İrfan Yıldız Beşlioğlu

 
Bütün  Kelimeler  Acı  İçinde
tanıdığım bütün kelimeler
hüzün dolu ve hepsinde
çatlayan bir bardak
kırılan bir kadeh
oluyor..
 
tanıdığım bütün kelimeler
kopuk ve bir cümleye sığmıyor..
 
tanıdığım bütün kelimeler
gövdesiz ve örtemiyor
hiç bir şeyi
tuğla olamıyor binaya
çakıltaşı..
 
tanıdığım bütün kelimeler
unutulmuş bir şarkıdan kalma
ve sadece bir his..
 
tanıdığım bütün kelimeler
hiç bir dile ait değil
işe yaramıyor hiç bir konuşmada..
 
tanıdığım bütün kelimeler
hayatın dışında
ve istemiyor hiç kimse..
 
tanıdığım bütün kelimeler
hüzün bitkisinden
ve ne bir çiçek oluyor ve ne de bir yaprak..
 
tanıdığım bütün kelimeler
gözlerime ait
ve dilimde yok hiç bir ifade..
 
tanıdığım bütün kelimeler
kelimeler
kanımda dolaşıyor
ve anlamıyor hiç kimse..
 
tanıdığım bütün kelimeler
hüzün
kainatın suyundan yapılmış
olmalı ki
dibi bulunmuyor
hiç bir kelimede..
İrfan Yıldız BEŞLİOĞLU
 
 
K a n a t l a r ı n
Ö m r ü   m ü    Y o k s a 
yollar, aldı başını gidiyor
korkularda saldımsa üstüne
benden önce öldü, gitmek istediğim yollar
kuşkularda saldımsa üstüne..
 
öldü, beni sürükleyen kuğu
şarkılarda söyledimse üstüne
seni, leşim, kediler bile istemiyor
seni..
 
kalk yerinden
kalk uzan
Karadeniz’in üstüne..
 
değiştim ben, değiştim
bir eşiğin önünde
yalvarırken anneme..
 
kaldır, rüzgara gömdüğüm ruhumu  
öldü, doğurduğun çocuk anne  
beni sürükleyen kuğu  
parçalandı bulutların içinde..
İrfan Yıldız BEŞLİOĞLU
 
 
Y  ü  k  s  e  ğ  e
U z a n ı y o r d u   K a d ı n  
yükseğe uzanıyordu kadın
metresini bilmediği yükseğe
inişini bilmediği yükseğe
ruhunu tutuyordu optimum ayarda
ve tavan yapıyordu taç yaprakları..
 
rüzgara uzanıyordu kadın
derinliğini bilmediği rüzgara
belki tufandan kalma, belki tipiden
içine çığ düşüyordu kadının
yalnız bir elma gibi bakıyordu tarihe..
 
tarihin kemendiyle ip atlıyordu kadın
kaymaklı ekmek kadayıfı
su böreği ve lokma
anlıyordu kadın
cülus almış gibi
bol keseden yükseliyordu kadın..
 
verimli elleriyle papatya topluyordu
oğul otu, kara panter ve kırmızı örümcek
ve dut topluyordu kadın
ham çilek yiyordu yandan..
 
ham kavak asmaları altında
tevek topluyordu kadın
sürgün alıyordu kadın
tomurcuk veriyordu kadın..
 
rüzgarın çalımı altında
adaların yalnızlığı altında
boğuk, sessiz ve göksel kadın
engin, derin ve ırak kadın..
İrfan Yıldız BEŞLİOĞLU
Akatalpa, Kasım 2007

Bir Yorum Yazın