Cemal Safi

 
 
BİR  SENİ  UNUTAMADIM
Beli daracıktı, sırtı açıktı,
Yazlık elbiseni unutamadım.
Üstünde leylaklar salkım saçaktı,
O güzel deseni unutamadım..
 
Bana yavrum derdin kırklı yaşımda,
Senden yıllar yılı farklı yaşımda,
Sayısız fırtınalar koptu başımda,
Aşkınla eseni unutamadım..
 
Bir kadeh şaraptın gözümde tüten,
Aklımı başımdan avare eden,
Haramdın diye mi, bilmem ki neden?
O tatlı buseni unutamadım..
 
Kaç afet gönlümü sevdaya saldı.
Ne Ahsen, ne Nilsen, saklımda kaldı.
Sadece senin kisi aklımda kaldı;
Neden se bir seni unutamadım..
Cemal SAFİ
16 Mart 2001
 
 
B  U  L  U  N  U  R
Çeker gibi bakma hançeri kınından,
Seninde canını yakan bulunur.
Senin de bir zalim gelir hakkından,
Sana da bir kurşun sıkan bulunur..
 
Aşkımın ahıyla tutulur yakan,
Alıcı kuş kadar sürmez fiyakan,
Seninde gözünü yaşlı bırakan,
Seninde boynunu büken bulunur..
 
Merhamet olmazsa kalp kiracında,
Tahtın da kurtarmaz seni tacın da..
Bir kara sevdanın darağacında,
Senin de ipini çeken bulunur..
Cemal SAFİ
19 Eylül 2000
 
D Ü Ş    M Ü Y D Ü ?
Şairim, hülyadan vazgeç diyorsun,
Gönlüne münasip yar seç diyorsun,
Ayrılık yazgımız er geç diyorsun,
Yanlış mı işittim duydum, düş müydü?
 
Gel demiştin kıramadım ricanı,
Güçlü sevgim hiçe saydı bu canı,
Nasıl unuturum o heyecanı,
Çocuk gibi ürkek, toydum düş müydü?
 
İlk zifaf gecesi yaşarcasına,
Şarab-ı  aşkınla coşarcasına,
Nefes nefeseydik koşarcasına,
Zevkimden sırılsıklam suydum, düş müydü?
 
Şiirle çınlattım kulaklarını,
Hazdan al al ettim yanaklarını,
Busemle o dolgun dudaklarını,
Kan revan içinde koydum, düş müydü?
 
İki iri azat ettim yunustan,
Kütür kütür diri idi genç kızdan,
Topuktan başladım, sırttan omuzdan,
Öperek çırılçıplak soydum, düş müydü?
 
Ben usta süvari, sense kısraktın,
Dizgini arzuma bana bıraktın,
Güçlükle zapdettim öyle kıvraktın,
Bir ara kalçandan kaydım, düş müydü?
 
Aradan utancı kaldırıyorduk,
Sevişmekten öte saldırıyorduk,
Zevkten ser-mest olup çıldırıyorduk,
Vuslata doyurdum doydum, düş müydü?
 
Sevgilim Cemal’im erkeğim derken,
Busenle irkildim şafak sökerken,
Son defa sarılıp veda ederken,
Aşkın kanununa uydum, düş müydü?
Cemal SAFİ
E   S   K   İ   C   İ
Eskiler alırım haydi, eskici..
Eski halı, kilim, giysi alırım:
Bir zahmet bana da uğra eskici,
Acele edersen memnun olurum..
 
Çekinme eskici içeri buyur,
Burada bir aşkın ateşi uyur,
Baktıkça içimin yangını büyür.!
 
İşte şu odada baş başa kaldık,
Şu ahşap masayı birlikte aldık,
Onun şu gördüğün kadife koltuk..
 
Bilsen şu camları örten perdeler,
Neler gizlediler, neler gördüler,
Konuşabilseler neler derdiler..
 
Burada ne varsa hepsi senindir,
İlk önce duvardan tabloyu indir,
Hiç sorma resmini gördüğün kimdir.!
 
