Rıfat Ilgaz

 
       
           R  I  F  A  T     I  L  G  A  Z
           7 Mayıs 1911’de Kastamonu’nun Cide ilçesinde dünyaya geldi. Kastamonu 
Muallim Mektebini bitiren şairin ilk şiirleri Kastamonu’da yayınlanan “Nazikler”
ve “Açıksöz” dergileri ile “Güzel İnebolu” ve “Güzel Tosya” gazetelerinde çıktı.  
           1933’de askere alınıncaya dek sırasıyla Gerede, Akçakoca ve Gümüşova’da
İlkokul Öğretmenliği yaptı.  1938 yılında  Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Türk Dili
ve  Edebiyatı Bölümünü bitirdi.  Adapazarı’nda öğretmenlik yaparken yakalandığı 
verem hastalığı nedeniyle İstanbul Yakacık Sanatoryumuna yattı.
          Kara Gümrük  Ortaokulunda  Türkçe öğretmenliği yaparken aynı zamanda, 
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde Felsefe okudu. II nci Dünya Savaşına 
denk gelen bu dönemlerde “Karartma Geceleri” adlı romanını yazdı.
           1944’de çıkan”Sınıf” kitabıyla adliyelik oldu ve altı ay ağır hapis cezasına
çarptırıldı. 24 mayıs 1944’de 1 nci Şubeye teslim olunca öğrenciliği, öğretmenliği
ve yakalandığı çaresiz hastalık nedeniyle Sanatoryumda tedavi hakkını da kaybetti.
           1953’de “Devam” kitabı toplatıldı ve hakkında soruşturma açıldı.  1956’da
İlhan Selçuk’un çıkardığı “Dolmuş” dergisinde bir hikaye serisi yayınlamaya baş-
ladı.Daha sonra bu yazılarını”Hababam Sınıfı”adıyla romanlaştırdı.1966’da oyun-
laştırdığı“Hababam Sınıfı”romanının sahnelenmeye başlamasıyla ünü arttı.1969da
Hababam Sınıfı” İstanbul Tiyatrosunda sahnelenirken, Ankara Şehir Tiyatrosunda
“Çatal Metal” oyunu sahnelendi. “Hababam Sınıfı” Umur Bugay’ın senaryosu ile,
Ertem Eğilmez’in yönetmenliğinde film olarak çekildi.
           1971’de Basın Şeref Kartı aldı. Aynı yıl “Sınıf Yayınları” nı kurdu ve kendi
kitaplarını yayımlamaya başladı. 1974’de emekli olup Cide’ye yerleşti. Oniki Eylül
İhtilalinden sonra  28 Mayıs 1981 gecesi “Yıldız Karayel” romanını yazmaktayken
gözaltına alındı.  Serbest bırakıldıktan sonra, oğlu Aydın Ilgaz ile birlikte yaşamak
üzere İstanbul’a döndü.  Öncelikli olarak şiir ve öykü dalında yazmaya devam etti.
           1982’de Yıldız Karayel romanıyla Madaralı Roman ve Orhan Kemal Roman
Ödüllerini, 1987’de Ocak Katırı Alagöz şiiriyle  Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülünü
ve 1993 Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülünü aldı.
           2 Temmuz 1993’de cereyan eden Sivas olaylarında can dostu Asım Bezirci-
nin katledilmesine çok üzülen Rıfat Ilgaz, tam beş gün sonra,7 Temmuz 1993 günü 
evinde vefat etti ve Zincirlikuyu Mezarlığına, Asım Bezircinin yanına defnedildi.
           Sırasıyla; Yarenlik (1943-1946), Sınıf (1944-Altı ay hapis yattı), Yaşadıkça
(1947-Toplatıldı), Devam (1953-Toplatıldı), Üsküdar’da Sabah Oldu (1954), Soluk
Soluğa (1962), Karakılçık (1969), Uzak Değil (1971),Güvercinim Uyur mu (1974),
Kulağımız Kirişte (1983), Bütün Şiirleri (1983-9 Cilt), Ocak Katırı Alagöz (1987),
Çocuk Bahçesi (1995) ve  Bütün Şiirleri 1927-1991 (2004)  adlı şiir kitapları
yayınlandı.
 
defneler ölmez ile ilgili görsel sonucu
Defneler  Ölmez 
Bir mevsim var ki üşütür yeşilliğimi
Ben geceyle gündüzü bilirim yılları değil.
Ölümsüzlüğü getirdim kıyılarınıza
Düşlerimde hep uzak denizler.. Kıyılar..
Gidemem, bağlıyım toprağıma..
 
