Güzide Abla

 
 
G ü z i d e   A b l a  
Orta Anadolu’nun bozkırlarından,
Küçük yaşta gelmişsin Güzide abla.
Nasıl sıyrılmışsın bu zorluklardan,
Yalnız, kadın başına sen Güzide abla.
 
Kimsesiz insanların, kimsesi olmuşsun.
Dertlerle, çilelerle, iç içe dolmuşsun.
Haline bakmadan, halsizle olmuşsun. 
Ne güzel insansın sen Güzide abla.
 
Kim koymuşsa ismini, Güzide koymuş. 
Kim gelmişse evine, seninle doymuş.
Allah’ın en sevdiği kulu da oymuş,
Deseler, düşersin aklıma Güzide abla.
 
Birliktesin dostlarınla neşede, hüzünde. 
O sıcak tebessümün eksik olmaz yüzünde.
İkilik yoktur özünde, söylediğin sözünde.
Ne büyük bir isansın sen, Güzide abla.
 
Derdimize candan, yürekten koşarsın.
Kızın Yasemin’le birlikte yaşarsın.
Varlığınla kabına sığmaz taşarsın. 
Ne harika insansın sen, Güzide abla.
 
Sevgin bir anne sevgisiyle dopdolu. 
Sen gösterdin bize hep, aydınlık yolu.
Ailenin bükülmez ve kırılmaz bir kolu,
Oldun sen, varlığınla Güzide abla.
 
Sabrının sırrına bir türlü eremediğim.
Yoluna ipekten halılar seremediğim.
Gönül bahçesinden çiçekler deremediğim. 
Ne kutlu insansın sen, Güzide abla.
 
Sevdiklerin seni, terk edipte gitmesin.
Yüzündeki gülümsemen sakın, bitmesin.
Allah başımızdan seni eksik etmesin. 
Ne mutlu insansın sen, Güzide abla.
 
Gerçek dost Güzide Göksel’e..
Celalettin  BİLGİN
 02 Temmuz 2011

Bir Yorum Yazın