Hilmi Haşal

 
 
        H İ L M İ   H A Ş A L 
           1954 yılında Bulgaristan’ın Kırcali İli, Eğridere(Ardino) ilçesi, Aşağı Tozçalı
(Dolno Prahova) Haşallar köyünde doğdu.1973 yazında ailesiyle birlikte Türkiye’ye geldiler ve Bursa’ya yerleştiler. 2009 yılında ilk sayısı çıkan aylık Eliz Edebiyat der-gisinin sahibi, sorumlusu ve yayın yönetmenidir.Kırk yılı aşkın süredir değişik dergi
ve gazetelerde şiirleri,denemeleri,söyleşi metinleri,inceleme ve çevirileri yayınlandı.
           Yeni Adana Gazetesinin açtığı  1991  Sessizliği  Saran  Tını Şiir yarışmasında
birincilik ödülü,Yol Boyu Notları ile ORSEV 1994 Vedat Güler Şiir Ödülü,Son Siren
Kuşu ile 2000 Altın Koza Şiir Ödülü ve Behçet Aysan’ı Anma Ödülünü kazandı.
           Sırasıyla; Denge/Sizler Adına(1991), Elektronik Yalnızlıklar(1992), Yol Boyu
Notları (1993), Kozmik Aşk Suçu(1995), Venüs’le Aşk(1997), Son Siren Kuşu(2000), Dağınık Düş Sepetleri (2001), Yanık Söz (2002), Yaralı Gümüş (2004),  Hercai İnci
(2011), Mercek Molası-Fotoğraf Okumaları(2011), Ezel Eskizleri(2012), Ada Yama-
cında Yedi Kovan(2012) adlı şiir kitapları ile Şiir Seddinde Kronos(2004),Şiirin Lav İzleri(2006), Halim Hayal Gibi(2012) adlı Deneme ve İnceleme kitapları yayınlandı.
 
 
D   e   r   s      S   o   n   u
Ben en çok kendimde öldüm, kendime
Necatigil’in öğrettiği mahcubiyetle
kendime gömüldüm, hep güz, hep gazel
ben en çok diyemediğim ukdeyle; kim’e..
 
sır iklimine bastım dünyamı, acı iklime
bir baykuşun çığlığıyla, ders eksiği
geceye asıp kokumu, aşıp aşıp
kimliğimden taştım, sırılsıklam ter arkı
tutsun diye atlasımdaki hayal izi, yar izi
sözcüklerin aşkıyla, “ben” yükümü
– değ,l bildik yalanların hükmüyle.
telaşıyla bir baykuşun, diken diken ağı
kendime battım, önsezimde ki kile..
 
kimse acımasın şimdi günüme, geceme
bitmek bilmeyen, gitmek bilmeyen sızı
o sırlı korkunun aynasıdır belleğimdeki
sözcüklerin sığmadığı ayna, habis ayna
görüntünün kırılmaktan kurtulamadığı
ben, en çok kendimde öldüm, kendime..
 
kime peki, kimde tuz buz cam yanığı
kurum ve is körlüğümün içi, kor iliğim
öğretti; diyetsiz aşk yoktur yeryüzünde
ödül müydü tedirgin saatler, ceza mıydı
kış sorumluluğu gibi serçelerin, kırıntı
umarı beride, bu yakada çizilen çile, kör
düğümdü sevişmeler, amortiydi yazıma
ben en çok kendimde öldüm, gömüldüm
kendim ertesi kendime..
Hilmi HAŞAL
 
E d e b i    F i k i r . ! 
Şiir anda duyumsatır kendini.
Yaşamcıl ışıktır.
Ölümcül arayış..
Şiir an’dır.!
Hilmi HAŞAL
 
 
K  ı  y  ı     Ü  ş  ü  m  e  s  i  
uykulu bir kız gibiydi her zamanki deniz
güneş Altıntaş’tan şahlanırken hevesle
ufukta sancılı kızıllığı doğmanın
sanki az önce üfürülmüş kor parçası
sanki az önce öpülmüş dudakları kızın.
 
(aşk mı aklına geliyor; susacaksın..)
 
hoyrattır dilek rüzgarı, eder edeceğini
yok sayamazsın sürüklenmiş kırgın gemiyi
içindeki zamanla, Bozburun’a doğru
daha demin şu limanda, ölüm yokmuşcasına
sanki kahrından kasılmış dizleri bir kızın.
 
(aşk mı çiseliyor diline; ısıracaksın..)
 
odur, yarı sevap yarı günah izi kitaplarda
suç ve ayıp yarı yarıya acemilik çiçeği
açacak – soracak meraklı silsilesi doğanın
yarın açıklarda gezinecek anılarca belki
köpürmüş yakamozları uykulu bir kızın.
 
(aşk mı esiyor kalbine, yutkunacaksın..)
 
(hiç bir kasırga, insanı ondurmaz, bileceksin..)
Hilmi ŞAŞAL
 
 
R  ü  z  g  a  r  d  a     T  ü  y 
o eski şiirin üzerinde uyukluyorum: tozda
herkesin tutturamadığı ani bir mutluluk
vardır nasılsa; ıskalanmış güneşlerde öte
ıskarta düş, kararan nemli krallık, sur ve sır..
 
vurulmadan düşmüş, toprakta turna ecelli
gökkuşağının yaşlandırdığı bir mutluluk
vardır nasılsa, kanatların zamanla silindiği
uçmak mıydı, uçtuğunu sanmak mı haz..
 
öyle geçti hayret, geçen kösnül çığlıklarca
herkesin yanıldığı, yenildiği bir mutluluk
vardır nasılsa, anılarda savruk, eski şair o
incinmeleri nefeste tortul yangı; sanık dün..
 
rüzgara tüy ekmenin rehaveti; amorti ölüm.!
Hilmi ŞAŞAL
 
 
Ş     i     i     r  
Kimini deniz tutar kimini uçak  
kimini tren  
beni bu sevda tutar, sendelerim
 
yaşam sendelemeye değer diye..
 
kimini para tutar kimini pul  
kimini tahvil, cin senedi  
beni bu şiir illeti tutar, sayıklarım  
yaşam geçip yiten buluttur diye..  
 
kimini dost tutar, kimini düşman  
kimini kardeş  
beni bu gökyüzü ve yıldızlar cumhuriyeti  
gezegen, ayrımsız tüm insanlara eşit diye..
Hilmi HAŞAL
Nisan 1993
 
 
Y   o   r   g   u   n
İncindiği yerleri  
onarırken olgunlaşırmış insan
sırını ata ata üzerinden, gri derisini  
meğer bir aynanın yüzü de, ne ki demedim  
akıl unutur, ayna unutmaz  
incindiği yerleri..  
 
yaktığından değil  
uyanırken tanırmış güneşini insan  
bir tamah bir talep arsızlığı, dün dersini  
bırakamadığı zamanın yararı ne ki demedim  
sevdikçe artar körlük ve kamaşma  
yaktığından değil..  
 
acemilik eskimez  
ne denli kocasa çocuklaşırmış insan  
hep aynı güneşten balla, okşayıp yarasını  
anne sütü, saf-saydam iksir ne ki demedim  
usta ölüme diş biler mi hiç anılar  
acemilik eskimez..
Hilmi HAŞAL
Mudanya, Eylül 2001
 
 

Bir Yorum Yazın