Bedri Rahmi Eyüboğlu

 
              
 
           B  E  D  R  İ     R  A  H  M  İ     E  Y  Ü  B  O  Ğ  L  U
           1911 yılında babası  Mehmet Rahmi Bey’in kaymakam olarak görev yaptığı
Giresun’un Görele ilçesinde doğdu. Babasıyla birlikte Havza, Kütahya, Ankara ve
Artvin’de bulunduktan sonra, babasının TBMM II.Döneminde Trabzon milletvekili
seçilmesi üzerine ailesiyle Trabzon’a yerleşti. 1927’de Trabzon Lisesinde öğrenim
görürken resim öğretmeni ressam Zeki Kocamemi’nin etkisiyle resme ilgisi arttı.
           Bedri Rahmi ilk şiirlerini lise yıllarında yazdı.1929 yılında İstanbul Devlet
Güzel Sanatlar Akademisine girdi.Ünlü ressamlardan İbrahim Çallı ve Nazmi Ziya
Güran’ın öğrencisi oldu. 16 Nisan 1936’da yaşamını birleştirdiği Ernestine Letoni ile
burada tanıştı.Ahmet Haşim’den estetik ve mitoloji dersleri aldı.
           1933’de yaptığı Yavuzlu, Gülcemalli resimleri ses getirdi. O yıl Londra’ya
gitti.1934 yılında yurda dönen Bedri Rahmi Yeni Adem Dergisinde ressam olarak
çalışmaya başladı. Aynı dönemde şiirlerini de edebiyat dergilerinde yayınlıyordu.
           1 Ocak 1935 günü Bükreş Hasefler Galerisinde kendi katılımı olmadan ilk
resim sergisini açtı. 1937’de Güzel Sanatlar Akademisi Resim-İş Bölümü Başkanı
olan Fransız ressam Leopold Levy’in asistanı oldu.
           1 Kasım 1938’de çıkan Ses Dergisi yazarları arasında yerini aldı.Şiirlerini
Yedi tepe, Ses, Güney,  İnsan,  İnkilapçı Gençlik ve  Varlık dergilerinde yayınladı.
           1970’lerde toplumsal içerikli resimler yaptı.  1972’de 33 ncü Devlet Resim
ve Heykel Sergisinde birincilik ödülü aldı. Sırası ile; Yaradana Mektuplar (1941),
Karadut (1948), Tuz (1952),Üçü Birden (1953), Dördü Birden (1956), Karadut 69
(1969), Dol Karabakır Dol (1974), Yaşadım (1977), 7 Erik Ağacı (1978), Türküler
Dolusu (1979) ve Çakıl (1979) adlı şiir kitapları yayınlandı. 
           2006 yılında “Gözleri Anadolu’yu Gören Adam”adlı belgesel filmi çekilen
Bedri Rahmi,  21 Eylül 1975 günü İstanbul’da pankreas kanserinden yaşama veda
etti ve Küçükyalı mezarlığına defnedildi.
           Bedri Rahmi, 1942 yılında ağabeyine yazdığı mektubunda “dün İskilip’ten 
kaçtım ama nasıl, çok sevdiğim bir kadından kaçar gibi” demişti. Türkiye’nin ilk
Bedri Rahmi Eyüboğlu Müzesi 2009 yılında İskilip’te açıldı.
 
A r k a d a ş   D ö k ü m ü 
Evvela dişlerimiz döküldü,
Sonra saçlarımız,
Arkasından birer birer arkadaşlarımız.
Şu canım dünyanın orta yerinde,
Yalnız başına yapayalnız,
Kırılmış kolumuz, kanadımız,
Tatlı canımızdan usanmışız..
 
Bir şüphedir sarmış yüreğimizi,
Ya kendini aldatıyor demişiz ya bizi.
Bir şüphedir demir atmış ciğerimize.
Pamuk ipliği ile bağlamışlar bizi,
Düğüm üstüne düğüm, şöyle dursun.
Bir çalım bir kurum hepimizde,
Nereden inceyse oradan kopsun..
 
