Nihat Ziyalan

 
 
            N İ H A T   Z İ Y A L A N
                1936 yılında dünyaya geldi. Sinema ve tiyatro oyuncusu, daha çok da şair
olarak tanınır. Çoğunluğu Yılmaz Güney’le çevirdiği yüz elliye yakın filmde oynadı.
Şiirlerini çeşitli yıllarda yayınladığı üç kitapta topladı.  1980 yılında  Avustralya’ya
göç etti ve orada  “Güneşle Damgalı” adlı romanını yazdı.  Öykü ve düz yazılarını;
Adam Öykü ve Öküz gibi dergilerde yayınlamaktadır.  Son olarak öykülerini  “Kısa
Pantolonlu Sevda” adlı kitapta topladı.
                Sırasıyla;  Asık Yüzlünün Biri (1963), Güvercin Uçuşu (1980), Avustralya
‘dan Şiirler (1985),  Güneşle  Damgalı (2000),  Menekşeli  Konak (2004),  Severim
Pazartesileri (2005),  Sevgili  Şiir (2007), Tomurcuk  Sevda (2009),  Attım  Kapağı
Yurtdışına (2010) ve Kısa Pantolonlu Sevda (2011) adlı kitapları yayınlandı.
 
 
B  a  l  ı  k    K  ı  z 
sokakta birlikte yüzer
balık kız dediğin
pencerelere üşüşmüş bekleşenlerle
bekleşen yüzüyle yüzer
pullarının ışıması
sana iç geçirtir
balık kızın
pullu güzelim diye..
 
saysan kılçıklarını sayarsın
üzülürsün
bana olan aşkından bir deri bir kemik kalmış diye
okursun
derisinin altında
aklından geçenleri..
 
bencilliğine yenik düşer
kimseye söylememek için güzelliğini
dilini ısırırsın
alışkanlık olur dilini ısırmak
pullu güzelim diye iç geçirmek..
 
bazen yakaladım diye
kollarının arasında
bağrında
boşuna sıkıp kucaklarsın boşluğu
çoktan cup diye atlamıştır
bir başka kucağa
pullarının ışımasını
kokusunu bırakır geride
ellerinde..
Nihat ZİYALAN
Sydney
 
 
T  e  n  c  e  r  e                
kıtlık günlerinde annem
bazı akşamlar
çakıl taşı kaynatırdı
sesiyle doyalım..
 
o zamanlar
döğme bakır tencere
kalay ister;
yavaş yavaş vazgeçildi.
tıp ki kıtlık günlerinin unutulması,
yitip gitmesi belleklerden..
 
plastik
alimünyum bir hayat;
geçmişi olmayan,
köksüz kahkahalar..
 
otuz yıl önce Sydney’de
artık dayanıklı olsun,
çelik tencereye güvendim..
 
o da
hayatın ateşine dayanamayıp,
yamılıp yumuldu..
 
çöpe atamam;
kapağı sıkı sıkı,
emekli yaptım..
 
aynı evde yaşayıp giderken;
özleyip,
kulak verdiğimde,
duyarım bir şeylerin kaynadığını..
Nihat ZİYALAN
İzdiham

Bir Yorum Yazın