Mehmet Kansu

                    
 
             M E H M E T   K A N S U 
                 1938 yılında Kıbrıs/Baf kasabasında doğan Mehmet Kansu, 1958 yılında
Öğretmen Kolejini,  1960 yılında  Gazi Eğitim Enstitüsü  Türkçe Bölümünü  ve fark
derslerini vererek  Hacettepe Üniversitesini bitirdi.  1983 yılında kamu hizmetinden
emekliye ayrıldı.  Uzunca bir süre ara verilen  suskunluk döneminden sonra; çeviri,
şiir, öykü ve denemeleriyle yeniden yazın yaşamına geri döndü.
                 Sırasıyla; İkinin Yaşamı (1960-Fikret Demirağ’la), Piramid Acısı (1962),
Direnişten Önce (1968),  Marazlıyım Size  ve Zaman (1995),  Alacakaranlık (1996),
Şaşırıcı Bir  Rüzgardır Değişim (1997),  Kendin Kadar Sev Onu (1998),  Ve Ansızın
Güneş(1998), Son Yolcu(1998),Toprağım Şimdi Yorgun(1998), Aşk Uzağımda Suya
İnen Güneş (2000), Yüzüm ve Gökyüzü Arasında Hayaletler (2002),O’yum Güneşin
Defteri (2004) ve Büyücü (2007) adlı şiir kitapları yayınlandı.
 
                  G ü l   v e                    
Y a n ı n d a k i   K a r a n f i l
yağmursuzluğun  
karanlık derinliğini anımsarım;  
 
ölülerin zıpladığı  
elden çıkarılmış toprakları,  
kaybolmuş denizin  
yürürken kalın tuzu..  
 
mutluluğum olur bazan,  
o esmer falcının dediğince:  
“sen saksıda, gül yanında karanfilsin.”  
 
gül ve yanındaki karanfil  
gölge sessizliğinde çürür hala;  
 
boğuluyormuşum gibi sanki  
otuz santim derinliğindeki suda..  
Mehmet Kansu
Lefkoşa, Aralık 2007.
 
 
G ü n e ş   B e y a z l ı ğ ı
ve birden sessizlik olur,
evet, bu sessizliktir..
             küçük bir ağaç gibi
             ateş yanar gibi yerlerde;
             turnalar, ısrarcı bir esinti
             gibi gelir,
             kanatlarında yorgun kırlangıçlar..
“çöl olacak en görkemli ormanlar bile”
deseler de,
biz, sessizlik oluruz yine de..
             oturup konuşuruz belki
             olmazsa,
             gözlerimizi kamaştıran
             güneş beyazlığı..
Mehmet Kansu
Lefkoşa, Kasım 2007.,
 
 
Öpmezse Öpecek Bir Gün
             Gece ayaklandıracak derken;
bir öğle zamanındaki
göğün maviliği,
durur orda bir ödül gibi..
 
             öpmezse, öpecek bir gün;
zaten sen,
öpülecek gibisin..
 
kuşları uçunca,
o gökyüzü maviliğinin,
sevinçli ağaçları kalır bende..
 
             biz nasılız şimdi,
             nasıl o gökyüzü maviliği..
Mehmet Kansu

Bir Yorum Yazın