Hüseyin Yurttaş

 
atları sulamak ile ilgili görsel sonucu
 
Atları  Sulamak 
Son ozanı köyün
Bozkıra sinen mavi
Sabahları otların üzerine inen
İçli buğu
Yalnızlık çekip alacak seni
Bir hıçkırık gibi yineleyecek
Yokluğunu
Gece ağaçlarında sesini
Salan puhu..
Hüseyin YURTTAŞ
 
 
D   e   n   i   z 
Deniz’di adı, yaşıtımdı
ince uzun dal gibi
uzandı devrim diye bir sabaha
gülünü sunmak için..
 
Deniz’di adı, yaşıtımdı
inceydi, uzundu dal gibi
uzandı devrim diye bir sabaha
ansızın oldu akşam..
 
Deniz’di  adı, yaşıtımdı
inceydi, uzundu dal gibi
uzandı devrimin ala şafağına
kaldı eli böğründe
“gülünün solduğu akşam..”
Hüseyin YURTTAŞ
 
 
D e s t a n l a r ı n   E b e s i  
ay başka konuşuyor, yıldızlar başka
bir samanyolu’ndan dökülüyor kor aydınlık
bir de senin kutsal ağzından..
Hüseyin YURTTAŞ
 
 
D ü r t m e . ! 
Dürtme
İçimdeki
Nar’ı
Üstümde
Beyaz
Gömlek
Var.!
Hüseyin YURTTAŞ
 
 
Hoşgeldin  Aşk  
aşk, ay aşk
boşuna saklanma
gördüm seni..
 
Sobe..!
Hüseyin YURTTAŞ
 
kırık ezgi ile ilgili görsel sonucu
 
K ı r ı k   E z g i  
yiğit oğul yetmemiş
pusulara tuzaklara
bir selam bile gitmemiş
yakınlara uzaklara..  
 
sildiğim sivrisine
oturmuş yalın kazık
şol memleket çocukları
ne yazık ne yazık..
Hüseyin YURTTAŞ
 
 
Ö l ü m   A ş ı r ı  
Yaşarsın çok azı kalır
Sevgi sevinç silinir
İçinde bir sızı kalır
Söz uçar yazı kalır..
Hüseyin YURTTAŞ
 
 
P a r a d o k s   
beni yağmura bırak,
sen çekil,
iğreti bir cama yazıl,
susar gibi bak..
 
akşama bulaşan o son koku,
o zencefil;
sen ol,
göğsümde tüt..
 
gözlerindeki buğu ben isem,
onu sil.!
beni yağmura bırak,
sen çekil.!
Hüseyin YURTTAŞ
 
rüzgara kapılma ile ilgili görsel sonucu
 
Rüzgara Kapılma 
Bir daha rüzgara kapılma,
Öyle uçuşmasın eteklerin,
Küllerin savrulur birden,
Sonra seni de tutuşturur alevlerim..
 
Bir daha rüzgara kapılma,
Öyle toprak gibi dirilmesin tenin,
Tohum olup serpilirim,
Bulutları da indirme;
Bütün filmleri yakan o bembeyaz tenine
Önce ben eriyim..
 
Söyle güneşe,
Çekilsin kirpiklerinden.
Sataşmasın kulaklarının  altındaki sarı tüylere,
Her hal-ü karda
Dövüşebilirim senin için..
Hüseyin YURTTAŞ
 
rüzgara kapılma ile ilgili görsel sonucu
 
S ö z ü n   S o n u
“bir menzilin var ise
  yol sayılmaz yürüdüğün
  amaçtır, çekip götürür
  ardında ömrünü sürüdüğün
  bitti dediğin yerde başlar cennetin
  “dön geri bak”
   ve gör
   yıkılmış sıratları..”
Hüseyin YURTTAŞ
 
 
Yağmur   Kuşları 
Bahardı
Göğerdi dallarımız
Irmak boylarına yürüdük
İçimizde parıltılı güneşler
Önümüzde düşlerimiz
Adlarımızın ilk harfleri
Ağaç kabuklarında..
 
Bir yağmur başladı ansızın
Kaçmak ne mümkün
Suçlusu bizdik bu baskının
Gökte çılgın bulutlar
Sırılsıklam yürüdüğümüz yollarda
Telaşlı ayak izlerimiz..
 
Yüzünde damlacıklar
Büyülü bir düşle aralanmış kirpiklerin
Bir ağaç koğuğunda
Tüte tüte sokulduğun göğsüm
Nasıl da çocuk bu ilk yangınında..
 
Bulanan sularla geliyor ırmak
Yalnızlığımızın üstüne
Köprüleri aştı aşacak
Islak saçların yapışmış tenine
Öpsem yangınım bulaşacak..
 
Bu “delikanlı bahar”
Anlıyor bizi
Ve gökleri kırbaçlıyor
Yangın diye bu yağmur
Sonsuza kadar..
Hüseyin YURTTAŞ

Bir Yorum Yazın