Mahir Karayazı

 
                   
 
            M A H İ R   K A R A Y A Z I
                1980 yılında  İstanbul’da doğdu. İlk şiiri 2003 yılında Varlık dergisinde
yayınlandı.Karakalem ve Yasakmeyve dergilerinde çalıştı.İlk şiir kitabı”Beş Taş”
2009 yılında Yasakmeyve yayınlarından çıktı. Bu kitabıyla 2009 Cemal Süreya İlk
Şiir Kitabı  Jüri  Özel  Ödülünü aldı. Birgün, Sol ve Agos gazetelerinde makale ve
söyleşileri yayınlandı.
                “Eksilme”, “Merdiven” ve “Bardağın İçine Bakmak” adlı kısa filmleri
ve”Rıhdan”isimli belgeseli çıktı.2013 yılında Mercan Dede’nin Dünya Albümünde
şiirleri ile yer aldı.  Halen şiir ve makaleleri yayınlanmakta;  belgesel  ve kısa film
ile uğraşmakta..
 
 
H o ş ç a   k a l     H a y d a r p a ş a . .
                                                          – ö p   k a m y o n u –
 I.
… onsuzluğa…
evler asker kesiliyor
ben böyle senden
gidemem..
çünkü; nasıl kuşlar havalandıysa yüzünden
yüzüme çarparak yayıldıysa bahar
çokça sorulur oldu “dünyanın kaç senelik ömrü var”
ahh..  biliyorum sokaklar uzun
taşlardan kaleler yapıyor hala çocuklar
anne omzundan dünyaya ters
düşler kuruyorlar yosunlar
“yosunlar düş kurar mı?” deme
mavi toprağın deniz ülkense
beklenir umulur elbette
meydandaki çiçekçiler gibi tutulmaz çiçekler ezbere
tutulmaz güneş, tutulmaz ay, tutulur gece
uzanırım bulutlara, uzatırım çatılara ayaklarımı
ama ben böyle senden
gidemem..
çünkü; nasıl nehirler aktıysa sesinden içime
dağılarak biriktiyse yaz
güllerini demişti biri kalbinde taşıma
tanrı ilk ve son alacaklınsa..
bütün harfler ve ben boşlukta
sarınıyoruz sana kelimeler
bulabilmek için günebakan tarlalarına vuran rüzgarı
ben ki hiç görmedim yakından günebakanları
ama ağzımı açsam yıldızlar dökülüyor
ille de bi’şeylere benziyor bulut
yağmur gibi
yağıyorum bazen
anlam kazansın diye şemsiyeler
kalabalık caddelerde elimde sapan
parmaklarımdan eksik yürüyorum
taş atıp kanatmalı geceyi biliyorum
hep eve dönüyorum ama hep
eve gelirken sigaramın ucunda
yanarken buluyorum sokağı
doldurmuşum ardıma çekilmiş perdeler,
                                     tüller, arabalar, acılar, akşamlar..
bir de bakıyorum pencerenin kenarına
oturmuş..
kedilere benziyorsun
uykusuzlara, evsizlere, belediye afişlerine,
                                     bulutsuzlara, ucunda görünen
Haydarpaşa’ya, incelen kaldırımlara..
 
II.
evler asker kesiliyor
ben böyle senden
gidemem..
herkes uyurken sırtıma
yüklüyorum yokluğunu
ben kim miyim?
öp kamyonu..
(…)
Mahir KARAYAZI
Beş Taş’tan,.
 
 
S a b a h a   K a r ş ı
bak bu benim
ellerim, kayalara çarpıyor sonra
ağlamak için dalgaları seviyorum
ağlamak için yüzümü seviyorum
zaman ki mermer kesiliyor
ve karanfillerle bulunmuş yazı
bir sokak diğerine çıkıyor
bir sokak hüzne çıkıyor
durup çıkmaz sokakları
yürürken düşünen köpekleri seyrediyorum
vitrinler karardıkça çoğalıyor gözlerim
hepiniz.! ellerinizi yüzünüze götürmeden
ağladınız mı.?
ağlayanlar olmalı
olmalı
her güvercin oyuğuna kapı numarası
biraz gitmeyen otel
yazı yazılmayan karanfil
olmalı ya da
olmalı
ya hayatla hayata
ya rüzgarla rüzgara
karşı..
Mahir KARAYAZI

Bir Yorum Yazın