Cengiz Numanoğlu

 
 
 
B    A    Ş         E    Ğ    M    E
Ya Allah’a baş eğer, hiç kimseye eğmezsin;
Ya herkese baş eğer, hiç bir şeye değmezsin..
Cengiz NUMANOĞLU
 
 
D   O   S   T   L   A   R   I   M
Neden beni getirip, teneşirde soydunuz.?
Arkasından yıkayıp, bir tabuta koydunuz.?
Neden toplandı bugün, burada bunca kişi.?
Bir yalnışlık olmalı, anlamadım bu işi..!
 
Niçin bağlandı çenem.?  Bu kefen neyin nesi.?
Söyleyin.! Gerçek midir, duyduğum sela sesi.?
Ne işim var ki benim, bu musalla taşında.?
Oysa olmam gerekir, işlerimin başında..
 
Yoksa bu yaptığınız; bir oyun, bir şaka mı.?
Tadında kalsın artık, bırakın şu yakamı.
Ya sen hoca efendi.!  Oyuna dahil misin.?
Ben nasıl ölürüm ki; bu kadar cahil misin.?
 
Yoksa kim olduğumu, sende mi bilmiyorsun.?
Bir özür dileyip de, kendine gelmiyorsun.?
Haberin varmı benim, şöhretimden, şanımdan.?
O derin mafyaydı ki, büyük itibarımdan.?
 
Belki merak edersin, ünvanımı, rütbemi;
Ulema susta durur, bir giyersem cübbemi.
Bana yakışıyor mu burada böyle yatmak.?
Sanki ölmüşüm gibi, omuzlarda tur atmak.?
 
Lütfen hoca efendi, sürdürme şu oyunu;
Benim gibi bir kurda, güldürme şu koyunu..
Hele, şu cebindeki telefonu bir ver de;
Bak nasıl açılacak kapılar perde perde..
 
Şu gördüğün hüzünlü maskelere aldırma;
Onlara inanıpta, sakın namaz kıldırma..
Duydum ki, işgüzarlar, mezar bile kazmışlar.
Görüyorsun ya hocam, bunlar hepten azmışlar..
 
Kaldır artık tabutun, kapağını üstümden;
Sıkılmaya başladım, şu dikişsiz kostümden.
Aklını kullan hocam.. Ben sözümü tutarım;
Seni Ulu Camii’ye imam bile atarım..
 
Karar ver de bu işi tatlıya bağlayalım;
Maaşına ilave, bir katkı sağlayalım.
Bu kadar şaka yeter, beni artık salıver;
İlk taksidin yerine, şu zarfı da alıver..
 
Dinle ey aciz mevta.! Bu konuşan hocadır;
Gördüklerin ne şaka, ne de kandırmacadır.
Sağlığında “yobaz” der, beni hep küçümserdin;
Şimdi ne oldu sana, hocaya postu serdin.?
 
Uyan artık ey mevta.! Sen öldün.. Sağ değilsin;
Çırpınışın boşuna, o dik başın eğilsin.!
Bu tabutlara daha, ne şöhretler girecek,
Neler gördü bu hoca, daha neler görecek..
 
Bekliyor Münker Nekir, şimdi seni mezarda;
Rüşvet müşvet geçmiyor, gideceğin pazarda,
Bu dünyada put yaptın, şan, şöhreti, parayı;
Az sonra göreceksin, orda akla karayı..
 
Gelecek kulağına, önce şöyle bir hitap;
“Duymadın mı dünyada, Kur’an diye bir kitap.?”
Duydum desen bir türlü, duymadım desen yalan.
Kurtarır bel ki seni, mafyadan arta kalan..
 
Gerçekleri bu fakir böyle getirdi dile,
Bilirim,.. Bu satırlar, anlayana çok bile.
Uzatıp bozmayalım, şiirin kıvamını;
Herkes kendi getirsin öykünün devamını…
Cengiz NUMANOĞLU
 
 
K  A  D  İ  R     G  E  C  E  S  İ
Ey kara düşleri aklayan gece,
Nurunda günahlar paklayan gece,
Ey.! içinde bin ay saklayan gece,
Sende nazil oldu, Hazreti Kur’an,
Kainat görmedi böylesi gufran..
 
