Erhan Güleryüz

 
 
A  H    B  İ  R
Ç  O  C  U  K     K  A  L  S  A  M
biz hep çocuk kalmalıydık aslında,
üç taş, üç cam olmalıydı hayat..
en büyük kavgamız gazoz kapağından çıkmalıydı
ve en büyük acımız
öğretmenimizin başka şehre tayini olmalıydı..
 
biz hep çocuk kalmalıydık aslında,
büyümeye özenmeliydik büyümeden..
insan dediğin,
yürüdükçe yorulan, yoruldukça ağlayan, bir taş değil mi.?
çözmesi zor değil.!
sen ansın,  yaşanan zaman…
Erhan GÜLERYÜZ
 
 
A  R  A     S  I  C  A  K
ateş gibi bir öğle vakti,
deniz üç kilometre,
ensemden döküldü aşk
önümden, dizlerime..
oradan sandaletlerime
ve toprağa…
Erhan GÜLERYÜZ
 
 
A  V  U  C  U  M  D  A
S  E  V  D  A     V  A  R
rüzgar,  dudaklarıma
iki damla yağmur vurdu..
bir çocuk aşkı ki,
koca insanlar böyle sevmemiştir.
bir akşamüstü Arnavutköy’deydim.
“sevda” diyorum,
“sevda” dedin mi gizli olacak
ve çulsuz olacaksın ki;
değerini bileceksin,
hissedeceksin..
 
o zaman acısına da saygın olur.
iki damla yağmur,
adını bilmediğim karanlıktan
dudaklarıma
rüzgarın hediyesi..
cebimde yumruk elim.
yanıyor avucumda,
yanıyor
verdiğin mektup…
 
bütün bulutları seviyorum.
bütün insanları seviyorum.
yaşamayı seviyorum..!
Erhan GÜLERYÜZ
 
B  İ  L  İ  R  L  E  R
çok bıkarsan hayattan
bir mezarlığa git.
ölüler iyi bilirler.!
yaşamak güzeldir..
Erhan GÜLERYÜZ
 
 
D A H A   D Ü N
daha dün..!
konuştuk uzun uzun.,
bana çocukluğumu anlattı..
beni bu kadar bildiğini bilmiyordum.
beni bu kadar sevdiğini de bilmiyordum..
 
daha dün..!
gülümseyip, “mevsimin kötü geçtiğini”
“bir çok şeyin değiştiğini” söyledi..
 
daha dün öğrendim
uzun kış gecelerinde neden uyumadığını
ve neden rüzgarın sesini sevdiğini..
 
daha dün başlamıştık
biz olmaya..
baba oğuldan öte..
Erhan GÜLERYÜZ
 
daha dündü..!
dün ne çabuk bitti..?
Celalettin BİLGİN
 
 
E  L  V  E  D  A
gidiyorum
elveda..!
unuttuğum bir şey varsa
sende kalsın..!
 
ben unutmayacaklarımı,
ister istemez
yanımda götürüyorum..
Erhan GÜLERYÜZ
 
 
H   A   M   A   L
özü bilmeden bilimi kurcalama..
sözü bilmeden sohbette bocalama..
 
“bunca yükle öleceksin.” dedim hamala..
“ölüm kolay,  sen umuttan haber ver.” dedi.
“umut var oldukça dünyayı ver sırtıma..”
Erhan GÜLERYÜZ
 
 
K I S A C A   Y A L N I Z I M
ben yalnız bir kaptanım;
denizim yok,
rüzgarım yok..
 
ben yalnız bir kartalım;
dağım yok,
bulutum yok..
Erhan GÜLERYÜZ
 
 
M Ü M K Ü N S E
ölürsem
İstanbul’da ölmeliyim ben..
namazımda
martılar geçmeli üstümden..
mümkünse kış olmalı..
mümkünse
kimse duymamalı..
ölümler sıkıntıdır yaşayanlara..
mümkünse bir mezarcı,  bir hoca..
tahta, toprak iş bitince
midyeleri koyup saca,
laflasınlar umarsızca..
Erhan GÜLERYÜZ 
 
 
O  P  T  A  L  İ  D  O  N
soğuktu hava,  her taraf kardı.,
gazyağının karaborsaya düştüğü yıllardı..
 
sarılıktım,  halim yoktu.,
evin yolunda annemin elinden tuttum,
tek sadık yardı..
 
yol kıyısı kalabalık,  jandarma gelmiş,
kamyonlar durup bakıyor,
bir olay vardı..
 
beyazların ortasında,  izinlik yeşilliğiyle
iki büklüm bir asker.,
her yanı kardı…
 
sonradan anlattılar işin asılını.
iki kutu  o p t a l i d o n . .
zamansız bir ayrılık.,
bir kasaba gelin olmuş bir aşkı vardı…
Erhan GÜLERYÜZ
 
 
S E N
B E N İ   T E R K   E T
ben seni değil,
sen beni terk et.
bana hasretlik bırak,
bir eylül akşamında..
 
eş dost muhabbetinde
bir pişmanlığım olsun..
iki kelam aşk bırak..
Erhan GÜLERYÜZ
 
 
 
 
 
 

Bir Yorum Yazın