Kemal Özer

 
 
BANA BULAŞMASIN
yağmur çiseliyor ya
bana bulaşmasın der gibi
çekinerek bakıyor penceredeki saksı
 
kente uzak, kırlara yabancı.
Kemal ÖZER
 
 
BİRİKİME  İNANMAK
Dalgayı haber veren yakamoz,
Kimin gözüne çarpar kıyı da?
 
Çiçeğe durduğunu kim ayırt eder,
Tepeden tırnağa giyinmeden ağaç?
 
Kimin dikkatini çeker küçük bir bulut,
Güneşi kapatmadan önce?
Kemal ÖZER
 
 
DİLİME  DOLANIYOR  GECE
söz almak için ayağa kalkıyorum
ve duruyorum yüreklerimizin önünde.
kenetlenen dost elleri kutsamaya
ve uçurmaya barış güvercinlerini
hazır ağzımda sözcükler,
anlatmaya hazırım sevdamı ve ülkemi,
ırmaklar gibi taşıyıp getirdim
ürettiği bütün güzel sözleri
binlerce yıldan beri türkçenin.
 
ama dökülmüyor ağzımdan işte
konuşmaya başladığım vakit
bunlardan hiçbiri.
neyi söylemek istesem
dilime dolanıyor çünkü gece,
çünkü elleri kenetleyen
dostluk değil gecenin kelepçesi
söz açmaya kalksam sevdadan
kurşunlanıp düşüyor kaldırıma çünkü
gencecik biri daha
ve kanına basıp gecenin parmakları
yazıyor adını gazete sayfalarına,
çünkü yetmiyor anlatmaya güzel sözler
yurdumun üstünde ki geceyi,
yüreğimin üstündeki geceyi.!
Kemal ÖZER
  
 
K U  M  S  A  L  D  A
kumsalda yürüyenlerin izlerini,
dalgalar siliyor arkalarından.
 
birbirlerine seslenen iki kişinin
ne dediğini,  alıp gidiyor rüzgar.
 
yine de yürüyorlar kumsalda,
ayakları yeni izler açarak.
 
sesleniyor yine de birbirine,
yeni sözler bularak,  iki kişi..
Kemal ÖZER
 
 
Ş E M S İ Y E L İ L E R
incecik bir ilk yaz yağmuru
altında yürüyen şemsiyeliler
o kadar güveniyoruz ki birbirimize
dinip dinmediğini anlamak için yağmurun
bakacağımız yerde bir cama, bir su birikintisine
bakıyoruz birbirimizin şemsiyesine.
Kemal ÖZER

Bir Yorum Yazın