Peyami Safa

 
             
 
           P   E   Y   A   M   İ       S   A   F   A
           1899 yılında İstanbul’da doğdu.Servet-i Fünun şairlerinden İsmail Safa’nın
oğludur. 1901’de sürgüne gönderilen babasının Sivas’ta ölmesi üzerine iki yaşında
yetim kaldı.On yedi yaşına kadar fiziksel ve ruhsal bunalımlara yol açan bir kemik
hastalığıyla mücadele etti.  Hastalık, fakirlik ve küçük yaşta yetim kalma nedenleri
ile Vefa Lisesindeki eğitimini yarıda bırakarak girdiği, Posta-Telgraf Nezaretinde
I.Dünya Savaşının başlamasına kadar çalışmıştır.
           Daha sonra Boğaziçinde Rehber-i İttihak Mektebinde öğretmenlik yapmaya
başladı. 1918’de ağabeyi İlhami Safa ile birlikte çıkardıkları “2o. Asır”adlı akşam
gazetesinde “Asrın Hikayeleri” başlığı altında “Server Bedi”takma adıyla yazdığı 
öykülerle tanındı. 1921’de Son Telgraf Gazetesinde, daha sonra da  Tasvir-i Efkar 
gazetesinde öyküler yayımladı.
           1940 yılına kadar çalıştığı Cumhuriyet Gazetesinde fıkra ve makalelerinin
yanısıra, roman çalışmalarını da başlatmıştır. 1960’lı yıllara kadar başta Milliyet
olmak üzere bir çok gazete ve dergide yazıları yayınlanan Peyami Safa, 27 Mayıs
İhtilalinden sonra Son Havadis Gazetesinde yazmaya başlamıştır.  
           1961’de Erzurumda yedek subaylık görevini yapmakta olan oğlu Mervenin
ölümü ile büyük sarsıntı geçiren  Peyami Safa, bir kaç ay sonra 15 Haziran 1961
günü İstanbul’da vefat etmiştir.
           Sırası ile; Gençliğimiz(1922), Şimşek (1923), Sözde Kızlar (1923), Mahşer
(1924), Bir Akşamdı (1924), Süngülerin Gölgesinde (1924),Bir Genç Kız Kalbinin
Cürmü (1925), Canan (1925), Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (1930), Fatih-Harbiye
(1931),  Attila (1931), Bir Tereddüdünün Romanı (1933),  Matmazel Noraliya’nın
Koltuğu (1949),  Yalnızız (1951)  ve Biz İnsanlar (1959) adlı romanları yayınlandı.
 
 
A     ş     k   
Allah’a giden tek yol aşktır..
Peyami SAFA
 
 
Delilik ve Aptallık 
Delilik, şüphesiz aptallıktan iyidir.
Delilik var olmuş bir zekanın yok oluşudur..
Aptallık ise var olmamış bir zekanın
             var olmamaya devam edişidir..
Peyami SAFA
 
 
E   s   k   i      D   o   s   t   
Her şeyin yenisi,
Dostun eskisi makbuldür..
Peyami SAFA
 
 
 
H i ç   E s k i m e z  
Eski başkadır..
Eskimiş başkadır..
Nice eskiler vardır ki hiç eskimez..
Peyami SAFA
 
  
 
          M e r v e  ve  S a f a 
“Bir Tereddüdün Romanını” yazdık aslında
Tüm ömrümüz boyunca biz “Canan”la..
“Şimşek” yüklü mekanlarda yaşadık
Adı “9. Hariciye Koğuşu” olmasa da..
Gönüllerimiz “Cumbadan Rumbaya” kaymasa da,
Rüyalarımızı bile aldattık “Sözde Kızlarla..”
Hep gelgitlerimiz oldu “Fatih-Harbiye” hattında,
“Bir akşamdı” anladık bütün gerçeği..
“Mahşer” adı verilen nihavent makamla;
İnşaallah biz insanlar ulaşırız Merve’ye ve Safa’ya..
 
Şiirde adı geçen eserler Türk Edebiyatının
usta kalemlerinden Peyami SAFA’ya aittir.
ALLAH mekanını cennet eylesin..
Dursun TİFTİK – Samsun
 
 
 
T  e  c  r  ü  b  e   
Yaşlanarak değil,
yaşayarak tecrübe kazanılır;
zaman insanları değil,
armutları olgunlaştırır..
Peyami SAFA
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Bir Yorum Yazın