Mecit Ünal

 
 
K    U    Ş    A    T    M    A
sen kurşun yağmurları altında
güneşin delik deşik ettiği bir ülkede doğdun.
öptü kan revan içinde seni çırılçıplak bir ölüm
ölümü ve gözyaşını gördün yavrum
kan emmeyi öğrendin yaralarından.
 
saplanırken geceye ilk çığlığının sesi
kestik göbeğini süngüyle senin..
 
terli bir asker kaputuna sardık sonra
kurşunlar yağıyordu cesedine annenin.
 
ağla yavrum ağla..
dindirsin içindeki acıyı gözyaşların
dönsün toz duman, arasın aşkı
ve kalksın artık kanlı duvarlarından kuşatmaların..
Mecit ÜNAL
 
 
Z   A   M   A   N        D   I   Ş   I 
Submıssıon/Lost ın Madridpart III
The Call,  Olağan bir şekilde ölü bulunma
 
(Sıcaktı. Sokağın başına yığılmıştı bulut gibi alnından.
Gözleri kör bakıyorduk,  ölüydük bizde..  Tanrım,
alnında kocaman bir delik.! Sustukça kollarımız
ağırlaşıyordu..
 
Kimdi, biri bir gazete örttü üstüne. Çok ölü görmüştü,
gözleri besbelli..  Çocuklarda kale taşlarını yüklenip
getirdiler komşu arsadan. Derken polisler geldi. Bir
ambulans,  iki beyaz gömlekli..  Kaldırıp götürdüler
şehir morguna..
 
Neşeli bir şarkıya başladı radyo. Trafik gene işledi,
çocuklar gene top oynadılar.  Akşama doğru lodos çıktı.
Bütün gece açık kaldı öylece atölyenin kapısı..
Sabah bir heykel buldu çocuklar top sahasında..
 
Gazeteleri okumanın hiç bir anlamı yok.
Gözlerimizi kapasak da kanın rengi kırmızı..)
Mecit ÜNAL

Bir Yorum Yazın