Bu canım dünyanın orta yerinde,
Hayvanlar kadar bağlanamamışız birbirimize.
Yalan mı? Gözünü sevdiğim karıncalar,
İşte: hamsiler sürü sürü,
Arılar bölük bölük geçer,
Leylekler tabur tabur..
 
Ya bizler? Eşref-i mahlukat.!
Boğazımıza kadar kendi murdar karanlığımıza gömülmüşüz.
Bizler bölük bölük, bizler tabur tabur,
Bizler sürü sepet
Yalnız birbirimizi öldürmüşüz.!
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
B  a  h  a  r    v e    B  i  z 
Yılda bir kere çıldırır ağaçlar sevincinden
Rabbim ne güzel çıldırır..
 
Yılda bir kere uzatır avuçlarını yaprak;
Sevincinden titreyerek.
Yılda bir kere kendini verir toprak
Yılda bir kere yarılır bahçeler hazdan
Rabbim ne güzel yarılır..
 
Biz de bir kere sevinebilseydik.
Çiçek açmış ağaçlar gibi çıldırasıya.
Kim bilir belki bir gün sulh olunca
Biz de deliler gibi seviniriz,
Ağaçları ve baharı taklit ederiz
Renkli bez parçalarıyla donatırız şehri
Renkli ampuller asarız pencerelerden
Kim bilir belki bir gün sulh olunca
Biz de çatır çatır çatlarız bin bir yerimizden
Ağaçlar gibi..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
B  i    G   ü  z  e  l   
Seni bi güzel giymişim içime gavurun kızı
Bir kurşunda vurdular ikimizi.
Gün ışır, yaprak titrer, tohum üşür
Acı güllerle kızarır hikayemizi..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
B  i    K  a  l  e  m   
Sen bana boş ver, erik ağacı,
Çiçeğini açmaya bak :
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
  
 
 
C  a  n     E  r  i  ğ  i   
Bir kelime buldum çın çın öter;
Adı candır.
Bir erik kopardım can dalından;
İçi can dolu,
Adı can, yaprağı can, lezzeti candır.
Bir gölge düştü önüme dedi ki :
Bir yüküm var benden ağır,
Bir yüküm var beni taşır,
Adı candır..
 
Toprak dedi ki :
Can Allah’ın yongasıdır.
Fakat ben bir deri, bir kemik
Kaldım.
Bir de misafirim var adı candır..
 
Işık dedi ki :
Renklerden, kokulardan,
Seslerden önce kopup geldim
İnsanoğluna nur topu gibi
Bir müjde getirdim,
Adı candır..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
Ç   a   k   ı   l      
Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde.
Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar.
Bir gelincik açılır ansızın,
Bir gelincik sinsi sinsi kanar..
 
Seni düşünürken
Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır.
Deliler gibi dönmeye başlar,
Döndükçe yumak yumak çözülür,
Çözüldükçe ufalır, küçülür.
Çekirdeği henüz süt bağlamış
Masmavi bir erik kesilir ağzımda.
Dokundukça yanar dudaklarım.
 
 
Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
Ç   ı   k   m   a   z    
Elmayı dilime,
Kadını gönlüme göre yaratırsın.
Sonra bunları cehennemin dibine sürer,
Beni melul mahzun aratırsın.
 
Sen bütün başıma gelenleri bilirsin,
Bazen salkım söğütlerin arasında,
Bazen beyaz bulutların ortasında,
Açıp büyük ve yapayalnız gözlerini gülersin.
 
Sen bütün bunları bilirsin, dilin yok,
Benim dilim var ey dost
Hiç bir şey bildiğim yok..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
E   r   i   m   e   k    
Erimek belirsizce her şeyde,
Karışmak sulara yıldızlara,
Sinmek kokusuna mor menekşenin,
Yanmak damar damar, nefes nefes,
Yaşamak tükene tükene..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
E   s   k   i   c   i    
Eskiden yeterdim kendime
Artardım bile
Şimdi ne yapsam nafile.!
 
