Enver Ercan

 
 
D E P R E M   S E N A R Y O S U
aletsel büyüklüğü kaç olursa olsun
şok irisi bir artçıda
bizim evin zemin kata kadar
ineceği kesin..
kapıları bile çalmadan hem de
yüzümün şekli ne hale gelir o hengamede..
bilemem ama
en günahkar ben olurum
yıllardır biriken 2 – 3 ton kitapla..
kızım zaten ayrı alem,
ikide bir kitapların sonunu düşünüyor:
“bir de  yağmur yağarsa…”
 
benim umurumda bile değil
o anda başıma ha tuğla gibi “kitab-ı mukaddes,”
ha iki ciltlik “suç ve ceza”
ne çıkar..
hep birlikte yuvarlanıp gideriz o hızla
ta en alt kata kadar..
 
yine de etik bir sorun kurcalıyor kafamı
bana müstehak,  tamam da,
6 kat dolusu insanın ne günahı var..
canları çıkacak kitap okumaktan
saatlerce enkaz altında…
Enver ERCAN
Yasak Meyve, Şubat Mart 2003
 
 
D     İ
elim sana değse
diniyor gece
saçlarından başlıyorum
günü çözmeye
 
yüzüm sana değse
sürçüyor zaman
daracık odalarda
ben kafir, sen müslüman
 
dilim sana değse
uyanıyor sözcükler..
Enver ERCAN
 
 
G  Ü  N  D  Ü  Ş  Ü
üç gündür aynı kadın durakta
gözleri sonsuz gece,  sabaha değen
üç gündür “fazla biletiniz var mı acaba?”
sesini duymak için
iyi niyetli günahlar özleyen
adını bile bilmiyorum daha
ama hep tedirgin bakışları
ön kapıya yaklaşıyor usulca
sile boza yüzündeki anlamı..
 
sesi kalıyor durakta,  bir de saçları
günüme yayılan saçları,  bir de
sesleniyorum ardından okşar gibi zamanı
yar saçların lüle güle..
Enver ERCAN

Bir Yorum Yazın