Melih Cevdet Anday

 
              M E L İ H   C E V D E T   A N D A Y
              13 Mart 1915 günü İstanbul’da doğdu.  Ankara Gazi Lisesini bitirdi.  Şair,
tiyatro oyunu, roman, deneme ve makale yazarı olan Melih Cevdet lise arkadaşları
olan Orhan Veli ve Oktay Rıfat’la birlikte ortaya çıkardıkları Garip Akımı ile Türk
Şiirindeki yenilenmeyi başlatmışlardır. Kolları Bağlı Odysseus ile kendine özgü fel-
sefi şiir akımını başlatmış ve Garip Akımından ayrılmıştır.
              Bir süre Hukuk Fakültesine devam eden Melih Cevdet, daha sonra Ankara
Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesine kaydolduğu halde Devlet Demiryol-
larında çalıştığı için öğrenimine devam edemedi. Çalıştığı kurumca Belçika’ya sos-
yoloji Eğitimine gönderildi.
              1953-54 yıllarında Akşam Gazetesi Edebiyat ve Sanat sayfasını hazırladı.
Daha sonra  Doğan Kardeş Yayınlarında çeviriler yaptı. 1960’da Nadir Nadi’nin
desteğiyle başladığı  Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarlığını 1997’ye dek sürdürdü.
1964-1969 yıllarında TRT Yönetim Kurulu üyeliği, 1979-1980 yıllarında Paris’te
Eğitim Müşavirliği görevlerinde bulundu.
              UNESCO’nun Courrier Dergisi 1971 yılında, O’nu Cervantes,Unamuno,
Dante, Tolstoy, Seferis ve Kawabata düzeyinde bir  edebiyat adamı olarak gördü-
ğünü açıklamıştır.
              1970 TRT Roman Armağanı (Gizli Emir),  1973 TDK  Çeviri Ödülü (Buz
Sarayı), 1976 Yeditepe Şiir Armağanı (Teknenin Ölümü), 1978 Sedat Simavi Vakfı
Edebiyat Ödülü (Sözcükler),   1981 İş Bankası Büyük Ödülü (Ölümsüzlük Ardında
Gılgamış),  1984 Enka Sanat Ödülü (Ölümsüzler), 1991 Tüyap Onur Ödülü, 2000
Aydın Doğan Vakfı Şiir Ödülünü alan Melih Cevdet solunum ve böbrek yetmezliği
tanısıyla yattığı Marmara Üniversitesi Koşuyolu Hastanesinde 28 Kasım 2008 gü-
nü 87 yaşında vefat etti. Büyük ada mezarlığında toprağa verildi.
              Sırasıyla;  Garip (1941),  Rahatı Kaçan Ağaç (1946), Telgrafhane (1952),
Yanyana (1956),  Kolları Bağlı Odysseus (1962),  Göçebe Denizin Üstünde (1970),
Teknenin Ölümü (1975),  Sözcükler (1978),  Ölümsüzlük Ardında Gılgamış (1981),
Tanıdık Dünya (1984),  Güneşte (1989)  ve  Yağmurun Altında (1995) adlı şiir ki-
tapları yayınlandı.
 
 
A n l a t a n   İ n s a n
Kesik baş çapa, iplerim, küreklerim
Kumsalda şaşkın bir yığındır şimdi
Tüter el ayak, tüter ıslak odun..
 
Denizin uzaklardan getirdiği  
Yabancı, anlamsız bir şeyim..  
 
Maviyi anlarsın, denizi anlarsın,  
Mavi denizi zor anlarsın..
Melih Cevdet ANDAY
 
 
 
A n n a b e l l e e  
Senelerce, senelerce evveldi;
Bir deniz ülkesinde
Yaşayan bir kız vardı, bileceksiniz
İsmi Annabel Lee;
Hiç bir şey düşünmezdi, sevilmekten
Sevmekten başka beni..
 