Ve
Kim demiş; “can eskimez” diye
Bu can tedirgin tende
Can da eskimiş
Ben de..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
 
Gitti Gidecek 
Sevmek
Güzel meslek
Ama zor
Can dayanıyor
Dayanmasına
Ama yürek
Gitti gidecek..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
 
H a s a n a b i  
Ağaç bütün
Işık bütün
Meyve bütün
Benim dünyam
Paramparça..
 
Büyük bir ayna kırılmış
Kırılıp yere dökülmüş
Kainat içine düşmüş
Düşmüş ama
Paramparça..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
H e l e   B i r   B a ş l a s ı n 
Hele bir başlasın ılık yaz yağmurları, içimdeki çocuk.!
Hele bir kanatlansın ufuklar,
Hele bir içini çeksin orman,
Hele bir kere güneşler yansın,
Kertenkeleler üşümesin,
Hele bir kere toprak kansın,
Mevsim demlensin,
Hele bir ballansın böğürtlen dikenleri!
Gelincikler bedava,
Gökler sahipsiz
Bahçeler zil zurna..
 
Hele bir başlasın ılık yaz yağmurları, içimdeki çocuk.!
Dudaklarında kalın kabuklu bir portakal kokusu,
Tabanlarında, kınalı keklikleri bol dağların rüzgarı karıncalansın..
Hele bir kere dallarda sallansın
İri kalçaları şeftalilerin;
Hele bir duyulsun uzaktan
Yaylı çıngırakları.
Yıldızlar seslensin,
Hele bir armut ağacı temmuzu yüklensin,
Hele bir kerrecik daha yalın ayak yere değsin içimizdeki çocuk.!
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
K  a  ğ  ı  t     G  e  m  i   
Kağıttan bir gemi yaptım küçücük,
Ya beş öpücük sığar içine,
Ya on öpücük.
Kız kardeşim
On öpücükle batar bu gemi dedi.
Sen misin
On beş öpücük.
Anam sakın denize atma dedi,
Doğru havuza.
Sen misin
Doğru denize,
Ama ıslanmasıyla batması bir oldu.
 
Bir gemi daha yaparım ne çıkar.
Hem bu sefer öpücük yerine,
Sunturlu bir kaç küfür.
Daha bir kaç gemi yaparım,
Çok şükür..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
K  a  r  a  d  u  t  
Karadutum, çatal karam, çingenem,
Nar tanem, nur tanem, bir tanem.
Ağaç isem, dalımsın salkım saçak,
Petek isem, balımsın oğulum,
Günahımsın, vebalimsin..
 
Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bin can koyduğum,
Gökte ararken yerde bulduğum,
Karadutum, çatal karam, çingenem.
Daha nem olacaktın bir tanem.
Gülen ayvam, ağlayan narımsın.
Kadınım, kısrağım, karımsın…
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
 
K  a  r  a     S  e  v  d  a  
…  Ve nihayet gelip çattı
Bir dilimi zehir zıkkım.
Bir dilimi candan tatlı.
Masallarla indi yere,
Sebil oldu cümle hikayelere..
 
Kara kara kazanlarda kaynadı,
Diyar diyar al kanlara boyandı.
Türkülerde ateş yandı, alev aldı tutuştu.
Gördes kiliminde nakış,
Minyatür bahçelerinde suret kesildi..
 
