Melek Özlem Sezer

 
 
        M E L E K   Ö Z L E M   S E Z E R 
          21 Aralık 1971 günü doğdu. Lisans eğitimini Hacettepe Üniversitesi Ekonomi
Bölümünde, yüksek lisansını Ankara Üniversitesi Kadın Çalışmaları Anabilim dalın-
da aldı. Osmangazi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü Çocuk ve Gençlik
Edebiyatı yan alan dersi olarak masal analizi dersleri verdi. Milliyet Çocuk ( Miço )
dergisinde köşe yazarlığı yaptı.T R T Radyolarına yetişkinler ve çocuklar için masal
programları hazırlayıp sundu. Şiir,öykü,masal, çocuk yazını ve senaryo alanlarında
uğraş veriyor. T R T Çocuk dergisine yazıyor ve T R T Çocuk kanalı için senaryolar
hazırlıyor.
          Derin ile  1998 Cemal Süreya Şiir,  Sevişne ile  2000 Behçet Aysan Şiir, Evvel
Zaman İçinde Yok İken(Benim Yedi Babam Var)’le 2001 Arıburnu Uzun Metrajlı En
İyi Film Öyküsü, Masallar ve Toplumsal Cinsiyet ile 2010 Oğuz Tansel Halk Bilimi,
Çağdaş Türk Şiirine katkıları nedeniyle 2011 Nüzhet Erman Şiir ödüllerini aldı.
          Sırasıyla; Derin(1998), Söğüt Sefareti(2007),Sözcük Dülgeri Ali(2008), Söğüt
Sefası Meyhanesi(2011),Yusuf & Zeliha(2011),Masallar veToplumsal Cinsiyet(2011
Araştırma) ve Masal Masal Matitas (2013-İnceleme-Araştırma) kitapları yayınlandı
          Sırasıyla; Yokoko, Lingua (2008), Sincap Evi (2008),  Sakız Çiğneyen Kedi
(2011), Dolapta Kim var(2011), Büyüklerle Dalga Geçme Dersleri(2012) adlı çocuk
kitapları yayınlandı.
 
 
B e y a z   A d a m
Çiçek beyaz
Portakal beyaz
Ağaç beyaz
Dil beyaz, damak beyaz..
 
Gök beyaz
Gemi beyaz
Deniz bembeyaz..
 
Beyaz denizde
Çarpışan gemilerdeki ateş beyaz
Kül beyaz, ölüm beyaz..
 
Masa beyaz, yemek beyaz
Çatal kaşık, adam kadın hep beyaz..
 
Gök beyaz, güneş beyaz, uçak beyaz
Asfalt beyaz, çit beyaz, uçurum beyaz
Otomobil beyaz, petrol beyaz, kömür beyaz
Televizyon beyaz, şarkıcı beyaz, sunucu beyaz..
 
Afrika kara, Afrika yeşil, Afrika turuncu
Afrika pembe, Afrika kahve, Afrika lacivert
Afrika mor, Afrika mavi, Afrika sarı, Afrika kırmızı
Afrika gökkuşağıyla ip atlayan renk cambazı..
 
Beyaz adam aldı Afrika’yı
Kendine köle getirdi birazını
Devran değişse de kimileri sakladı içinde
O köle taciri beyaz adamın çokçasını..
 
İşte beyazlık sarsın onun dört bir yanını
Ayıramazsın oturduğu sandalyeden bacağını
Kırdan ırmağı, ırmaktan sandalı
Tabakla bıçağı, eliyle elindeki kirazı
Görsün tümden beyaz olan dünyanın yavanlığını..
Melek Özlem SEZER
 
 
İ   n   c   i   r   i   n      S   ü   t   ü
ekin saplarından döşek yapar, uyurdum
uykumun içinde beklerdim en çok onu
gözlerini öperken minnetle eğilmek için
erkenciydim, yeşilken koparırdım incirleri
ve koyu beyaz, acı sütünü alırdım ağzıma
kadının bereketi, oğlumun kısmetidir diye
örterdim yaprağını kalbime, en edepli yerime..
 
rüzgar odalarından birini açar buyur ederdi
tarla kuşları öpüşür fısıldaşırdı tepemde
heyy derdim kuşlara heyy be heyyy.!
içime doğru yazgım derdim ve yazgım
benim de bir akça kadınım olacak.!
 
Gülayşe kadın mıydı, değil miydi bilemem hala
ama onaltısındaydı ve yanakları allanırken benim karımdı
göğsünü açsa, ağaca iki bulut düşmüş gibi beyaz beyaz dı..
 
işte budur benim söğüt sefasına her gelişimde
illa da akça inciri meze diye seçtiğim..
bana tarladaki öğle uykularımı, bir de oğlumun
anasız oğlumun yoksulu olduğu sütteki saflığı
anımsatır onaltısındaki yeni yetmenin
çekirdeğinden kızarışını..
 
Çok sonra öğrendim di, rakıyla helalleşirken
nasıl sa yolu meyhaneye düşmüş birinden
gözümdeki söz izi, o tazecik Gülayşe’mden
bak şimdi emekli oldum, ırak düştüm hevesten
herkes halimi bilir, vardiyalı koca dermiş meğer bana
umudum kalmadı gayrı balıktan yelkenden başka..
 
bir oğulun suskunluğuyla yatıyorum her gece
içimdekini atsam, denizin göğsü yırtılır
bazen bir kuş yuvasından düşerken
o ağzının kenarındaki acı, alaycı
ve artık çocuk olmayan kırık gülümseme
Gülayşe’nin erik dalına asılı cesedine ne çok benziyor
başımı yastığa her koyuşumda uykumdan yeşil zehir akıyor..
 
oğlum ne bana der, ne başkasına
minnetlin olayım, bu gece koynunda uyusun
onaltısındaki bir ananın şaşkınlığıyla sarıl ona
işte ben gidiyorum, yüküm sana emanettir bacım Leyla..
Melek Özlem SEZER
 
 
O    l    u    r         A    .    !
ya ben senin sözünü
çektiğim gibi kulağından
kapı dışarı edersem?
 
ya ben senin sözünün kılığını
çekiverip üstünden, onu yalnızca
bir ses haline getirirsem?
 
ya benim tenim anlamaz sa
dizimde alevlenen dizini?
 
gitmenin nice kılığı var
görüyorsun değil mi*
Melek Özlem SEZER
 
 
S ö z l ü k  D ü l g e r i  A l i
                             Hüzün serserisi şiirler..
Kirpiklerim nemlenmişti
Susmakta acemiydim henüz
Uğul uğul ya da mırıldanır gibi
Savruk rüzgar esti titreyen göğsümden..
 
Kulaklarımı kapatırken fark ettim
Sırtı terlemişti, rüzgar iyi gelmezdi
Böylece vazgeçtim gölgesini
İzlemekten..
Melek Özlem SEZER

Bir Yorum Yazın