İzzet Göldeli

 
 
G   Ü   R   Ç   E   Ş   M   E   ‘   D   E
E   N   D   E   R        E   N   D   E   R 
                   – Sarıyatı’nın adısına –
Bir işçi
Sigarasını söndürdü
İşbaşı yaptı.
Sümüğünü çekti bir çocuk
Uzak bir evde.
Kadının biri avluyu süpürdü,
Odun koydu sobaya,
Tomurcuklar patlarken tepelerde,
Aktın gittin..
 
İncecik..
 
Ne iri başlıklar vardı,
Ölüm haberinde.
Ne ağıtçılar, çığırtkanlar,
Ne de ala kargalar,
Akbabalar..
Evdekileri saymazsan
Bir demiryolundaki zeytinler
Selviler,
Bir de
Seni; yaşam dediğin
O garip yumağa bağlayan
Daracık İzmir sokağıyla,
Pencerendeki çiçekler
Duydu öldüğünü..
 
Bir gün arkadaşlarla
İçeceğiz yine,
O meyhanede..
Belki çıkıp gelirsin diye
Bekleyeceğiz..
İzzet GÖLDELİ
 
 
K A R A K A L E M   İ Ç İ N
Bozkır bilgeliği,
Çıplak dağların
Düğümlenmiş yalnızlığı,
Su ve alev gizlenir
Gözlerinde..
 
Koştuğu boşluk
Suskunluğa dönüşür,
Duymaz;
Koşumlarında gezinen Horasan güneşini,
Başakların ılık nefesini
Ve ayrılık türküsünü
Ay ışığının..
 
Bir ufuk, yorgun bir akşamüstü,
Çizdi kirpiklerine..
 
Parmaklarının arasında
Soluk almadan duran
Sabırsız ok,
Beklediğin
Çığlık,
Beklediğin,
Kuşatıldığın, boşluğu vurmak..
 
Usulca gezindi kalem,
Yayı gerdi ve öylece bıraktı..
Tamamladı belirsiz bir hüznü
Yüzünde,
Zamanın alevini söndürdü..
 
Çevrildi sayfa..
Bekleme,
Çığlık ve nal seslerini…
İzzet GÖLDELİ
 
 
T A Ş   K Ö P R Ü
Geçerler
Atlarıyla,
Yurtsuz güneş
Düşünür,
Alır ellerini
Omuzlara..
 
Mintanında yaz kokusu,
Ağır kanat vuruşları,
Serin kayalardan çekilen günün..
 
Giderler.
Yedeklerinde
Menekşe demlenen
Hüzün..
Nereye saklansa
Bulursun…
İzzet GÖLDELİ
Kitap-lık, Mart 2005
 
 
Y E N İ      A B D A L
Demişti;
Beden bir gömlek.
Yakar,
Giydikçe..
İzzet GÖLDELİ

Bir Yorum Yazın