Haydar Ergülen

 
                     
           
              H A Y D A R   E R G Ü L E N
                   14 Ekim 1956 günü  Eskişehir’de doğdu. İlk ve ortaokulu Eskişehir’de,
liseyi  Ankara’da okudu.  Ankara  Orta Doğu  Teknik Üniversitesi  Sosyal Bilimler
Fakültesi Sosyoloji bölümünü bitirdi. İstanbul’da reklam yazarlığı yaptı.
                   Bir süre  Anadolu  Üniversitesinde  araştırma görevlisi olarak çalışan
Haydar Ergülen, halen  Kadir Has ve Bahçeşehir Üniversitelerinde “Reklamcılık,
Yayımcılık, Yaratıcı Yazarlık, Türk Şiiri ve Şairleri” konulu dersler vermektedir.
                   1980 sonrası Türk Şiirinin önemli isimlerindendir.  İlk şiirini 1972’de
Eskişehir’de  Deneme dergisinde, ilk yazısını da aynı yıl  Yeni Ortam gazetesinde
yayımlandı. İstanbul’da Üç Çiçek(1983) ile Şiir Altı(1986) dergilerini yayıma ha-
zırlayanlar arasında yer aldı. 1979’dan başlayarak  Gösteri, Türk Dili, Yusufçuk,
Felsefe, Yeni Biçem, Yarın,  Somut ile Varlık dergilerinde şiirleri yayımlandı. Bir
süre Radikal Gazetesinde  Açık Mektup köşesinde denemeler yazan Ergülen, Star
Gazetesinde yazmaya başladı.
                   Aralarında Behçet Necatigil,Cemal Süreya, Altın Portakal Akdeniz ve
Metin Altıok şiir ödülleri gibi önemli ödüllerinde bulunduğu 7 şiir ödülünü çeşitli
şiir kitaplarıyla kazanan Ergülen’in şiirleri;  İngilizce, Almanca, Korece, Farsça,
Fransızca ve Hollandaca gibi dillere çevrildi.
                   Sırasıyla; Karşılığını Bulamamış Sorular(1981), Sokak Prensesi(1990)
Sırat Şiirleri(1991), Eskider Terzi(1995), Kabareden Emekli Bir Kız kardeş(1996),
Kırk Şiir ve Bir(1997), Karton Valiz(1999), Hafıza(1999),Ölüm Bir Skandal(2000)
Nar (2000,Toplu Şiirler-1), Hafız ile Semender (2002,Toplu Şiirler-2), Keder Gibi
Ödünç(2005),Yağmur Cemi(2005,Seçme Şiirler),Üzgün Kediler Gazeli(2007),Zarf
(2010) ve Aşk Şiirleri Antolojisi(2011) adlı şiir kitapları ile Haziran Tekrar(2000),
Üvey Sokak (2005) ve Düz Yazı 100 Yazı (2006) adlı denemeleri yayımlandı.
 
 
A  n  n  e
Sahi senden mi doğdum anne
Yollar, nehirler, kuşluk vakitleri dururken
Bir insandan mı doğar bir çocuk?
 
Anne senin yüreğin taş olsa dayanır mı
Kuş olsa, çiçek olsa, gündüz olsa,
Kırılmaz mı acıdan bir sap menekşenin boynu?
 
Bu kez dağlar doğursun beni anne
Sende ılık bir yağmur ol
Durmadan yağ  kanayan yerlerime.!
Haydar ERGÜLEN
 
 
Eylül  Yine  
sarı kelimeler yazıyorsunuz  
sarı kağıtlara sarıyorsunuz  
her mektubunuzla biraz daha  
üşütüyorsunuz sararmış hayatları  
bir anı daha kazanıyorsunuz sanki    
bir yaprak hırsızı gibi    
eylül yine yorgun yine kayıp  
zarf kalabalığında bir yalnız pul  
eylül, yine: kimsenin göndermediği..
Haydar ERGÜLEN
Zarf,.
 
