Metin Fındıkçı

 
                  
 
            M E T İ N   F I N D I K Ç I
                1 Aralık 1961 günü Mardin’de doğdu. Sekiz kardeşin beşincisi olan Metin
Fındıkçı; Sakarya İlkokulu ve Cumhuriyet Lisesinde orta öğrenimini tamamladıktan
sonra, 15 yaşında iken babasının çocuklarım okusun düşüncesi ile, ailesiyle birlikte
Mardin’den Ankaraya göç etti.
               1989’da, SSK’nın yazlık tesislerinde memur olarak göreve başladı. Kedisi,
tesis müdürünün emriyle, bahçıvana öldürtülene  dek memurluk  görevini sürdürdü.
Bu olayla 1994’da hiç sevemediği memurluk görevinden ayrıldı. 1994-98 yıllarında
bir ihracat firmasında tercüman olarak çalıştı. Emeklilik süresini doldurunca da bu
ihracat firmasından ayrılarak emekli oldu.
               Şiire 1980’den sonra başladı. Daha çok Ortadoğu’nun çeşitli ülkelerinden,
özellikle de Arapçadan yaptığı çevirileriyle tanındı. Şiir ve çevirilerini; Adam Sanat,
Cumhuriyet Kitap, Rüzgar, Şiir-lik, Yarın,Uç, Yazılı Günler,Yeni Biçem ve Kitap-lık
gibi bir çok dergide yayımladı.
               Şiir ve çeviriyle hayatını İstanbul’da sürdüren Metin Fındıkçının sırasıyla;
Harabeler(1992),Ve Kalbim SularAltında(1996),Karanfik Mesafesi(2001),Unutulan
(2004) ve Çağdaş Arap Şiiri Antolojisi adlı kitapları yayınlandı.
 
 
E  l  l  e  r  i  m  e      S  ı  ğ  m  a  y  a  n
Kırık bir testidir eşikte duran
ovaya yayılan acı bir sudur..
 
Oysa sığmaz gecenin gözleri yanan
mumlara, ellerime sığmaz
bir yara içinde büyüyorum
akan suyun tadı kaplanın gözlerinde durur
gitgide organlarıma karışıyor talan edildikçe kadim yerler..
 
Mumlarda tükenen gecenin gözlerine bakıyorum
sen büyüyen bir fısıltıyla çıkıyorsun
geceden gündüze
dağılan nar tanelerini örtüyorsun
karanlıktan aydınlığa açılıyorsun..
 
Çocuk giysiler içinde mavi bir gecede
ağaç dibinde telaşlı bir karınca yuvasında
koyu ve diri kokunu duyuyorum..
 
Ellerimde suyun asi yüzü
kanında terli bir bıçak..
Metin FINDIKÇI
 
 
U   n    u    t    u    l    a    n
Unutulan gölgelerle başlamıştık
Aşklar yerinde durmuyor ki, açsan
Arka bahçeye bakan pencereyi
Kedi değil çocuk değil, çağırsan
Yakın bir harabeden..
 
Unutulan gölgelerle unuttuk
Bağdaş kurduğumuz döşekte
Baktıkça küçülüyoruz zamana
Gün boyu avluya açılan..
 
Unutulan avluda unutulmuş
Çamurlu çiçekler, kuşların gagası
Gözü kanlı nar ağacı ve ben
Kadim bir şehirde..
 
Artık unutulan çıplaklığını
Çocuk yatağımdan toplamıyorum
– Orda mısın.?
 
Şuramda duran harabeden
Bir daha seslensen..
Metin FINDIKÇI

Bir Yorum Yazın