Onun şu daktilo, şu kalem kağıt,
İster sat, istersen hayrına dağıt,
Sussun bu hıçkırık, dinsin bu ağıt.!
 
Sabır mı dayanır bu ihanete.!
Hiç bir şey bırakma kütüphanede,
Benim ne işim var defter kitapla,
Topla be eskici, hepsini topla.!
 
Hepsinde yaşayan bin bir anı var,
Hepsinin bir şeyler söyler yanı var,
Al götür hepsini sırdaşlarımın,
Kurusun kaynağı gözyaşlarımın.!
 
Al götür eskici ne resmi kalsın,
Ne yüzü, ne izi, ne ismi kalsın,
Onsuz da gülmeye değer bu dünya,
Onsuz da görmeye değer her rüya..
Cemal SAFİ
16 Mart 2001
 
 
G     E     L     İ     N
Gelin birlik olalım yarın çok geç olmadan,
Gelin dirlik bulalım vazgeçin öç almadan.
 
Nefreti yok edelim gel sen de katıl bize,
İntikam eşkiyası sevgiyle gelir dize.
 
Yedi düvel elinden kim kurtardı bu yurdu?
Mehmetcik değil miydi lazı, çerkezi, kürdü?
 
Hangimizin ecdadı feda olmadı yurda?
Hangi bahçeden bir gül solmadı bu uğurda?
 
Düne kadar Bosna’da kırılırken soydaşın,
Sana senden başka dost çıktı mı düşün, taşın.!
 
Asırlardır dinmedi bir bölücü ninnisi,
Aynı dinden değil mi alevisi, sünnisi?
 
Bin kere lanet olsun Yezit denen deliye.!
Muhabbetle bağlıyız Muhammed’e Ali’ye.
 
Duyulmuş mu dünyada böyle oyun havası?
Bize mi kalmalıy dı komşunun kan davası?
 
Siyah-beyaz kavgası nasıl, ilginç değil mi?
Bizim mezhep kavgamız daha gülünç değil mi?
 
Geçin o sınıfları, geçin kardeşim, geçin,
Barışta buluşalım mutlu Türkiye için.!
 
Düşman sevindirmenin ne alemi var şimdi?
Milletçe kenetlenip sarılmamız kar şimdi.!
 
Başka ulus var mı böyle temiz, böyle saf?
İnsaf edelim dostlar, insaf edelim, insaf.!
Cemal SAFİ
25 Mart 2002
 
 
G I Z A   B A K   H E L E
Böyledir kısrağın deli çağları,
Çalmadan oynuyor kıza bak hele.,
Ben yarattım diyor alçak dağları,
Kafirin verdiği poza bak hele..
 
Bilmem neyin nesi, kimin sıpası,
Çözüldü göynümün katmerli pası,
Göğüs göğüs değil, füze rampası,
Şafak mı söküyor yüze bak hele..
 
Ten değil mübarek alevin sıcağı,
Koynuna girenin söndü ocağı,
Bir kalçayı seyret, bir de bacağı,
Tornada çekilmiş dize bak hele..
 
Üst yanı Asya’lı, alt yanı Frenk,
Her adım atışı bir başka ahenk,
Ela mı bela mı, bilmem ki ne renk,
Şu cellat bakışlı göze bak hele..
 
Dedi ki  “Nasibim senmişsin meğer,
On bin kez maşallah demeden eğer,
Koklarsan solarım, nazarın değer.”
Ağzından yel alsın, söze bak hele..
 
Dedim ki  “Ne olur tenhaya gidek,
Gidek de feleği perişan edek”
“Say dedi o halde saçımı tek tek.”
Haspanın ettiği naza bak hele..
 
Görenler altını ıslatmış derler,
Yatağı göl etti döktüğüm terler,
Yetişin;  yanıyor bastığı yerler,
Giderken koyduğu ize bak hele…
Cemal SAFİ
03 Mayıs 2001
 
 
G     Ö     N     Ü     L
Ben sana uymazsam ağrımaz başım,
Sayende gülecek yüzüm yok gönül.
Nereyi yıkmadı benim göz yaşım,
Nerede hıçkırık, izin yok gönül..
 
