Göçmen Bir Kuş

 
 
G ö ç m e n   B i r   K u ş  
Küçük bir kuş, gözyaşlarını silmiyor.
           “Mini mini bir kuş donmuştu,
                      Pencereme konmuştu.”
                               şarkısını bilmiyor.
O uzun gecelerde dallarda uyuyor,
Cırcır böceklerinin şarkılarını duyuyor.
O rengarenk tüyleri hiç solmamış,
Hiç bir zaman bir yuvası olmamış.
O baharla rüzgarlala kanat çırpıyor,
O ılık güney rüzgarlarına göz kırpıyor.
Hızla yürüdükçe sürgünlere yakıcı yaz,
O olgunlaşmış meyvelerden tadıyor biraz.
Yaz yağmurlarında kanatları ıslanıyor,
Yorulunca bir ağacın dalına yaslanıyor. 
Her geçen günün aranırken dünleri,
Hızla gelip geçiyor o yaz günleri.
Geliyor yavaş yavaş geç kalan güzün,
Sisler içindeki ıslak günlerde hüzün.
Sıkıntı insanlara, insanlara imiş tasa,
Bu kuş için yok yazılmış bir yasa.
Hazırdır hazan mevsimine göz kırpmaya,
Mavi denizlerin ötesine kanat çırpmaya.
Kanat açacak uçsuz bucaksız ummanlara,
Uçacak uzak ülkelere, sıcak diyarlara..
 
 
Bir çocuğun attığı taş kanadına değer,
Kuş uçamaz artık başını öne eğer.
Kış yaklaşırken yavaş yavaş sessizce,
Puslu bir sabah,  soğuk rüzgarlar estikçe,
Havalanır yüzeyinden bozkırların,
Sürüsü havalanır en son turnaların,
Güneye doğru çığlıkları savrulur,
Yaralı turna uçamaz, içi kavrulur..
Bir daha kanat açamadı dağa taşa,
Kanadı dokununca serseri bir taşa.
Bu acı öykü bütün yürekleri yaktı,
O uçan diğer kuşların arkasından baktı.
Olmadı hiç bir zaman onun düşüncelerinde
Uzun ömürlü, kalıcı bir yuva için tasa.
Bütün tabiat girdi onunla yasa..
 
Nasıl uçacak, yazık ne bulup ne yiyecek,
Bu kuş ağladıkça gözyaşlarını nasıl silecek..
                       “Mini mini bir kuş donmuştu,
                                 Pencereme konmuştu.”
                                      şarkısını öğrenecek.!
Celalettin BİLGİN
  05  Kasım  2014
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Bir Yorum Yazın