Branko Cegeç

 
 
         B   R   A   N   K   O      C   E   G   E   C  
            Hırvat şair,deneme yazarı ve eleştirmen olan Branko Cegec 1957 yılında
doğdu. Zagreb Üniversitesi Felsefe Fakültesi Yugoslav Çalışmaları ve Karşılaş-
tırmalı Edebiyat Bölümünü bitirdi.
           1990-93 yılları arasında Mladosy yayınevinde editör olarak çalıştı. 1992
yılında Meander Yayınevini kurdu. 1998 yılında küçük ve orta ölçekli medyanın
hakim olduğu ekonomik çıkar ilişkilerine dayalı Hırvat Bağımsız Yayıncı Derne-
ği üyeliğini başlattı. 1999-2007 yıllarında Hırvatistan’ın en önemli şiir etkinliği
olan Goranova prolice direktörlüğünü yaptı.Centar za knjigu(Hirvatistan Kitap Merkezi) ve 2003 yılında magazine kitabı olan Tema’yı başlattı. Yedi şiir kitabı yayınladı ve bir çok edebiyat ödülü kazandı.En son Goranov Vijenac şiir ödülü-
ne layık görüldü.
 
 
Buzu Arzulayan Kadın
Hemen biliyordum
Burçlardan akıyordu şeytan,
Çünkü gözlerinden okuyordum.
Sen, okuma yazması olamayanlar için
Mahsus yazıyorsun.
Şişko bir erkek
Güzel gözleri
Gezintiye çıkardı:
Kadın mıdır?
Çocuk mudur?
Edepsizce, şimşek gibi, iliğine kadar.
Vücudunu örtüyorsun,
Gözlerin hep çıplak.
Senin yalnızlığın kimindir?
Kalın çikolatayı
Tamamlarken
Bana soruyorsun,
Ben ise inliyor
Nefes alıyorum
Mutlu olduğumda hep öyledir.!
Bütün vücuduma buz arzuluyorum
Kardır zirvelerde,
Ben ise kışa tapıyorum:
Onun isabetinden
Benim en iyi dostlarım çıkıyorlar,
Onlarla yalnızlık üzeri konuşmak zorunda değilsin.
Onlarla hiç bir şeye mecbur değilsin..
Branko CEGEC
Çeviri : Erol TUFAN
 
 
Ö l ü m   R e k l a m ı
Bulgaristan’dan güçlü bir rüzgar esti
Ve öyle bir yakınlık getirdi
Bütün banlieu yıkıldı.
Günlerce başımız dönüyordu,
Ara sıra görüntü ve sese kayboluyordu,
bu akşam bir adam
sadece düştü
ve İstiklal’in ortasında öldü.
İnsanlar toplandı,
Örgütlerde bulundular,
Biri onu diriltmeye çalıştı,
Biri onun yumruklaşmış elini açmaya çalıştı:
Boşuna.!
Nafile.!
ki takım polis yetişti,
Acil servis ve hoca geçerken,
Bazıları fotoğraf çekti,
heyhat ölümü çekemezsin.!
Kendi kendime söyleniyordum
Hırvatça
Emindim, kimse benim
Ucuz provokasyonumu anlamayacaktı.
Rüzgar karton kutularını uçuşturuyordu
Ve hızla Taksim’e doğru yöneltiyordu,
Sokak çalgıcıları delicesine çalıyorlardı,
Dinmeksizin, bazı şeyden kaçar gibi,
Elli metre cesedin uzaklığında,
O’nu ise siyah torbaya sokuyorlardı,
Polisin yaptığı gibi.
Yok, – yok, – yok, – hiç bir başlamış hareket durmadı.!
Yok, – yok, – yok, – hiç kimse dürüm
ve kestane reklamının yapma eylemini durdurmadı.
Acilin sesleri diğer seslere karıştı.!
On dakika sonra tam o yerde
Çıplak ayaklı çocuklar
Geleneksel enstrümanlarda
Karmaşık besteler deniyorlardı.
Orada üçüncü şahıslarda vardı, yolun öbür tarafında,
Ancak onlara kadar bu haber ulaşmadı bile..
Branko CEGEC
Çeviri : Erol TUFAN
 

Bir Yorum Yazın