Halil Kocagöz

 
 
B    A    H    A    R        G    E    L    D    İ 
Pembe filiz verdi,
Beyaz çiçek açtı ağaç;
Şaşmayın kuşların canını dişine takmış
Daldan dala var gücüyle şakımasına
– Bir gün kış.! –
 
Bahar geldi
Etekleri rüzgarda bir taze avlusundan
Komşunun oğluna seslendi: “İsmail!”
– Adam kabaran toprağı sürdü. –
 
Bahar geldi Anadolu’m
Umut umut bir başka oldu yine;
Peri bacaları yosunlarla yeşil.
Eski Polatlı’daki çocukların gözlerine
Bir kıvılcım yürüdü.
 
Bahar geldi,  Anadolu’mun,
Tırtıllarını, karıncalarını, arılarını
Bir türküdür aldı;
Boynuzu kıkırdak buzağılar, birbirini daladı mert.
Tayın gözlerini yaladı ihtiyar çoban köpeği,
Tay şaştı kaldı.
 
Yaşamalıyız duydukça baharı içimizde,
Yaşamalıyız gün tepelerde taze ışıklar içinde durdukça,
Toprağımız bize sardıkça kollarını gerçek,
Yaşamalıyız, bir yana hışım zulüm,
Yaşamalıyız en doğrucasına, en iyicesine, en çok severek
– Bir gün ölüm.! –
 
B a h a r    g e l d i . . 
Halil KOCAGÖZ
 
 
E Ş İ M  
S E V İ N Ç      K O C A G Ö Z ‘ E
                         Eşinin mezar taşına;
“Özverin öyle büyük
 Sonsuzlukta güneştir.
 Ey eşim ölümsüzlük,
 Sevgimle sana eştir..”    yazdırdı..
                         Kendi mezar taşında ise;
“Zamanla yaşam sonsuzdur evrene göre,
 Oysa yaşanan uzunlukta zaman gelen gidene göre..”
                         yazılıdır..
Halil KOCAGÖZ
 
 
M     A     S     A     L
Bir varmış, bir yokmuş;
Radyolar tellal iken,
Trenler hamal iken,
Tepkili uçak zümrüdü anka,
Atom bombası büyülü bıçak iken
Bir Keloğlan var imiş,
Herkes ona yar imiş..
Bir gün devler Keloğlan’a kızmışlar,
Derisini yüzmüşler, mezarını kazmışlar,
Başına boş bir taş dikmişler..
 
Onlar ermiş muradına,
Biz çıkalım kerevetine..
Halil KOCAGÖZ

Bir Yorum Yazın