Kemalettin Kamu

 
                
 
             K E M A L E T T İ N   K A M U :
             15 Eylül 1901’de  Bayburt’ta doğdu.  Milli  Edebiyat akımının öncülerin-
den olan şairimiz  gurbet ve hasret şiirleriyle ünlüdür. İstanbul’un işgaliyle İstan-
bul  Erkek  Muallim  Mektebindeki eğitimini yarıda bırakarak  Kurtuluş  Savaşına
katılmak için  Anadolu’ya geçti.
             25 yaşlarında sevdiği bir kızla evlilik hazırlıkları içerisindeyken bir anlaş-
mazlık sonucu evlilikten vazgeçti ve ömrünce yalnız yaşadı. İntizar adlı ünlü şiirini
bu ilişki üzerine yazdı. Hakimiyet-i Milliye ve Yeni Gün gazetelerinde yazılar yazdı.
             Mustafa Kemal Atatürk  ve  İsmet İnönü’nün  çeşitli yurt gezilerine katıldı.
İlk şiirlerini  Bütün Mecmua’da yayınladı.  Kurtuluş Savaşı dönemlerindeki şiirle-
ri ile dikkat çekmiştir.  İlk şiirlerinde Vatan sevgisi  ve  Milli mücadele hareketleri
hakimken, sonraki şiirlerinde aşk, gurbet ve yalnızlık gibi konuları işlemiştir.
             Orta öğretimini savaştan sonra tamamlayan  Kemalettin Kamu,  Anadolu
Ajansı temsilcisi olarak Paris’e gönderildi. Paris’te Siyasal Bilgiler Fakültesinde
yüksek öğrenimini tamamlayan  Kemalettin  Kamu,  Rize milletvekilliği de  yaptı.
47 yaşında,  06 Mart 1948 günü  Ankara’da  ani bir kalp krizi  ile  vefat ettiğinde
Erzurum milletvekiliydi..
 
Akdeniz’den Geçerken 
Sular pırıl pırıl, rüzgar mis kokulu,
Kuş uçurmaz eski Türk kalyonlarının yolu.
Sağda sıra dağlara kabaran  Anadolu,
Yeşil eteklerinde tükeniyor Toros’un.!
 
Havada bir dost eli okşuyor derimizi;
Boynu bükük adalar tanıyor sanki bizi..
İçimize çevirip nemli gözlerimizi,
Geçtik yabancı gibi yakınından Rodos’un.!
Kemalettin KAMU
 
 
Dumlupınar Yolunda
Sakarya’da ebedilik sırrına eren,
Kahramanlar arasından geçiyor tren.
Hatırasız harabeler önünde durup,
Duyuyoruz ruhumuzda hazin bir gurup.
Sonra yine tren sesi, yine yolculuk,
Her saniye karşımızda başka bir ufuk.!
Ey bu yolda sıralanan gazi tepeler.!
Siz de koşup gelirdiniz, bilseydiniz eğer.
Bilseniz ki Dumlupınar önünde yarın,
Ayini var Hürriyet’e tapanların..
Kemalettin KAMU
 
G u r b e t     
Gurbet o kadar acı ki, ne varsa içimde..
Hepsi bana yabancı, hepsi başka biçimde..
 
Eriyorum gitgide; elveda her ümide,
Gurbet benliğimi de, bitirmiş bir biçimde..
 
Ne arzum, ne emelim, yaralanmış bir elim,
Ben gurbette değilim, gurbet benim içimde..
 
Bekçisiyim, bu serin, bu siyah gecelerin.
Gurbetten daha derin, bir yara yok içimde.!
 
Korku bilmez ölümden, her gün yeniden ölen,
Bir bade gibi neden biteyim bir biçimde.!
 
Ne aşkım, ne emelim, soluk bir karanfilim.
Ben gurbette değilim, gurbet benim içimde.!
Kemalettin KAMU
  
Gurbette Renkler
Doğuda kırmızı, batıda turunç,
Yanık bir yörüğü andıran bu tunç,
Şu renk aleminde ne yok ki bizden,
Mavi; Marmara’dan, mor; Akdeniz’den.!
 
Yeşil; bir köşedir bana Bursa’dan,
Kara; Erciyes’in yarları gibi,
Sarıda gözü var Uzunyayla’nın,
Beyaz; Erzurum’un karları gibi.!
Kemalettin KAMU
 
 
İ  r  ş  a  d     
Sevgilim her insan doğarken ağlar,
Çiçeklerle açar, sularla çağlar,
Rehgüzarı olur bahçeler, bağlar,
Nihayet isimsiz bir mezar olur..
Kamalettin KAMU
 
 
S  ö  ğ  ü  t    
Dalın eğri büğrü, yaprağın ince,
Rengin iğdeleşir rüzgar esince.
Yazın şemsiyesin yaşlıya, gence,
Güzün derelerde, verirsin öğüt..
 
Sılacı dibinde unutur çile,
Esintin avutur bozkırı bile,
Dökün tozlarını sabah yeliyle,
Akşam güneşiyle boynunu büyüt..
 
Bir tünek olmadan kolların kara,
Yollama gölgeni öbür bahara,
Yaprak dökümünde uyup rüzgara,
Yorgun dallarını sallama söğüt..
Kemalettin KAMU
 
 

Bir Yorum Yazın