Mustafa Altay Sönmez

 
 
E   S   K   İ      G   A   R   A   J
Eski Garaj Ulus’un yukarısında
Çocuk Hastanesinden evvel
büyük çok büyük puntolarla yazılmış yazıhanelere
Beypazarı
                 Nallıhan
                                  Kurşunlu
ve bir egzoz dumanı içinde
kaleye bakan yamaçlar..
 
Yıllar yıllar önce kardeşimin hastalığın daydı
geçtim o hengamenin içinden
alnımı otobüsün serin camına dayamış
ısrarlı ağır bir uykudan yeni uyanmıştım
Ankara’da ağır bir uykudan
geceleyin dağların karaltısı içinde
sabahleyin puslu bir gölgede
bin küsür kilometre..
Mustafa Altay SÖNMEZ
 
 
ISKAR’DAN TRENLE GEÇİŞİM
B İ R   G E C E   V A K T İ   O L D U
Güzeldi dağları Sofya’nın
güzeldi kız gibi beyaz dorukları
bir gece vaktiydi Iskar’dan trenle geçişim
bilemedim sabaha doğru açıldıklarını
süt kokulu
savruk..
Mustafa Altay SÖNMEZ
 
 
S    O    N    B    A    H    A    R
Yapraklarla örtülü sonbaharda
bir kız eteğine çay döktü;
eli yandı
ve geniş kağıtlar üstüne çizilmiş
desenleri de ıslandı..
 
Gökyüzüne açılmış bir damardı ağaç.
Ağacın dibindeydi kız..
 
Pıhtılaşan kan kırmızılığın da,
parçalanmış bir vitrayda ki
günbatımı gibiydi her şey..
Mustafa Altay SÖNMEZ
 
 
U  R  U  M    K  I  Z  I
Karahamzalı adında bir yere indik geceleyin
kamyon içten içe mazot kokuyordu
gürz gibi karanlık dolanırdı kalbimizi
Karahamzalı adında bir yer
ve radyoda “Urum Kızı..”
 
Zarif gün sarkacı meme uçlarına dokunuyor..
Mustafa Altay SÖNMEZ

Bir Yorum Yazın