Hasan İzzettin Dinamo

 
           
 
            H A S A N   İ Z Z E T T İ N   D İ N A M O
           1909’da  Trabzon’un  Akçabat ilçesinde doğdu.  Ailesiyle  önce İstanbul’a,
sonra  Samsun’a yerleşti.  Babası  I. Dünya Savaşında öldü.  Ankara Gazi Eğitim
Enstitüsündeki  Resim-İş Bölümü eğitimini  TCK.’nun 142 nci maddesinden tutuk-
lanmasından dolayı tamamlayamadı. Bu yargılamada dört yıl hapse mahkum olan
Hasan İzzettin Dinamo daha sonraki yıllarda yazdığı bir çok şiir nedeniyle çeşitli
baskı ve suçlamalara maruz kalmış ve 6 – 7 Eylül 1955 olaylarında yapılan tutuklu
yargılamadan suçsuz bulunarak serbest bırakılmıştır.
              Eğitimini tamamlayamayan  Hasan İzzettin,  geçimini çeviriler yaparak
ve özel dersler vererek sağlamıştır.  Gençliğinde bireysel şiirler  yazsa da  Nazım
Hikmet’in şiirleriyle tanışınca,  kendine toplumcu bir çizgi çizdi.  Sabahattin Ali,
Rıfat Ilgaz ve A.Kadir gibi şairlerle birlikte çalıştı.  Yedi ciltlik  “Kutsal İsyan”la
“Savaş ve Açlar”  gibi önemli romanlara imza attı.
              1977’de Kutsal Barış adlı romanıyla, “Orhan Kemal Roman Armağanı”
nı kazanmıştır.  İlk şiirlerinde Rıza Tevfik, Yusuf Ziya ve Orhan Seyfi’nin etkileri
görülür.  Toplumcu bir şair ve yazar olarak, mücadeleci bir yaşam süren, Hasan
İzzettin Dinamo, 20 Haziran 1989 günü yaşama veda etmiştir. 
 
 
Bir Mahpushane Türküsü 
Bir Eyüp sabrıyla bekledim
Sabahı olmayan gecelerde.
Gül dalları yerine demir çubuklar vardı
Münzevi münzevi pencerelerde
Dört uzun yıl boyunca
Dışarda koskoca bir doğa
Baştan çıkaran kokularıyla
Doldurdu yolları..
 
Her bahar göğün kapılarında
Şarkılar okudu tarla kuşları.
Apak bulutlar geçti habersiz
Aşıklığımdan, şairliğimden.
İlk yaz yağmurları bensiz yağdı
Ve ebemkuşağı açtı bensiz..
 
Bir Eyüp sabrıyla bekledim
Pis kokulu gübreliğinde günlerimin.
İnsanlar olmadı farkında
En küçük hünerimin.
Ne de bir kişinin oldu haberi varlığımla yokluğumdan.
Bir bahar sabahına benzeyen çocukluğumdan
Ebem kuşakları gelirdi
Eğlendirmek için beni!
İçinde çırılçıplak çimdiğim dereler
Söylerken kulağımın dibinde ninni..
 
Bir bahar sabahı gibi güzel çocukluğumun
Kırık beşiğine başımı koyar
Uyanamadan günlerce uyudum.
Umudum, dudaklarımda büyük türküler
Ve ellerimde gelincik desteleri
Karşımda bulurdum.
Öğrenme istemem bir Eyüp sabrı nedir
Torunlarımın torunu!
Say ki dedeleri bir masal yaşadı
Say ki acılar masaldı
Ve öttür ölümsüzlüğe doğru borunu.!
 
Ebedi aşığın dönüşünü bekler
Yakın yeminlerin tanığı çiçekler
Artık olmayacak baharlar içinde.
Ey, ömrümün en güzel türküsü aldanış!
Aldan gelmiş olsa  gibi ümitsiz kış;
Her garipsi ayak izi kar içinde
Dönmeyen aşığın septiği çiçekler..
 
Ya sen!  Ey sen!  esen dallar arasından
Bir parıltı gibi görünüp kaybolan
Ne istersin benden akşam saatinde?
Bir gülüşü olsun görülmemiş kadın,
Nasıl ölümsüzsün aynasında aşkın;
Hatıraların bu uyanma vaktinde
Sensin hep, sen, esen dallar arasında..
 
Ey unutuş! kapat artık pencereni,
Çoktan derinliğine çekmiş deniz beni;
Çıkmaz artık sular altından o dünya.
Bir duman yükselir gibidir kaderden
Macerası çoktan bitmiş o şeylerden.
Amansız geçenle yayıl dört yanıma
Ey unutuş! kurtar bu gamlardan beni..
Hasan İzzettin DİNAMO
 
 
İ n s a n ı n  K a h p e s i 
İnsanın kahpesi,
Ne aslana, ne kaplana benzer.
İnsan oğlunun kahpesi,
İlk bakışta sana benzer..
 
İnsan oğlunun kahpesi,
Aslandan, kaplandan yırtıcı.
İnsan oğlunun kahpesi,
Her yanda haklı, her işte haklı,
Hem de gürültücü, patırtıcı..
 
Onca sıfırdır,
Doğanın her güzel yarattığı,
Ya da sanatçının her güzel dediği..
Dana beynini beğenmez,
İnsan beyninin yediği..
 
Sabrımızı yer kıtır kıtır
Çerez yerine.
Cellatlar bile daha kaygusuzdur,
Namuslu insanın üzüntülerine..
Hasan İzzettin DİNAMO

Bir Yorum Yazın