Hüseyin Ferhad

 
B         E         Y         T
Ardı sıra çağırır beni,
Geceleyin bir dişi kurt,
Yıldızlar kararır kalkıp gitsem,
Fırtınalar kopar yahut..
 
Cinler üşüşür başıma,
Aşkın iki metafizik.
Biri süretime bürünür,
İçime soyunur diğeri..
 
Yesi bir şehir midir,
Ahmed Yesevi bir şair,
İki sayısından vaz geldim ben,
Bilmez misin Ali Şir.?
 
Ne ay var gökte,
Ne bir parça bulut,
Şölene çağırır beni,
Yine de o dişi kurt..
 
Tam ortasında kalbimin,
Develerini ıhtırır bir bedevi,
Gözlerini kısıp baktığı yer,
Kadim ülkem; U r u m ç i . .
Hüseyin FERHAD
Sözcükler,  Sayı 9,  2007
 
 
K U M R A L  A B D A L
Oku! kambur abdal    
kösnük fısıltısını rüzgarın,  
ateşin içrek cönkünü  
yaslı avazını tar’ın    
 
azalt kalbinin yükünü    
 
Oku! kekeç abdal  
kadim kiji aksanıyla  
Kitab-ı Divan ü Lügati’t- Türk’ü    
içindeki Deccal’a  
 
sağalt kalbinin çürüğünü..
Hüseyin FERHAD
 
 
K Ü L L E R İ   E Ş E L E M E
 
İçimi ezer delice bir cesaret  
görünmez bir el kilitler kapılarımı,  
miskinliğimden değil bu minnet  
çaresizim seni sevdiğimi söyleyemem..  
 
D i l s i z i m . .  
 
Çırpınmayı bile unutmuş bir serçe  
gibi saklarım göğsüme kanatlarımı,  
kadınlığın böyle karşıma dikeldikçe  
utanırım seni sevdiğimi söyleyemem..  
 
D i l s i z i m . .  
 
Bilinç denen şey şeffaf bir hançer  
her gece deşer yaramı,    
yıllar divane ömrümden zulümle geçer    
halsizim seni sevdiğimi söyleyemem..
 
D i l s i z i m . .  
 
Eski yalnızlıklar soframdaki nicedir  
hayatla katlayamam yorgun yaşımı,  
büyük aşklar hep gecikmeli gelir  
garibim seni sevdiğimi söyleyemem..  
 
D i l s i z i m . .  
 
Erken geldin dünyaya benden önce    
benden önce koştun yollarımı,  
şu ince yağmur dinince  
gideceğim seni sevdiğimi söyleyemem..  
 
M i s a f i r i m . .
 
Hüseyin FERHAD
 
 
M   E   T   A   F   İ   Z   İ   K
Seni bir kilise avlusunda dilenmeliyim artık,
Haçlara gerili avuçlarımda bir suskun çan.
– Ben değil miyim şu yıkıntıların üzerinde uzanan,
Saçlarım darmadağınık..
 
Seni bir sinagog avlusunda dilenmeliyim artık,
Çıplak ayaklarına sürmeliyim o ilençli yüzümü.
– Ben değil miyim kemirip duran Madde’ye verilmiş tek sözüm,
Aklım darmadağınık..
 
Seni bir camii avlusunda dilenmeliyim artık,
Kirli bir mendil gibi sermeliyim yüreğimi önünde.
– Ne var içimi kanatan bu ezan seslerinde,
Mihrabım darmadağınık..
Hüseyin FERHAD
 
 
T     E     Y     T
Sen ermiş misin ki her bahir,
İlk mavisini bir sana verir, Ali Şir..
 
Kelimeler ki birbiri arkasından gelir,
İsmine küsülü dursa da Maveraünnehir..
 
Söyle hangi alfabede rehin şimdi;
B a l a s a g u n ,  o hayal şehir..
 
Yüzünü asma hemen, kaşlarını çatma,
Bilmem mi ki aşık’a ne bahanedir..
 
Aklımı çelse de harflerin sükutu,
Tek laf etmem maşılka dair..
 
Vuslat benim de kalbime musallat oldu,
Cebir ve inadın nafiledir..
 
Aşk’la okudum işte Levh-i Mahfuz’u,
Sen Zerefşan değil misindir, Ali Şir,
Çöle dökülen o nehir..
Hüseyin FERHAD
Sözcükler,  Eylül / Ekim  2008,
 

Bir Yorum Yazın