Ey.! yüzleri Hakk’a döndüren gece,
Nurunda güneşler söndüren gece,
Ey.! şeytanı, şerri sindiren gece,
Yedi kat semada bütün kapılar,
Açıktır seninle, ta fecre kadar..
 
Sen ki; bir koca yıl özlenen gece,
Yolları aç, susuz gözlenen gece,
Sen ki, son on gecede gizlenen gece,
Sarsılır, seninle gökler direkten,
İğne atsam, yere düşmez melekten..
Cengiz NUMANOĞLU
 
 
K   A   N   D   İ   L       D   U   A   S   I
Ey.! Bu sonsuz alemleri, bir zerreden vareden,
Ey.! Bu sonsuz nimetleri, kullarına yar eden,
Bizlere cenneti canan, cehennemi nar eden,
Rahman olan,Rahim olan,bağışlayan Rabbimiz..
 
Bu gece biz, ruhumuzun kirlerinden arındık.
Bu gece biz, beden beden iman ile sarındık.
Bu gece biz, ümitlerin mabetinde barındık,
Açtığımız bu elleri, boş çevirme Ya Rabbi.!
 
Bu gece biz, tövbe ettik, nice gurur kibirden,
Husümetten, dargınlıktan, zorbalık ve cebirden,
Er geç, sana gelmek için, geçeceğiz kabirden,
Bize kabir azabını gösterme hiç Ya Rabbi.!
 
Bu gece af yağmurunu sağanak sağanak ver bize,
Bu gece cennet yolunu, adım adım ser bize,
Bu gece nur perdelerini, kanat kanat ger bize,
Mahşer günü, biz kulları, utandırma Ya Rabbi.!
 
Ataların emaneti bu mübarek vatanı,
Vatan için şehit düşüp kucağında yatanı,
O mukaddes kışlalarda eli silah tutanı,
Düşmanların şerlerinden, emin eyle Ya Rabbi.!
 
Kahraman Türk Milleti’ni, türlü iftiralardan,
Hürriyete kasdeden, çağ dışı belalardan,
Asil Türk gençliğini, sapık maceralardan,
Anarşi ve nifaktan, emin eyle Ya Rabbi.!
 
Koru bizi, huzuruna kul hakkıyla gelmekten,
Nefsimizin batağına, aklımızı çelmekten,
Koru bizi, Kelime-i Şehadetsiz ölmekten,
Hesap günü cümlemize, müjdeler ver Ya Rabbi.!
 
Koru bizi o günahkar ve karanlık yollardan,
Gıybet eden, iki yüzlü, o münafık kullardan,
Koru bizi, gafillerle, sarmaş dolaş hallerden,
Cümlemizi, hakk yolundan, ayırma hiç Ya Rabbi.!
 
Senden şifa bekleyen nice hasta kullara,
Acılarla kıvranan yetimlere dullara,
Yurt dışında ALLAH adı yasaklanmış dillere,
Bunca yükü taşıyacak, sabırlar ver Ya Rabbi.!
 
Helal kazançlarına, haram lokma katmayan,
Haysiyet servetini, hiç kimseye satmayan,
Verdiğin nimetleri çöplüklere atmayan,
Kullarına darlık yüzü, gösterme hiç Ya Rabbi.!
 
Müşriklerden sığındık, biz iman siperine,
Sabrı silah eyledik, şeytanların şerrine,
Bu dünyada şan, şöhret, saltanatın yerine,
Son nefeste, bize iman serveti ver Ya Rabbi.!
 
Senin yüce kelamını, baş tacı edenlere,
Ve Hazreti Muhammed’in izinden gidenlere,
Şu anda huzurunda, el açan bedenlere,
Cennet anahtarlarını, ihsan eyle Ya Rabbi.!
 
Canımızın cananı, gönlümüzün sultanı,
İki cihan güneşi Muhammed ruhu için,
Kalemiyle, kelamıyla İslam’a hizmet den,
Enbiyalar, evliyalar, alimler ruhu için…
 
Mezarları kaybolmuş nice adsız kahraman,
Nice kefensiz yatan, şehitler ruhu için,
İman lezzeti tatmış, havrıma havır katmış,
Bu dünyadan göç etmiş, müminler ruhu için,
E  l     F  a  t  i  h  a . . . !
Cengiz NUMANOĞLU
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Bir Yorum Yazın