Küçük İskender

 
 
A Ş K ,   
T E K N O L O J İ K    B İ R    K E L İ M E
I. Bu gece sana uğramayı düşünmüyorum.
    Saadet diyorum çünkü.!
    Saadet ; Bir kilide sokulan anahtar.
                    Ya açarsın ya da kapatırsın..
Küçük İSKENDER
 
 
B     E     Y     A     Z
Bir orman yangınında nasıl çaresizce
yuvasında ölümü bekleyen
çocuk karınca.,
 
Bir usta avcı gibi duvarıma astım
vurduğum bütün jilet darbelerini
bileklerime pervasızca.,
 
Çünkü; kan kalıyor
               turuncudan güneş çıkınca..
Küçük İSKENDER
 
 
B İ R   Y E R Y Ü Z Ü   Ö Z N E S İ
Seviyorsun beni, anladım:
güneş tutulması gibi gülümsemen çünkü;
 
özlüyorsun beni, anladım:
öpmesen, hemen baban ölecek çünkü;
 
gizliyorsun beni, anladım:
ne vakit seni düşünsem,
                 yeryüzü evinden kaçıyor çünkü;
Küçük İSKENDER
Periler ölürken özür dilerler’den S.,177
 
 
Ö Z   E L E Ş T İ R İ
Suç
büyüyünce
şiir.,
 
Saçların
çözülünce
ihanet olur..
 
Tutamam kendimi.,
Cinayet olur.!
Küçük İSKENDER  
 
 
R.          E.          M.
rapid   eye        movement
                “Kör doğmuş olan bir kimsenin
                  rüyasında görsel imge yoktur.
                  Benzeri biçimde sağır doğmuş
                  olan kişi de rüyada ses duymaz.”
– hala benden söz ediyor musun?
– çekinmeyi unutmak ne mümkün.
– biliyorum, taşkınlığım büyük bir yalnızlık
   şaşkınlığıydı. Kelimeler ardıma düşmüştü.
   önce ben görünüyordum, sesim daha sonra
   duyuluyordu. Komşunun hep ateşteki
   çaydanlığının fokurtusu. O hep benim
   kapımın önünde duyduğum hayal
   ettiğim gece otomobilleri.
– orada olacak mısın?
– korkarım ki başka şansım yok. Vücudumu
   dolaşan ten bunu söylüyor. İçkili ve
   uykusuzum. Ağrıyorum. Herşeyi yitirmişim
   meğer; bütün eski fotoğrafları attım.
– hissettim bir yerlere fırlatıldığımı.
– orada olacak mısın?
Küçük İSKENDER
Periler ölürken özür dilerler’den. S.,155
 
 
R    E    C    A
piyanoda dede efendi çalmalıyız
bırakınız kanun kendi anlatsın hüznünü
ne ut ne tambur ne de ney
insan karanlıkta koklamalı gülü..
 
eşyanın heyecanlandığı bir ölümdür çünkü
yağmur yukarı koşan çocukların büyüdüğü,
bir gün uyursa sizin de yüzünüzde eğer güz
lütfen gülle örtsün üstünü..
Küçük İSKENDER
Periler ölürken özür dilerler’den S.,79
 
 
S  A  D  E     D  Ö  K  Ü  M
– Yaramazlık yapanları tahtaya yaz
   dedi öğretmenim.
 
   Dağların ve sevdanın
   mücadelenin ve yalnızlığın
   şiirini yazdım bembeyaz sayfalara.!
 
   Tarih derse girene kadar da silmedim.!
Küçük İSKENDER
15 Ağustos 1998
 
 
S   I   F   A   T 
Hüzünde kırıldım
masum suda kırılan hınzır ışık gibi
geçtim içinden hastalarımla salgın acının..
 
Bahara doğru cehennemi gördüm
emrivaki, duru, hasbelkader yarı uykulu
zebanilerin kemikli ayak parmaklarında..
 
Ölüme sorsanız : yalan.!
ben yalnızca / kendimi uydurdum..
Küçük İSKENDER

Bir Yorum Yazın