Ve nihayet gelip çattı.
Elveda belirsiz bedava sevince,
Uçan kuşa eşe dosta elveda.
Bütün haşmetiyle gelip çattı.
Bir dilimi zehir zıkkım,
Bir dilimi candan tatlı..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
K e ç i y i   Y a r d a n 
Keçiyi yardan uçuran
Bir tutam ottur.
Gözümün önüne geliyor keçi,
Hala cıvıl cıvıl gözlerinin içi,
Ağzında ecel yeşili
Körpe ıslak,
Ezilmiş, yırtılmış bir çift yaprak..
Uçurumun dibinde incecik bir su
Tatlı mı tatlı, duru mu duru
Açmış kocaman gözlerini
Düşünür su..
Canlıyken ne kadar hafifti keçi
Şimdi ne kadar ağır..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
K   o   r   k   m   a   !    
Dün sabah işe giderken
              ölümü gördüm
                            ölümü
    Ansızın kesti yolumu
     Usulca tuttu kolumu
                          korkma
                               dedi.
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
 
M   a   v   i     G   e   z   i  
Mavi gezi bir ağaçtır dalları deniz
Mavi gezi bir bahçedir gülleri deniz
Mavi gezi bir gelindir telleri deniz
Mavi gezi bir beşiktir bebeği deniz
Bebeğimin;
             gözleri deniz,
                          elleri deniz,
                                       dişleri deniz
 
Mavi gezi bir rüyadır
                                       görülmemiş
Mavi gezi bir cennettir
                          ellenmemiş
                                       dillenmemiş
Mavi gezi bir masaldır
             söylenmemiş
                          yazılmamış
                                       çizilmemiş..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
N   a   f   i   l   e   
S i m s i y a h ,
B e m b e y a z ,
B o m b o ş u m . .
 
İster siyah tebeşirle çiz,
İster beyaz tebeşirle..
N  a  f  i  l  e  .  .
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
P   u   l     P   u   l
Yedi tepeye kurulmuş
Pul pul..
 
Gümüş gümüş balıkları
Pul pul..
 
Işıktan sudan örülmüş
Canım İstanbul..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
S e l a m   i l e   H a r a m 
Biz dünyadan gider olduk,
Kalanlara selam olsun.
Ama hep böyle gidecekse bu dünya,
Kalanlara haram olsun..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
S e n d e n  
Y a n a y ı m  
Bir yanım tuz
Bir yanım şeker
Tuzdan yanayım..
 
Bir yanım deniz
Bir yanım toprak
Denizden yanayım..
 
Bir yanım sen
Bir yanım ben
Senden yanayım..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
S     i     t     e     m       
Önde zeytin ağaçları arkasında yar
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim
Yar yoluna dökülmedik dilleri neyleyim..
 
Yar yar.!
Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım..
 
Yar yar.!
Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
 
S  u  s  a  d  ı  m  
S u s a d ı m
Üç tane elma soydular,
Üç tane portakal nafile;
Bir bardak suyun yerini tutmadı..
 
A c ı k t ı m
Kuş sütü,
Kuru üzüm getirdiler nafile;
Bir çimdik somunun yerini tutmadı..
 
Seni düşündüm sevgilim şükrederek;
Su gibi aziz ol her daim,
Ekmek gibi mübarek..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
U n u t a m a z s ı n
Bir soluk kadar yakın
Bir yıldız kadar uzak derler sevgi için.
 
Uzanırsın yetişemezsin,
Yetişirsin dokunamazsın,
Dokunursun vazgeçemezsin,
Vazgeçersin ama asla unutamazsın..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 
Ü   ç     D   i   l     
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
En azından üç dil..  
 
Birisi ana dilin
Elin ayağın kadar senin
Ana sütü gibi tatlı
Ana sütü gibi bedava
Ninniler, masallar, küfürler de caba
Ötekiler yedi kat yabancı
Her kelime aslan ağzında
Her kelimeyi bir bir dişinle tırnağınla
Kök sökercesine söküp çıkartacaksın
Her kelimede bir tuğla boyu yükselecek
Her kelimede bir kat daha artacaksın..
 
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil
Çünkü sen ne tarih, ne coğrafya
Ne şu, ne busun oğlum mernus
Sen otobüsü kaçırmış
Bir milletin çocuğusun..
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 
 

Yorumlar kapatıldı.