Funda Güven

 
 
A  L  I  N      Y  A  Z  I  S  I
Temize çek yazıyı usta
Sil baştan yapalım
Kar beyaz olsun yaprağın
Mürekkebin dağılsın üstünde
Salınsın kalemin nazlı nazlı..
 
Bütün yazıları temize çekebilir misin usta.?
Alın yazısını mesela.?
Alın yazısı var mıdır usta.?
 
Bir bilene sorsak diyorum
Kim ne bilir acaba.?
Funda GÜVEN
 
 
 
G    E    L    D    İ    M        Y    O    K    T    U    N
Dün gece düşüncelerim yine sen kokuyordu
Beynimin her köşesini esir almıştın
Yine içime girmişti yokluğun
Yine kendi kendimle seni konuşmaya başladım..
 
Biliyor musun, sen gittikten sonra hayat bulanık bir hayal
Ev soğuk, çayın tadı yok
Sen gittikten sonra ne uyku var gözümde
Ne de merakla okuduğum kitabın son yedi sayfası
Sarı bir hüzün şimdi firara meyilli aklımın rakibi
Seni daha da ısıtmak için içimde
Gözlerimi kapatıp yüzüne sürüyorum yüzümü
Sözlerin gözlerimde bir kaç damla yaş
Dudağında bakire bir gülümseme
Ve tenime işliyor teninin kokusu
Ellerin ateş topu sen dokundukça ben eriyorum
Gözlerimi açsam gideceksin, biliyorum.
Dün gece kafatasım dar geldi beynime
Beynim dar geldi düşüncelerime
Bir infilak arifesi terkettim evimi
Yollara düştüm, şuursuzca değil
Dümeni sana kırdım
Rotam geçici vuslat, yalancı bahar,
Bir kelebeğin hiç göremeyeceği mevsim
Yağmur başlamadı ben yürürken
Hani filmlerde ki gibi
Kuruydu hava, kuruydu yollar, kuruydu gözlerim.
Nasıl bir cesaretti dün gece ki bilmezsin.
Gel yine bir parçam ol, demeye gelmemiştim.
Senden aşka dair hiç bir şey istemeyecektim
Geldim çünkü sen her şeyimi bilenimsin
Sen benim kapısı olmayan, duvarı olmayan
Dört bir yanı açık hanemsin
Dün gece bildik bir yüz görmek istedim
En bildik yüz sendin
Aşka mı esirim sana mı bilemedim
Aşk sende mi anlam buluyor dersin?
 
İşte dün gece sana bunları anlatmaya geldim
Defalarca çaldım kapını
Kapı aşındı, elim aşındı, yüreğim aşındı
Dün gece sana geldim, çaldım kapını
A ç a n   o l m a d ı . . .
Funda GÜVEN
 
 
G       İ       Z
Zaman bir giz
Geçmiş gelecek arasında fark yok
Zeus’un mucizesiyle esiyordu
Phaeton’un kavak yelleri
Bir başka mucizeyle susacak türkü..
 
Doğum ve ölüm arasında fark yok
Açılan kapıyı kapamak lazım
Yarım kalmamalı hiç bir şey..
 
Sonra basıp gitmeli
Bir sessizliğe gömülüp
Bir rüyaya dalmalı..
Funda GÜVEN
 
 
T     E     K     A     B     Ü     L
Karanlık çökünce şehrin dört bir yanına
Uykumu bölüp geceme girmeni sevdim
Sabahın ilk ışıkları göz kırpana dek
Gelmeyeceğini bildiğim gecelerde bile seni bekledim
Gözlerimde uykusuzluğun ağırlığı
Ağzımda şarabın acı tadı
Ve mide bulantısı
Yokluğuna seni kötüledim..
 
Baktım olmadı
Sabah dörtte çaldım bir dostun kapısını
Seni anlattım saatlerce
Bildiği iyi bir doktor varmış
– Bana ne.  dedim..
 
Ekim ayına tekabül eder tanışmamız
Kasım ayına tekabül eder ilk temas
Mart ayına tekabül eder ayrılık
Tekabüller biriktirdim..
Funda GÜVEN

Bir Yorum Yazın