 
Gölgesi
Olmak istiyorum
su içen sesin
yürüyen sözün
düşünen elin
öpüşen gözün
yoksa gölgesi.!
Haydar ERGÜLEN
 
 
İç  Nefes  
o bir çay istemişti, trenin içinde  
biz tren yolcusuyduk, çölün içinde  
ben yalnız kalmıştım, senin içinde  
oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni!  
 
aşkı geçtik, gözlerini açabilirsin..  
 
o bir dile sığınmıştı sözü içinde  
yolu yoluma çıkmıştı, çölü içinde  
ben eski kalmıştım, senin içinde  
oysa kaç çocuğun yerine övmüştüm seni!  
 
düşü geçtik, kendine bakabilirsin..  
 
o bir bende kırılmıştı, hayli içimde  
ıssız otağ kurulmuştu, canım içinde  
oysa kaç bahçe yerine açmıştım seni!  
 
kimi geçtik, kimseye sorabilirsin..
Haydar ERGÜLEN
 
 
Küs  Nefes
sana küstüğümde sen yoktu daha  
yokluğuna küsmüştüm sonra sen geldin  
kendime isteyemezdim seni öyle güzeldin  
şimdi varmışsın gibi küsüyorum yokluğuna..  
 
alınganlık, ah, bilmezsin, küsmem de küsülecek  
zamanda, n’eyleyim varlığın yokluğundan tenha  
senden başka küsülecek kimse mi bıraktın bana    
bir ben kaldım bir de bıraktığın küskünlük tenha..  
 
sen kimseye küsmezsin bilirim, gözlerin de  
yaprak hırsızı güz; anılar düştükçe göz  
dolar, yaz gelmeden temizlemek gerekir  
gözleri yoksa küskünlük de gözyaşıyla kirlenir..  
 
küsecek kadar sevmeli insan birini  
o gelince küsmeli: nerdeydin bunca zaman  
niye sevmedin beni, küsecek kimsem yoktu  
demeli o varken de kimseye küsmemeli..
Haydar ERGÜLEN
 
 
Mavi  Geçti..    
Öyle bir yazdı ki    
sanki gökyüzünde oturuyorduk..  
 
Seni öpmek gökyüzünü öpmek gibi    
mavi bir şeydi..    
 
Gençlik öyle bir yazdır ki  
ne yurt ne ev ne oda  
yalnızca gökyüzü  
yeter insana..  
 
Biz seninle gökyüzünde  
çok oturduk  
gençliğimiz  
çok mavi geçti..
Çok.!  
Haydar ERGÜLEN     
 
 
N  a  r  
Kış büyük geliyor nara gidelim  
soğudu günlerin yüzü nara gidelim  
narın bir diyeceği olur da bize  
açılır nardan bin bir sıcak söz  
dilimiz kurudu burdan nara gidelim  
narın bir evi var pek kalabalık  
keşke biz de otursaydık orada  
ev büyük geliyor şimdi her oda  
bir ayrılık, çocuklar kapalı kutu,  
bahçeler dağınık: bir salkım üzümü  
paylaşırken nasıl da bağ bahçe arkadaştık,  
meğer yapraklarından soymaya başlamış  
bahçeyi hırsız, bağ çıplak kalmış.!    
 
Narın bahçesine bir hoyrat girse  
tenden önce dile yoksulluk düşer  
dil üşümeden, daha üzülmeden ten  
açılıp saçılsın bize nara gidelim;  
ev ki nar gibi iç içe bahçe  
kadın aşka bahçe, deli sarmaşık  
tutunup aşkına hemen nara gidelim..  
 
Narın elinden kopardık şu aşkı diyelim.!
Haydar ERGÜLEN
40 Şiir ve Bir,.
1998 Altın Portakal Şiir Ödülü  
 
 
S ö y l e n c e  
akdeniz gülüşlü bir çocuk olsaydın  
ağzının kıyısında uçarıklar biriktiren  
yüzünde bin bir haylazlıkla sevseydin beni  
yüreğinden beyaz kuşlar uçardı yüreğime  
dokundukça portakal çiçekleri dökerdi  
sevilmekten ürpertili dingin gövden..  
 
ah çocuk ah kadın ah sevgili  
sözlerin aşk anımsatsa da  
gülüşünde onmaz acılar gizli..
Haydar ERGÜLEN
 
 
YALNIZIZ CEMAL AĞBİ
                              “Cemal Safi’ye.!”
Bu rakıyı diyorum Cemal ağbi
Bu rakıyı içmek seninle
Kars’a gitmek gibiydi..
 
Senin şiirinde diyorum Cemal ağbi
Rakı uzun içilirdi,
Kars’a uzun gidilirdi..
 
Senden sonra diyorum Cemal ağbi
Kars’a şiir gitmiyor..
Kars kısa, rakı tatsız..
Senden sonra şiirde
Her şey dibe çöküyor,
Anla,  öyle yalnızız..
Haydar ERGÜLEN
 
 

Bir Yorum Yazın