İsmail Hikmet Ertaylan

 
                          İ S M A İ L   H İ K M E T   E R T A Y L A N
                   Edebiyatçı ve Edebiyat Tarihçisi olan İsmail Hakkı Ertaylan, 1889
yılında İstanbul’da dünyaya geldi. 1908 yılında Galatasaray Lisesini, 1911 yı-
lında Mülkiye Mektebini bitirdi.Galatasaray Lisesi ve Robert Kolejinde edebiyat
öğretmenliği yaptı.  Azerbaycan  Bakü Üniversitesinde Edebiyat Tarihi Öğretim
Üyeliği, Yüksek Pedagoji Enstitüsü ile Tiyatro Mektebinde Sanat Tarihi,Türk ve
Batı Edebiyatı dersleri verdi.  
                    1923-27yıllarında Ankara Kız Lisesi ve Gazi Terbiye Enstitüsünde
Türk  Edebiyatı  ve Sanat Tarihi  dersleri verdi.  Kıbrıs Türk Lisesi Müdürlüğü,
İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Müdürlüğü  ile  Afganistan Maarif Nezareti
Müşavirliğinde çalıştı.  İstanbul Üniversitesi  Türk Dili  ve Edebiyatı Kürsüsüne
Profesör olarak atandı.  Ordunaryüs Profesörlüğe kadar yükseldi. 1958 yılında
kendi isteği ile emekli oldu. 18 Aralık 1967 günü İstanbul’da vefat etti.
                    Sırasıyla;  Ateş Olur da Yakmaz mı? (1924-Hikaye),  Kır Çiçekleri
(1915-Şiir),  Türk  Edebiyatı Tarihi (1925-Bakü),  Kıbrıs Türk Alfabesi (1934),
Azerbaycan Edebiyat Tarihi (1937) adlı eserleri yayınlandı.
 
 
KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ
Mini mini bir yaramaz,
Çalışmazdı hiç dersine,
Nasihat mı, laf anlamaz,
Ne yaparsa hep tersine.
Yazın herkes terler iken
O bir kalın palto giyer;
Kışın alem titriyorken,
“Aman bugün ne sıcak.!” der.
Ev de kalır, hemen koşar,
Bir keseye su doldurur.
Bir de sabun kapıp kaçar,
Balon yapar ve uçurur.
Sınıfta ders dinlemez,
Kağıtlardan kayık yapar,
Kağıt yoksa sinek tutar,
Kitapları mühimsemez,
Haftalar hep gelir gider,
Küçük haylaz akıllanmaz,
Oyunlarla ömür sürer,
Etrafından bir ders almaz.
İmtihanda bizim tembel,
Bütün derslerinden döner.
Pek eski bir Darbımesel:
“Kendi düşen ağlamaz.!” der..
İsmail Hikmet ERTAYLAN
 
 
ÖĞRETMEN MARŞI
Alnımızda bilgilerden bir çelenk,
Nura doğru can atan Türk genciyiz.
Yeryüzünde yoktur, olmaz Türk’e denk;
Korku  bilmez  soyumuz..
 
Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
Yurdum seni yüceltmeye andlar olsun..
 
Candan açtık cehle karşı bir savaş,
Ey bu yolda and içen genç arkadaş.!
Öğren öğret halka hakkı, gürle coş;
Durma  durma  koş.!
 
Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
Yurdum seni yüceltmeye andlar olsun..
İsmail Hikmet ERTAYLAN

Bir Yorum Yazın