Hayati Baki

 
 
        H  A  Y  A  T  İ      B  A  K  İ 
           17 Ağustos 1949 günü Trabzon / Tonya’da dünyaya geldi.  Bir süre İstanbul
Üniversitesi  Hukuk Fakültesinde okuduktan sonra  Ankara Üniversitesi  Dil Tarih
Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. Aynı üniversitenin bir
çok fakültesinde Türk Dili dersleri verdi.
           Öykü, eleştiri, günlük, eleştirel deneme, deneme, inceleme ve şiirlerini; İzlek,
Akatalpa, Prometre, Kavram, Karmaşa, Kül, Şiir Odası, Oluşum, Töre, Yeni Biçem,
Kül Öykü, Sahaf, Sincan İstasyonu, Kum ve Yeni Biçem dergilerinde yayımladı.
           Sırası ile; Tanzimat Edebiyatında Roman ve İnsan (1993 – İnceleme), Şiirin
Kesik Damarları I / İntihar  Eden  Şairler  Kitabı (1994 – Araştırma),  Şiirin Kesik
Damarları II / Öldürülen  Şairler  Kitabı (1994 – Araştırma), Şair ve Otorite – Şiir
ve Yanılsama (1996-Eleştirel Deneme) adlı araştırma ve inceleme kitaplarıyla Son-
rasız Dönüş Yalnızlığı (1992),Usulca ve Yeğnik (1996) ve Harfler Kitabı (2004) ad-
lı şiir kitapları yayımlandı.
 
 
H     a     y     a     t  
adil değil hayat: yaprağa sor  
çimene sor patikadaki hışırtıya  
sor: evine sığınan kaplumbağaya  
istersen: hayatı öğrenemeden  
ölen çocuklara, sorabilirsen  
eğer; sor, orman bilgisine  
dillerin güneşine  
ulusların: arkeoloji ne der:
fosiller, ölüler çağı, tanıklığı  
yaşayanların: hayat, adil değil  
der; yaşama bak: tarihe, doğaya,  
el yazısına kaderin.!      
 
elbette, güzeldir: hayat.!  
öznesi insan olan şiddet olan  
hayattan bahsediyorum:  
ekmek ve şarap hakkıyçün  
söyleyelim: adil mi hayat?:  
ceylanı öldüren ne?  
kurşuna dizen Uğur’u?  
Serap’ı yakan kim?  
hayat adildir(!), işte işte..  
açlık yok; yoksulluk yok;  
Afrika dahil, Amerika hariç,  
karacalar; sırtlanlar..
Hayati BAKİ
 
 
H a y a t   Y a p r a k l a r ı 
ay yaprakları..
 
ay vadinin üstünde, izliyor
gölgesini; ırmağın göğsünden
sağıyor bu kederli aşk
zamanın memesinden anın sütünü:
ayrılığın ağzında kan..
 
işte bir insan: her şey
bozuluyor: düşlem, korku, imdi,
çıplaklığın yalanı yok: gerçek
rüyaya rastlıyor otların çiyinde:
yorgun bir damla düşüyor içine..
 
ayak izlerimiz suyun memelerinde
dans ediyor ayla: ayn ve
ayna: sen, bıldırcın zamanı
ürpertinin kalbi, kaygının ritmi:
gel söyle, yanıma otur..
 
ağlama: vadinin üstünde ay.
korkma: ben ırmağım hakikat.
çok eski amforayım: içinde.
imdiyim: ay şarkıları sensin:
ikimiz kederliysek, bundandır.
 
ay vadinin üstünde..  – ayna..
Hayati BAKİ
 
 
P a t e t i k   S e n f o n i 
garip ve tuhaf ölüler..
 
iğdiş edilmiş kelam : demokrasi,
işkembe-i kübra : hürriyet feodal,
vandal insan hakları barbariyyun :
tükürük, salgı şeyi ahlaken
müsellem, elbette..
 
despot zamanların müstebit atıkları hükümran :
fizik kimyaya esir ;  simya parçalıyor atomu,
aklı, bilgiyi ve fikrin çiçeklerini irinle.
uyku halinde şu ara keyf mağrasında şairan :
ipek sözler al, kadife eller hıyaran mı?
hayır hayır altun külçelerle safran
borsalarda bankalarda hayz
vaziyetinde eller :
eller diller perişan : ağla sevgili yurdum :
zihnim mağma ; gövdem, sönmüş yanar
dağ : içimin dağları ağlar : kalbim
kalbimi dağlar..
 
insanat pislik : içinde : zavallı dünya :
emperyal kapitalin hükmünde eşya,
şeyler azgın ve arsız ; efendiler muhteris,
haris : ağlayan laleler, gülhatmiler, menevşeler :
akşam : sabah uykusuz, tedirgin, korkunç
korkunun kokusu, çocukluğun soluğunu boğuyor.
eşik cini uğultular meselleri besliyor kara
yerin altında cinnetler, ecinniler bekliyor.
cinayet ehli hazır : kanun varsa
elbette, adaletsizlik egemendir
burda, burada..
 
iğdiş edilmiş kelam : demokrasi işkembe-i
kübra ; hürriyet feodal ; vandal insan
hakları barbariyyun ; tükürük salgı
şeyi ahlaken müsellem, elbette.
model manken müteşair siyaseten siyasi
şiir çığırıcı ebleh akillik : tabiat bu : huyu
huysuz, uyuz mu uyuz cüdam, ucuz adem :
piç adem, adem : hiç nisa, vıcık vıcık lebarel.
sonrasız alkışlar alkışlar alkışlar durma
beleş sadaka fitre zekat : bir iki üç:
daha fazla kuyumcu..
 
pas demiri yiyor : memleket han-i yağma
oksitlenmiş beyinler : bidonlar : teneke
trampetler çiviler dikenli teller kumlar
çimentolar tuğlalar kiremitler betonlar
tuzlu sular asitler kezzaplar zıkkımlar :
halis libaslar ; dört çarpı dörttttler.
milkiyet arsızlıktır.  derdi emicem
ipsiz recep.  proudhon dede de
sermaye hırsızlıktır! : ne haldir halimiz vıyyy!
amandır : elinin kiri ölünün körü
beş vakit, çok nakit..
 
Allah ile aldatanlar ve aldanan puşt ahali!..
Hayati BAKİ
Üç Nokta Dergisi,  S : 7
  
 
 
T       o       z
ne anlatır toz.? :  silinmeyi,
zamanla belleğin uzağında.
unutuşun hacminde ellerin;
aklın: gözlerini yorgun sözcüklerin
hançerli masasında..
 
gitmeyi mi anlatır.?  gölgesi,
parmağın ucunda; dönüp bakmayı
durma alışmayı sessizliğe.
kimse yok burada: hiç kimse: belki,
belirsizliğin dilinde..
 
anlatır mı evi, ölük evi.? :
karangu suların yıkadığı zihni,
ömre teyellenen günleri, çisentiyle:
pencere önünde: izini arayan
kertenkele gönünde..
 
zaman akar: toz bekler görünmeyi..
Hayati BAKİ
(Bireylikler, 1)

Bir Yorum Yazın