Mustafa Erçin

 
 
G Ü L S Ü N
Bir çiçeksin bir tanem,
Gülsün..
Bana hayat verir
Tatlı gülüşün..
Sanma ki seni sen yapan
Rengarenk güzelliğin,
Beni sana bağlayan
O narin gül özelliğin..
Böyle temiz kaldıkça yüreğin,
Hiç bozulmayacak
Gül özelliğin..
İşte o zaman bir tanem
Hiç solmayacaksın..
Her mevsim başka açan
Gül kalacaksın…
Mustafa ERÇİN 
 
 
H E P    S O N B A H A R L A R D A ,
S E V D A L A N I R D I M
Ateş dikenlerinin
çıtır çıtır kızardığı,
kasımpatıların
göğe doğru uzandığı
günlere rast gelirdi
gönülce perişanlığım..
Sondan bir önceki yaprak,
yere değil de,
içime düşer
ve yeniden yeşerirdi
dal budak..
Kirpiklerime bir masum bakış
ya da bir ince ses ilişirdi
kulağıma..
Ne olduğumu
ve daha neler olacağımı
bir yüreğim bilirdi..
Kasım.? Yerinde kalsın..
Aralık.? Gördüm,
içeri mi girsem diye düşünürken;
yapraklarla sararır,
ayazlarda morarırdım.
Ama ben,
hep,
sonbaharlarda sevdalanırdım…
 
İlk bu yıl
ve birlikte görmüştük
karların
dallarda çiçeklenişini..
Sana
Papatyam.? dediğimde,
kırlar beyaza bürünmüş;
Gelinciğim.? dediğimde,
tepelere
kızıl kostümlü
gelincikler yürümüştü..
Kırk bir yaşımda
ve tam kırk bir kere
baharlanmıştı Ankara
gelişinle..
Acımışta,
korkusuz şehir çiçeklerine,
püfür püfür leylak bile üflemiştik
Ahlatlıbel’den
pürneşe…
 
Hatırlar mısın,
sevdamı dillendirirken utanmış da,
başımı öne eğmiştim.?
Çünkü ben,
İlkbaharda,
İlk seni sevmiştim…
Mustafa ERÇİN
 
 
H İ S L E R İ M
H İ Ç    Y A N I L T M A D I    B E N İ
Hislerim hiç yanıltmadı beni,
Beni özlemişsindir mutlaka..
En belirsiz ayak sesinde bile
Ümitlenip,
O ayağın sahibi benmişim,
Habersizce gelmişim gibi,
Koşturup duruyorsundur
O yaka,
Bu yaka..
 
Hislerim hiç yanıltmadı beni,
Beni özlemişsindir mutlaka..
Akşam esintilerinde ki,
Yaprak hışırtılarını,
Seni çağrışıma yoruyor
Ve beni arıyorsundur
Buğulu gözlerinle
Karanlık boşluklara
Baka baka..
 
Hislerim hiç yanıltmadı beni,
Beni özlemişsindir mutlaka..
Gönlünde ummadığın kadar çok,
Ama yanı başında yokumdur
Ve sen üzülmüş,
Tıka basa özlem sağıyorsundur
Yüreğini
Avuçlarında sıka sıka..
 
Hislerin hiç yanıltmadı seni,
Ben de çok özledim…
Mustafa ERÇİN
 
 
 
R O M A N – T K
Ne siyah benleri vardı,
Ne uzun yağlı saçları,
Avuç içi yüzüne, pek yakışırdı
Etli dudakları..
Göz altlarında da onlarca çil
Ufak tefekti..
Ve olabildiğince sessizdi
Sokulunca yanıma
Lavanta kokardı göğüsleri;
Efil efil..
 
Sarmaşık yaprakları gibiydi
Kumral saçları
Omzuma dökülürdü salkım salkım..
Yine sever miydi beni bilmem
Beyliği mi bileydi.?
Tefler çalınırdı yüreğimde
Her akşam vakti
Ateş danslarından mıydı, neydi.?
Gönlüm alev alevdi..
Çünkü o;
Bir zamanlar çingeneydi…
Mustafa ERÇİN
 
 
S E N İ    Y A Ş A M A K
Seni yaşamak
bir deniz kenarında bin yıl yaşamak gibi
semalarında kuğuların uçuştuğu
martıların yakamozlarla buluştuğu
bir yer, cennetten saydığım
yeşil, güneşte kalıp gün boyu
turkuaz mavilerinde yandığım bir yer
yosunlu yorganlarla örtülü
kumdan yatağımızın serildiği gibi…
 
Seni yaşamak
olabildiğince yalın
duyarlığında ince bir dalın
özenip nikah tazeleyen gelinciklere
yüreğimize mavi alyanslar takmak gibi..
 
Seni yaşamak
öylesi bir ülkede yaşamak gibi
halkımızın kuşlar olduğu
hizmetkarlarımızın mağribi…
 
Seni yaşamak
yaşlanmamak gibi…
Mustafa ERÇİN
 
 
Y A Ş A M A K
Yaşamak;
Denizlerin mavisinde,
Bulutların beyazında,
Yeşilliğinde kırların,
Karanlığında gecenin,
Kah ağlayarak, kah gülerek,
Severek, sevilerek yaşamak…
 
Yaşamak;
Aşkla yoldaş,
Sevgiyle kardeş olarak..
Çocukluğu çocukluğunda,
Gençliği gençliğinde,
Yaşlılığı yaşlılığında,
Hep çocuk kalarak,
Çocukça yaşamak…
 
Yaşamak yine;
Kır çiçeklerinin sadeliğinde,
Çamların direncinde,
Güzelliğinde gülün, tadında balın,
Hep açık alın,
Sevgiden boğulmadan,
Sevgisiz kalmadan, yaşamak…
 
Hep yaşamak;
Hiç ölmeyecekmiş gibi bazen
Sindire sindire,
Ölecekmiş gibi hemen doyasıya,
Hayal kırıklıklarından tatlı hayaller üreterek
Sevgi adına,
Emek tüketerek yaşamak…
 
Yaşamak ısrarla;
İnsanca, dostça,
Sevgice, sevgilice,
Kah sevgilinin koynuna sokularak,
Kah yalnız kalarak,
Bazen insan gibi yani, bazen kedice,
Eller sözüne uymadan,
Pişmanlık duymadan yaşamak
Olabildiğince…
Mustafa ERÇİN

Bir Yorum Yazın