Tömek

 
nostaljik pencere ile ilgili görsel sonucu
 
 
T     ö     m     e     k   
Evimiz amcalarım ki ile yan yanaydı.
Çocukluğumuz bir bilseniz tantanaydı.
 
İki ev arasında küçük bir tömek vardı.
Evler arasındaki alış veriş içindi, dardı.
 
Bizim tarafta bir sandalye tahtadan,
Merdiven basamakları öte taraftan.
 
Bizde geçişlerimizi burdan yapardık, 
Bir kapağı vardı, geceleri kapardık.
 
Ufak-tefek bir şeydim, yerden bitme.
Hikayemi dinlemeden bir yere gitme.
 
O gün kabından taşacak kadar şendim.
Alınan yeni pantolonumu çok beğendim.
 
O gün nedense, imkansızı yapabilirdim. 
Arkadaşlarımın övgüsünü, kapabilirdim.
 
İşte bu tömekten geçerek, atlamalıydım.
Sevincimi bir kat daha katlamalıydım.
 
Görmeliydi herkes bu tömekten, atlayışımı.
Arkadaşlarımla sevincimi ikiye katlayışımı.
 
Bu amaçla arkadaşlarımı eve çağırdım.
Duyan-duymayan kalmasın diye bağırdım.
 
Çevikçe tömekten bizim tarafa geçtim. 
Parmak ucuyla sandalyeye zor bastım.
 
Şimdi geri atlamalıydım sendelemeden,
Parmak uçlarımla bastığım sandalyeden.
 
Kendimi ani bir hareketle geriye attım,
Boklu bezlerle dolu bir leğenin içine battım.
 
Boklu leğen içerisinde pantolonum batmıştı.
Arkadaşlarım gülmekten yerlere yatmıştı.
 
Bu anımı hatırlarım, hiç ama hiç unutamam. 
Şu uslanmaz gönlümü hiç bir şeyle avutamam.
 
Celalettin BİLGİN
  13 Aralık 2003
 

Bir Yorum Yazın