Mehmet Taner

 
 
D    E    V    A    L    U    E
Şemsiyemi açıyorum;
Yağmur yağıyor Ankara’nın göbeğine..
Bir kasaba tutturuyor,
Baloncu ile büfeci de,
Şu piyango biletçiler,
Dolmuşa yolcu çağıran ak kasketli çağırtkan
Kalacaklar kısa bir an daha
Yağmurla Ankara arasında..
Yağmur yağıyor alabildiğine,
Çekilmiş ıssız taksiler köşe başlarına çoktan.
Köprüde bir şey yok,
Köpürüp bulanan akıntının yalnızlığından başka.
Bir madeni para, dönmüş
Ak yüzünü, gök yüzüne..
Çamur sıvıyor kaldırımları,
Yağmur yağıyor alabildiğine..
Mehmet TANER
 
 
G     E     C     E
Uzamış, bir yağmur anısı gibi
Ev de serin yaz gecesi..
Üşü akşamsefaları, üşü
Ey her şeylerim üşü, sarar, kıvrıl
Kim yaşamış, yok, o düşler dolu dönüşü..
Mehmet TANER
 
 
İ   K   İ       S   A   T   I   R
Acının ve mutluluğun
Uyumuyum ben..
Mehmet TANER
 
 
N     İ     S     A     N          Ş     İ     İ     R     İ
Seviyorum yıldızları, saçlarını, suyunu pınarların,
Serin ilkbahar gecelerini;
Dar ağzını, ince alnını, elmacık kemiklerini,
Bacaklarını, uzun..
Gözlerini; çekik, ela..  Ilık göğsünü..
Bir yaz gecesi sevdası olan rengini yüzünün..
 
Gel bağlara gidelim seninle bir bağbozumu vaktinde!
Pırıldayıp gidince dere kavakların önünden,
Savrulunca üzüm, tatlı ışığında lambaların,
Güz, ufak tepelerin ardında görününce
Orda bana bir türlü anlatamadığın sesleri söyle
Bırakılmış bir acıyla dolu şarkılar söyle..
 
Düş sona eriyor, bir güzün son günleriyle birlikte;
Hele tozlu yollarda, uzaklardan gelen işçilerde yitip gidince.
Kavun kabukları ezilip, azalınca karıncalar,
İçimizde, yıldızlardan anı zorlayan vakte kadar.
Bir hüzün,
Bir yalnızlık, bağ evinin açık kapısı önünde..
 
Bütün kış bıçak gibi bir acı
Gözlerin, çekik …
Mehmet TANER

Bir Yorum Yazın