O çocuk, ben çocuk, memleketimiz
O deniz ülkesiydi,
Sevdalı değil, kara sevdalıydık
Ben ve Annabel Lee;
Göklerde uçan melekler bile
Kıskanırlardı bizi..
 
Birgün işte bu yüzden göze geldi
O deniz ülkesinde,
Üşüdü rüzgarından bir bulutun
Güzelim Annabel Lee;
Götürdüler el üstünde
Koyup gittiler beni,
Mezarı ordadır şimdi,
O deniz ülkesinde..
 
Biz daha bahtiyardık meleklerden
Onlar kıskandı bizi,
Evet.!
Bu yüzden (şahidimdir herkes
Ve o deniz ülkesi)
Bir gece bulutunun rüzgarından
Üşüdü gitti Annabel Lee..
 
Sevdadan yana, kim olursa olsun,
Yaşça başça ileri,
Geçemezlerdi bizi;
Ne yedi kat göklerdeki melekler,
Ne deniz dibi cinleri,
Hiç biri ayıramaz beni senden
Güzelim Annabel Lee;
 
Ay gelir ışır, hayalin erişir
Güzelim Annabel Lee;
Bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
Güzelim Annabel Lee:
Orda gecelerim, uzanır beklerim,
Sevgilim, sevgilim, hayatım, gelinim.
O azgın sahildeki,
Yattığın yerde senin…
Edgar Allan POE
Çeviri :  Melih Cevdet ANDAY
 
 
A v u l u   M a n t a r  
Yağmur bir adım ötemizde,
Kabarmış ağulu mantar..
 
Sessizlik bir ateşin yanındaki kütük,
Suyun ışık değmiş kabuğu..
 
Sen tane tanesin sevgilim,
Denizim ben;  batık aşklarla dolu..
Melih Cevdet ANDAY
 
 
B i r   M i s a f i r l i ğ e 
Bir misafirliğe gitsem,
Bana temiz bir yatak yapsalar,
Her şeyi, adımı bile unutup,
U y u s a m . . .
Melih Cevdet ANDAY
 
 
Bir Şey Lazım Değil
Balıklar için deniz lazım,
Sevişmek için işsiz olmak
Ve geceleri duymamak için
Tabanların sızısını
Zengin olmak lazım..
 
Halbuki ıslık çalmak için
Bir şey lazım değil..
Melih Cevdet ANDAY 
 
 
D e f n e   O r m a n ı 
Köleler  
Ekmek kaygusu  
Çekmedikleri için
Felsefe yapmıyorlardı,
Çünkü ekmeklerini
Köle sahipleri veriyordu onlara..
 
Ve yıkıldı gitti Likya..
Melih Cevdet ANDAY 
 
 
D ü z e n l i  D ü n y a 
Bayılırım şu düzenli dünyaya;
Kışı yazı,
Baharı güzü,
Geceyi gündüzü sırayla.
Ağaçların kökü içerde,
Dağların başı yukarda.
İnsanların aklı başında,
Bütün insanların aklı başında.
Beş parmak yerli yerinde;
Baş işaret orta yüzük serçe..
 
Diyelim kalksa da serçe
Orta parmağa doğru yürüse
Ne haddine.!
Yahut Akasyanın biri
Başını toprağa daldırdığı gibi,
Bir gezintiye çıksa;
Merhaba kestane, merhaba çam.
Selamün aleyküm, aleyküm selam..
 
Kimsin nesin nerelisin derken
Laf açılır mı bizim akasyanın kökünden
Bir uğultudur başlar rüzgarda..
Yahut ne olur koca bir dağ,
Baş aşağı gelsin..
Aman Allah göstermesin.
Bayılırım şu düzenli dünyayaya;
A l t t a   ö l ü l e r ,
Ü s t t e   d i r i l e r
G e l   k e y f i m   g e l . .
Melih Cevdet ANDAY
 
 
F  o  t  o  ğ  r  a  f  
Dört kişi parkta çektirmişiz,
Ben, Orhan, Oktay, bir de Şinasi..
Anlaşılan mevsimlerden sonbahar.
Kimimiz paltolu, kimimiz çeketli,
Yapraksız arkamda ki ağaçlar..
Babası daha ölmemiş Oktay’ın,
Ben bıyıksızım,
Orhan, Süleyman efendiyi tanımamış.
 