Yeni bir afet mi girdi düşüne?
Hadi Allah versin, çek git işine,
Bir fettan gözlünün düşüp peşine,
Derbeder olmaya lüzum yok gönül..
 
Ne bana cilve yap, ne yalvar yakar,
Yerimde kim olsa usanır, bıkar,
İstersen karşıma huriler çıkar,
Vallahi billahi gözüm yok gönül..
 
Son diye söz verdin her seferinde,
Vefa yok, ne Aynur, ne Ayfer’inde,
Hayırsız  Nur’unda,  Nilüfer’inde,
Emelim, özlemim, arzum yok gönül..
 
Seni çöle çevirmeye mahkumum,
Ne bir gülüm olsun, ne bir zakkumum,
Çoktandır başladı, yaprak dökümüm,
Takvimde baharım, yazım yok gönül..
 
Nerede görülmüş, güldüğüm nerde,
Nerede başımı sokmadın derde,
Her aşkta hüsranla kapandı perde,
Artık o tarakta bezim yok gönül..
 
Kapandı sevdanın dönemi bence,
Kalmadı Leyla’nın önemi bence,
Gene mi özendin, gene mi gence,
Sana söyleyecek sözüm yok gönül..
Cemal SAFİ
25 Şubat 2001
 
 
G Ö N Ü L    N İ K A H I
İlk görüşte başlar, kalplerde telaş,
Çok erken kıyılır gönül nikahı.
Sevgiyi yudumlar göz yavaş yavaş,
Bakarken kıyılır gönül nikahı..
 
Beklenen karşına çıkar bir sabah,
Belki yeşil gözlü, belki simsiyah,
Daha ilk görüşte yürekten bir ah,
Çekerken kıyılır gönül nikahı..
 
Neler uydurursun gör daha neler,
Nice mazeretler, ne bahaneler,
Kederli gözlerden billur taneler,
Dökerken kıyılır gönül nikahı..
 
Alnında sevecek yazdıktan sonra,
Eninde sonunda senindir sıra,
Bir vesile olur kibrit, sigara,
Yakarken kıyılır gönül nikahı..
 
Düşürür sevdaya, yaşı on üçü,
Tanımaz günahı, kanunu, suçu,
Gururun belini, sevginin gücü,
Bükerken kıyılır gönül nikahı..
Cemal SAFİ
24 Mayıs 2000
 
 
 
RÜYALARIM OLMASA
Yıldızlara baktırdım fallara çıkmıyorsun,
Seni görmem imkansız rüyalarım olmasa.
Pencereden bakmıyor, yollara çıkmıyorsun,
Seni görmem imkansız rüyalarım olmasa.
 
Zor mu geldi kalbinde bana sevgi saklamak,
Yakıp gittiğin yeri dönüp bir kez yoklamak,
Değil sabaha kadar seni öpüp koklamak,
Seni sormam imkansız rüyalarım olmasa.
 
Sevmesem özlermiyim seni can pahasına,
Ne olur bir fırsat ver, beni bir daha sına,
Adını söyleyemem senden bir başkasına
Seni sormam imkansız rüyalarım olmasa.
 
Düşlerimde incitsem günlerce uyuyamam,
Sana  değil,  saçının  bir  teline  kıyamam.
Yıllar sonra dönsen de “Nerde kaldın” diyemem
Seni kırmam imkansız rüyalarım olmasa.
 
Yalvarırım mektup yaz, beş dakikanı ayır da
Su serp yanan sineme, sağlığını duyur da
Yaban gülü gibisin dağda, kırda, bayırda
Seni dermem imkansız, rüyalarım olmasa..
Cemal SAFİ
16 Mart 2001
 
 
SENSİZ  OLMADI
Kaybolan neşemi şarkıda, sazda,
Bulmayı denedim, sensiz olmadı.
Felekten bir gece çalıp birazda,
Gülmeyi denedim, sensiz olmadı.
 
Hasreti herkesten çok tanıyorum,
Bu zehrin üstüne yok sanıyorum,
Yaşlı gözlerimden utanıyorum,
Silmeyi denedim, sensiz olmadı.
 
