Mahmut Alptekin

 
 
ANITTEPE’DE   TOPLANMIŞ
TÜRKİYE’MİN   TEPELERİ
Bu tepe Üç Şehitler Tepesi
Sallanır, kavaklar, ışıklar
Gider bulur Mustafa Kemal’in soluğu
Yurt köşesinde en uzak köyü
Karanlıklar ak olur..
 
Bu tepe Rasattepe
Tepelerden bakıyorum ülkeme
Doruklarda Mustafa Kemal’in elleri
Bu Tınaztepe, bu Kocatepe
Düşlerimiz yaprak olur..
 
Bu tepe İstasyontepe
Bir ışık çakar, bir bulut sallanır
Umudumuz başak olur.
Uykuların dar vaktinde geceler boyu
Türküler yaşamak olur..
 
Bu tepe Anıttepe
Mustafa Kemal Anıttepe’den bakar Türkiye’ye
Yankılanır içimizde
Eser yel, durmaz yaşam
Anıttepe bayrak olur..
Mahmut ALPTEKİN
 
 
A  N  I  T  T  E  P  E  ‘  D  E  N
B  A  K  I  Y  O  R  U  M     T  Ü  R  K  İ  Y  E  ‘  M  E 
Duydum ki  “ben” den  konuşuyorsunuz
Kurtuluş Savaşı Destanı uzak-yakın
“On dokuz Mayıs’ta Samsun’a çıktı” diyorsunuz
Törenler düzenliyorsunuz görkemli..
 
Oysa
Her gün çıkıyorum Samsun’a yeniden
Bir nice uykudasınız
Haberiniz yok sizin
Her Temmuz Erzurum’da,
Her Eylül Sivas’tayım.
Törenler düzenliyorsunuz görkemli..
 
Ağlayanlarınız var ardımdan
“On Kasım 1938’de öldü” diyorsunuz
Oysa arkanızdayım
Ben Mustafa Kemal’im
Gördüm ki “ben” den konuşuyorsunuz ..
 
Çanakkale’den bakıyorum yurt topraklarına
Geyve Tepesi’nden,  Alagöz Köyü’nden
Ölümsüz destanlar yaratan halkıma
Çaldağı’ndan bakıyorum,
İzmir’e, Türkiye’me..
Ben Mustafa Kemal,
Anıttepe’den bakıyorum yurduma…
Mahmut ALPTEKİN
 
 
BİR DUVAR Kİ DUVARLARI İÇİNDE
ACIYI DA DUYAR SEVİNCİ DE
Köşeyi dönünce karşımızda
Alnının ortasına gün vurmuş
Bir duvar..
 
Zamanlar ötesine bir duvar..
Dibinde fotoğraf çektirdiğimiz,
Yağmurun, karın savurduğu,
Duyarlığı uzanmış pencereye,
İnsanlara, sokaklara, dünyaya
Bir duvar ki duvarlar içinde
Acıyı da duyar sevinci de..
 
Duvarlar kuşatmış insanları,
Duvarlarda yağmurlar,
İlkyaz yağmurları, Sonyaz yağmurları..
Yazlar, kışlar
Kışlar, yazlar
Yağmurlar..
 
Telgraf telleri, duvarlar..
Kim uçurmuş yüreğimizin güvercinlerini..
Kim uçurmuş duvarlara
Güvercinleri..
Mahmut ALPTEKİN
Varlık Yıllığı – 1974
 
 
K  Ö  Y  L  Ü      Y  Ü  Z  Ü  M
Toprak rengi, bakır çalığı
Uzanır Türkmen Obası’ndan
Yüzyılların sırtında
Osmanlı’ya
Anadolu yalnızlığıma tacı
Bu benim köylü yüzüm..
 
Savaşlara girer
Savaşlardan çıkar
Can bıçak bıçak
Bu benim köylü yüzüme vurur
Ortalarda gene köylü yalnızlığım
Yayan yapıldak..
 
Topraktır köylü yüzüm
Taştır
Daha nice acılara gebedir,
Umutlara, sevdalara..
 
Ellerim ırgat
Ayaklarım tutsak
Beklemeye kurulu
Bu benim ırgat yüreğim..
 
Daha nelere gebedir
Bu benim köylü yüzüm
Taşır yüzyılların ağırlığını
Ve sellerin oyduğu toprağı
Neyi bekler
Bu benim ırgat yüreğim..
 
Bu benim köylü yüzüm..
Mahmut ALPTEKİN
 
 
S  E  V  G  İ  N  L  E    Y  Ü  R  E  Ğ  İ  M  İ  
D  A  M  G  A  L  A
Bir dal kopsa temmuzdan
Ellerinden uzanırım denize
Taşralı bir sıkıntıyla
Saçlarından kırlangıçlar havalanır
Yorgun sularla yan yana
Tutuşmakta derinden derine kav
Sokak afişlerinin donukluğu
Kıyısı kararmış eski yazlardan
Yorgun suların akışı
Gibi yüzünün donukluğu
Bir türkü gibi giriyorsun kanıma
Yeni bir günün başlangıcı saçların
Saatleri ayarlamayı bırak
Adını ünlesin sesin
Sevginle yüreğimi damgala..
Mahmut ALPTEKİN
Varlık Yıllığı – 1977
 

Bir Yorum Yazın