
Yollar uzak, mevsim soğuk, hava kar  
Yüz yüze gelmeden ölmekte mi var.?  
Bedirhan GÖKÇE
 
 
R     A     H     M     E     T
Gökte rahmet olsan, umrum değilsin,
Senin yağmurunla ıslanmıyor bedenim.
Kızgınlığım sana değil, kendime benim
Senin mevsiminde açmıyor çiçeklerim..
Bedirhan GÖKÇE
 
 
 
SEN  “SÖZ”ÜNÜ  YÜKSELTTİĞİNDE
Sen “ses”ini yükselttiğinde  
Daha haklı olmuyorsun.
Daha çirkin, daha kaba ve daha sevimsiz..
 
Ama “söz”ünü yükselttiğinde
Daha güzel, daha zarif daha tarifsiz…
Bedirhan GÖKÇE
 
 
SOL   YANIM   ACIYOR   ANNE
Merhaba anne,
Yine ben geldim.
Merak etme okuldan çıktım da geldim.
Anneler de babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
Ali, “Okula gitmezsem annem çok kızar,  merak eder.”
                                    demişti de onun için söylüyorum.
Geçen hafta öğretmen,  sağ elimde sarımsak,  sol elimde
                      soğan dedirte dedirte öğretti sağımı solumu.
Ben biliyorum artık anne,  sağım neresi,  solum neresi
Ağrıyan yanımın neresi olduğunu.
Şimdi iyi biliyorum anne.
Hani geçen geldiğimde;
Şuram acıyor işte,  şuram demiştim de
Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
Bak şimdi söylüyorum.  Şuram işte
Sol yanım çok ağrıyor anne.
Hem de her gün acıyor anne,  her gün…
 
Dün sabah annesi Ayşe’nin saçlarını örmüş.
Elinden tutup okula getirdi.
Yakası da danteldi.
Zil çalınca öptü,  hadi yavrum sınıfa dedi.
Ben de ağladım.
Ağladım hiç de utanmadım.
Öğretmen ne oldu dedi?
Düştüm,  dizim çok acıyor dedim.
Yalan söyledim anne.
Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne…
 
 
Bugün ben de saçım örülsün istedim.
Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
Dantel yaka istedim.
Babam, “Ben bilmem ki kızım.” dedi.
Bari okula sen götür dedim.
“Kızım,  iş…” dedi.
Ben de bana ne dedim,  ağladım.
“Kızım,  ekmek..” dedi babam.
Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
Ha, bi de sol yanım yine çok acıdı anne…
 
Herkesin çorapları bembeyaz,
                    benimkiler gri gibi.
Zeynep, “Annem,  beyazlara renkli çamaşır
                           katmadan yıkıyormuş.” dedi.
Babam hepsini birlikte yıkıyor.
Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
Ufff,  babam,  her gün domates,
     peynir koyuyor beslenmeme.
Üzülmesin diye söylemiyorum ama
Arkadaşlarım her gün kurabiye,
                 börek,  pasta getiriyor.
Biliyorum babam pasta yapmasını
                                        bilmez anne…
 
Hava kararıyor,  ben gideyim anne.
Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
Kim bozuyor toprağını,
Çiçeklerini kim koparıyor?
İzin verme anne,
Ne olur toprağına el sürdürme!
Eve gelince aklıma geliyor bi de
        bunun için ağlıyorum anne.
Bak, kavanoz yanımda.
Toprağından bir avuç daha alayım.
Biliyor musun anne?
Her gelişimde aldığım topraklarını
                  şu kavanozda biriktirdim.
Üzerine de resmini yapıştırıp
                 başucuma koydum…
 
Her sabah onu öpüyor,  kokluyorum.
Kimseye söyleme ama anne.
Bazen de konuşuyorum onunla.
Ne yapayım seni çok özlüyorum anne.
Ha unutmadan,
Öğretmen yarın annenizi anlatan
              bir yazı yazacaksınız dedi.
Ben babama yazdıracağım.
Öğretmen anlarsa çok kızar ama
                    bana ne kızarsa kızsın.
Ben seni hiç görmedim ki neyi,
          nasıl anlatacağım anne…
 
 
Senin adın geçince sol yanım
                               acıyor anne.
Hiç bir şey yutamıyorum.
Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
Kağıda da böyle yazamam ya anne.
Ben gidiyorum anne,
Toprağını öpeyim,  sen de rüyama gel beni öp.
Mutlaka gel anne,
Sen rüyama gelmeyince
Sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne.
Sol yanım acıyor anne.
İşte tam şurası.
Sol yanım çok ağrıyor anne.
Seni çok özledim anne,  çoooook…
Bedirhan GÖKÇE
 
 
Y  A  R  I  M     Ş  İ  İ  R
Sana  yazdığım  şiir  yarım  kalacak,
Boynu bükük kalacak tüm sözcüklerim.
Sana  olan  sevgimi  kalem  duyacak,
Kağıt da  bilmeyecek canım sevdiğim..
Bedirhan GÖKÇE
 
 
 
 
 
 
 

Bir Yorum Yazın