Ama ben hiç böyle mahzun olmadım;
Ölümü hatırlatan ne var bu resimde.?
Oysa hayattayız hepimiz..
Hayattasın hala..
Melih Cevdet ANDAY
 
 
L     a     l     e   
Ellerimle soydum seni,
Taç yaprakların açması gibi.
Nar gibi diş dişti tazeliğin..
 
Ah şakıyan ormanı solukların,
Öpüşün, bakışın yüreği,
Soran diri sessizliğinde..
 
İsteğinin damı uçmuştu göğe
Uğultulu sarı kelebeklerdi,
Dört bir yanından boşalışın..
 
Bağladım seni dişlerimle,
Doymak bilmez ipek böceği gibi,
Ay gibi yarıktı kırmızılığın..
 
İki dilim lale döşekte..
Melih Cevdet ANDAY
 
 
M a v i   D e n i z i
Maviyi anlarsın,
Denizi anlarsın,
Mavi denizi
Zor anlarsın..
Melih Cevdet ANDAY
 
 
Rahatı Kaçan Ağaç
Tanıdığım bir ağaç var,
Etlik bağlarına yakın.
Saadetin adını bile duymamış,
Tanrının işine bakın..
 
Geceyi gündüzü biliyor,
Dört mevsimi, rüzgarı, karı.
Ay ışığına bayılıyor,
Ama kötülemiyor karanlığı..
 
Ona bir kitap vereceğim,
Rahatını kaçırmak için.
Bir öğrene görsün aşkı
Ağacı o vakit seyredin..
Melih Cevdet ANDAY
 
 
Y   a   ğ   m   u   r    
Birden serçelerle indi yağmur;
Hangisi serçe,
Hangisi yağmur..
Melih Cevdet ANDAY
 
 
Y     a     l     a     n  
Ben güzel günlerin şairiyim,
Saadetten alıyorum ilhamımı.
Kızlara çehizlerinden bahsediyorum,
Mahpuslara affı umumiyeden..
Çocuklara müjdeler veriyorum,
Babası cephede kalan çocuklara..
 
Fakat güç oluyor bu işler,
Güç oluyor yalan söylemek..
Nelih Cevdet ANDAY
 
 
Y   a   n   y   a   n   a    
Bu gürül gürül otların yanıbaşında,
Ağacın gölgesine değdi değecek.
Tam şeftalinin kokusu başlarken,
Öpüşmeye kıl kadar bitişik..
 
Akasyanın burnunun dibinde
Bu zulüm, bu haksızlık, bu işkence..
Melih Cevdet ANDAY
 
 
Yaşamak Güzel Şey
Yaşamak güzel şey doğrusu
Üstelik hava da güzelse
Hele gücün kuvvetin yerindeyse
Elin ekmek tutmuşsa bir de
Hele tertemizse gönlün
Hele kar gibiyse alnın
Yani kendinden korkmuyorsan
Kimseden korkmuyorsan dünyada
Dostuna güveniyorsan
İyi günler bekliyorsan hele
İyi günlere inanıyorsan
Üstelik hava da güzelse
Yaşamak güzel şey
Çok güzel şey doğrusu..
Melih Cevdet ANDAY
 
 
Y  a  t  a  ğ  ı  m  
Ben ki her akşam yatağımda,
Onu düşünüyorum..
Onu sevdiğim müddetçe,
Yatağımı da seveceğim..
Melih Cevdet ANDAY

Bir Yorum Yazın