Miray Çakıroğlu

 
                    
 
             M İ R A Y   Ç A K I R O Ğ L U
                 1987 yılında İzmir’de doğan Miray, Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri
ve Edebiyatları ile Felsefe bölümlerini Gerçeklikten Kaçış ve Yeni Bir Gerçeklik Arayışı Olarak Büyülü Gerçekçilik başlıklı teziyle 2010 yılında bitirdi.  İngilizce
öğretmenliği, okutmanlık ve editörlük yaptı.
                 İst. Boğaziçi Üniversitesinde Eleştiri ve Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisans programına devam ediyor ve “İstanbul Derslerinde Şehirli Vatan-daşın Yeniden İnşası” adlı tezini hazırlıyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi, Sanat ve
Kültür Yönetimi bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışıyor.
                 Sözgelimi ve artfulliving.com.tr’de şiirleri; Notos ve Bibliotech dergi-
lerinde çevirileri; Kaygı, Sözcükler,Toplum ve Demokrasi dergilerindeyse yazı-ları yayımlandı. “Taşların Sesi Kesildi” isimli dosyasıyla, 2014 yılı Yaşar Nabi Nayır Gençlik Şiir Ödülüne değer görüldü.
 
 
G e m i   İ s k e l e t i
Işık geçirmeyen
Koyu gölgeli
Deniz
Kıpırtısız derinlikte
Gün görse un ufak
Olacak
Gemi iskeletini saklar.
Ki bu hayalet
Sonsuza
Çoğalan zamanda
Pek çok sefer
Kabaran beyaz köpüklerin
Dalgaların içinde
Ahenkle devinmenin
Rüyasını görmüştür.
Yeryüzü bilmeyen
Derin deniz kabuklarının
Şarkısı
Bunu söyler ona.
Tekrar etmek gerekirse
Onlar yeryüzünü bilmez:
Bu çelimsiz iskeletin
Esas geldiği yeri..
Miray ÇAKIROĞLU
 
 
Kapalı  Parantezin  Ardına
Kapanmış bir parantezin ardına
Bir de nokta koyuyorum
Eylül’e doğru bir rüzgar esecek
Değirmenleri döndürecek ilkin
Boyu yetişecek,
Haliç kıyısında kurulmuş bir cümlenin
Kapanmış parantezini)
Bir çiçek sapçığı gibi taşıyacak
Bir dilin unutuluşuna kadar götürecek.
Bundan korkuyorum.
Gidip o parantezin oyuğunda yaşıyorum)
Tanıştığımızda
Ay’ın kapalı bir paranteze benzediği akşam)
Kendimi bütün işaretlerle anlatmıştım.
Medcezirli bir dildi bu.
Bütün işaretlerle
Ne boşluk varsa doldurmuştum duraksamasız
Yoksa cızırtılı bir görüntü gibi kaybolacaktım
Sanırım bundan korkuyordum.
Kapanmış bir parantezi suya indirip)
Ay’a giden bir yol bulmayı deneyebilirim
Ya da en az onun kadar sakin bir su birikintisi
Genişleyen dalgalar olarak içinde dağılmaya.
Kafamdaki kesik konuşma çizgilerinden uyuyamıyorum
Rüyamda
Şapkasından türlü şekilli diller çıkaran bir sihirbaz kılığındayım
Uyanıkken elimde bir tek cümle var
Haliç kıyısına kurduğum
Gitmesinden korkuyorum,
Parantezin ardına bir de nokta koyuyorum).
Miray ÇAKIROĞLU
 
 
Y a z ı n  D o k u n d u ğ u
Gün doğunca güneş vuruyor odaya
Dünyanın yarıdan fazlası gök,
Sonra balıklar var.
Aklının ucundan geçmeyen güzel sokaklar
Uzak ama harita gösteriyor.
Mavi çerçeveli geniş kapıları vardır evlerin,
Pencerelerinin önünde çiçekler ve yuvarlak sokak taşları.
İster istemez güneş vuruyor odaya
Dünyanın yarıdan fazlası gök,
Kalkınca kafanı yedinci katına vuracaksın gibi..
Miray ÇAKIROĞLU
 

Bir Yorum Yazın