Faik Ali Ozansoy

                     
 
                 F A İ K   A L İ   O Z A N S O Y
                 10 Mart 1876 günü  Diyarbakır’da dünyaya geldi. Babası Tarihçi ve
Şair Said Paşa’dır. Şair Münis Faik Ozansoy’un babası ve Şair Süleyman Nazif’
in kardeşidir.
                 İlk öğrenimini Diyarbakır’da, lise ve yüksek öğrenimini  İstanbul’da
Mülkiye Mektebinde tamamladı.Okulu bitirdikten sonra mutasarrıf ve kaymakam-
lık görevlerinde bulundu.
                 1901 yılında Servet-i Fünunculara katıldı.  1909 yılında adını verdiği
Fecr-i Ati topluluğuna başkanlık etti.1910 yılında Midilli’ye,ardından Erzurum’a
atandı.1914’de Kütahya Mutasarrıfı olarak görevlendirildi. Mütareke döneminde
bir kaç ay Diyarbakır Valiliği yaptı.  1920’de Müsteşarlığa getirildi ise de iki ay
sonra bu görevden istifa etti.
                 Diyarbakır Valiliği sırasında 1919 Erzurum Kongresine heyet gönder-
mediği gerekçesiyle Cumhuriyetin ilanından sonra dışlandı ve kendisine bir daha
görev verilmedi.  1921 yılından itibaren  İstanbul Mülkiye Mektebinde  Fransızca
öğretmenliği ve Saint Benoit Fransız Lisesinde Türkçe öğretmenliği yaptı.
                 Daha sonra oğlu Münis Faik’le birlikte Ankara’ya yerleşti ve kendini
edebiyata verdi. 1 Ekim 1950 günü geçirdiği bir kalp krizi sonucunda Ankara’da
vefat etti. Şiirleri Türk Sanat Müziği şarkılarına güfte oldu. Sırasıyla; Fani Tesel-
liler (1908), Temasil (1912) ve Elhan-ı Vatan (1915) adlı şiir kitapları yayınlandı.
 
 
Bu da Türk’ün Türküsü 
Ey Türk, ey güneş oğlu,
Yurdun güzellik dolu;
Toprağı gül kokulu,
Cennettir Anadolu..
 
Dağ, yayla, sonra deniz,
Akdeniz, Karadeniz,
Marmara aradeniz,
Cennettir Anadolu..
 
Nuruyla Atatürk’ün,
Yükseldi her ay, her gün;
Bak, diyor, doğdukça gün;
Cennettir Anadolu…
Faik Ali OZANSOY
 
 
N e    G ü z e l    Ş e y 
Yıldızlı semalarda ki haşmet ne güzel şey.
Mehtaba dalıp yar ile sohbet ne güzel şey.
 
Dünyamızın üstünde bütün ruhlar uyurken,
Yıldızların altında ibadet ne güzel şey.
 
Fani ve adavetlere mahşer bu cihanda,
Bir bitmeyecek aşkı muhabbet ne güzel şey.
 
Dünya da senin aşıkın olmak ne saadet,
Allah ile haşa.!  bu rekabet ne güzel şey.
 
Lütfen bana güldün, güzelim, mülferit oldum,
İcab-ı necabet bu..  Necabet, ne güzel şey.
 
Ey hilkatin emsali yok ibda-i kemali,
Senden bana bir zerre inayet ne güzel şey.
 
Hüsnünde ki mana-yı semavi ne ilahi,
Aşkımdaki reng-i ebediyyet ne güzel şey..
Faik Ali OZANSOY
 
 

Bir Yorum Yazın