Doğmanı bekledim battığın yerden,
Dönmeyi bilmedin, gittiğin yerden,
Beni sarhoş diye sattığın yerden,
Gelmeyi denedim, sensiz olmadı.
 
Evlenmiş dediler, çıldıracaktım,
Resim, mektup, şiir, ne varsa yaktım,
İlmeği kaç defa boynuma taktım,
Ölmeyi denedim, sensiz olmadı..
Cemal SAFİ
16.12.2001
 
VUR DA  ÖYLE  GİT
İdam mahkumunun söz hakkı vardır,
Bari son arzumu sor da öyle git.
Arının çiçekte göz hakkı vardır,
Bir buse için dur da öyle git.
 
Madem gidiyorsun bura son durak,
Ne adres, ne mektup, ne resim bırak,
Kendinden bir parça, bir cisim bırak,
Saçından bir kaç tel ver de öyle git.
 
Ardımdan bir damla yaş dökeceksen,
Adımı andıkça ah ah çekeceksen,
Kabrime bir gonca gül dikeceksen,
Ne olur yaşatma vur da öyle git.
 
Hem yıllarca oyna, gönül sahnemde,
Hem perdeyi kapat en mutlu demde,
Sitem oklarına hedef sinemde,
Açtığın yarayı sar da öyle git.
 
Pişmanlık duyarda dönersen geri,
Gel de gör aşkından kalan eseri,
Seyret ateşinin düştüğü yeri,
Hasretin zulmünü gör de öyle git.
Cemal SAFİ
10.11.2000
 
V   U   R   G   U   N
Gözlerim uykuyla barıştı sanma,
Sen gittin gideli dargın sayılır.
Ben de bir zamanlar sevildim ama,
Senin ki düpedüz vurgun sayılır.
 
Ne kadar zulmetsen ah etmem sana,
Her iki cihanda gül kana kana,
Seninle cehennem ödüldür bana,
Sensiz cennet bile sürgün sayılır.
 
Yalan mı söylediğin göz göre göre,
Ne zaman dolacak verdiğin süre,
Gönülden gördüğüm takvime göre,
Aldığım her nefes bir gün sayılır.
Cemal SAFİ
22.01.2001
 
YA EVDE YOKSAN
Aşkınla ne garip hallere düştüm.
Herşeyim tamam da bir sendin noksan,
Yağmur taş demeden yollara düştüm.
İçim ürperiyor,  ya evde yoksan..
 
Elbisem gündelik,  pabucum delik,
Haberin olsa da sobayı yaksan.
Yağmur iliğime geçti üstelik,
İçim ürperiyor, ya evde yoksan..
 
Sarhoşsan kapıyı çaldığım anda,
Fahişeler gibi açık saçıksan,
Bir de ufak rakı varsa masanda,
İçim ürperiyor, ya evde yoksan..
 
Bakkala gitmene lüzum kalmasa,
Durumu anlardın, takvime baksan,
Allah vere misafirin olmasa,
İçim ürperiyor, ya evde yoksan..
 
Kıvırcık marulun vardır inşaallah,
Bir salata yapsan, bol limon sıksan,
Senin de iştahın iyi maşallah,
İçim ürperiyor, ya evde yoksan..
 
Sabahlara kadar içsek, sevişsek,
Ne ben işe gitsem, ne sen ayıksan,
Derin bir uykunun içine düşsek,
İçim ürperiyor, ya evde yoksan..
 
Ne kadar üşüdüm, nasıl acıktım,
İlk önce  sıcacık banyoya soksan,
Sanırsın şu anda denizden çıktım,
İçim ürperiyor, ya evde yoksan..
 
Yanlış mı aklımda kaldı acaba?
Muhabbet sokağı numara doksan,
Boşa mı  gidecek, bu kadar çaba,
İçim ürperiyor, ya evde yoksan..
 
Ya yolu kaybettim, ya ben kayboldum,
Ne olur bir yerden karşıma çıksan,
Tepeden  tırnağa  sırılsıklamım,
İçim ürperiyor, ya evde yoksan..
Cemal SAFİ
25.02.2001

Bir Yorum Yazın