Dalımla yaprağımla, ben
Bir savaş simgesiyim oysa
İnsan kardeşlerimin gözünde.!
Utkular düşleyen başlar için
Bir çelenk.!
 
Savaşlar, soykırımlar gördük,
İskenderler, Sezarlar,
Ne atlar kaldı onlardan, ne meydanlar..
Gittiler, yıkılıp birer birer,
Biz kaldık.
En kıraç topraklarda tutunduk,
Biz defneler..
 
Dal kırılır, yaprak dökülür
Ölür mü acılara katlanmasını bilenler,
Direnenler tüm kırımlara karşı..
Ölmez sevgiden yana olanlar
Defneler ölmez.!
Rıfat ILGAZ
Cide-1978
  
 
Gidişini  Anlatıyorum 
Sen gidiyorsun ya işine yetişmek için
Saçlarını, gözlerini, ellerini
Neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya
Her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak
Termometrede yükselen çizgi çizgi
Kim bilir nerelerde soğuyorsun.
 
Senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen
İnsan insan bakan gözbebeklerin
Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta
Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder.
 
Ne gelirse onlardan gelir bana
Çalışma gücü,  yaşama direnci
Mutluluk gibi kazanılması zor,
Mutluluk gibi yitirilmesi kolay
Bir açarsın ki mutluyum,
Bir kaparsın her şey elimden gitmiş..
Rıfat ILGAZ
 
 
İçimizden Biri  
Eli değnek tutar tutmaz
Çoban oldu;
Sardılar sırtına bazlamayı.
On altı yıl güne verdi karnını,
On altı yıl koyun güttü kavalsız.
 
İnsanlardan ağayı tanır,
Adını bilmez sorarsan,
Hayvanlardan Karabaş’ı.
 
Günü yetti, bıyığı bitti,
Okundu künyesi,
Gitti, davulsuz zurnasız,
Askere gitti.
Rıfat ILGAZ
 
kardeş ile ilgili görsel sonucu
 
K a r d e ş l i k  
Okullarda hep kardeşiz,
Şaban kardeş, Ali kardeş, Osman kardeş,
Yıldız kardeş, Sevil kardeş..
Hele hele kitaplarda.
Şan kardeşi..
Kan kardeşi, din kardeşi..
 
Durmadan kardeş üretiyoruz.
Tilki kardeş..
Karga kardeş..
Biri peynirimizi kapar,
Biri tavuklarımızı yer.!
 
Tüplerde mi üreteceğiz,
Kendi öz kardeşimizi.?
 
Benim saygıdeğer Hoca’m
Tabancasız kardeşliği öğret bize,
Kafeteryalarda
Alfabe’den, Anayasa’dan önce
Kurşunsuz sevişmeyi.!
Rıfat ILGAZ 
 
hababam sınıfı ile ilgili görsel sonucu
 
S   ı   n   ı   f    
SINIF’ın ozanıyım mimli,
HABABAM SINIFI’nın yazarıyım ünlü.
Kim ne derse desin,
Çocuklar için yazdım hep..
 
Şunu demek istiyorum.!
İki iş tuttum ömür boyu köklü.
Çocukları okutmaktı ilk işim,
İkincisi,
Yazdığımı çocuklara okutmak.!
Rıfat ILGAZ
 
 
Son   Şiirim   
Elim eline değsin
Isıtayım üşüdüyse
Boşa gitmesin son sıcaklığım..
Rıfat ILGAZ
11 Kasım 1991
 
 Ş i i r d e  
Önce şiirde sevdim kavgayı,
Özgürlüğü kelime kelime şiirde,
Mısra mısra sevdim yaşamayı,
Öfkeyi de, sevinci de..
Senin ışıklı günlerin,
Benim iyimser dostlarım,
Hepsi, hepsi şiirde.
Ne varsa yitirdiğim,
Bütün bulduklarım şiirde.
Kafiyeden önce gelen
Sevgilerimiz mi sade.?
Sürgün de var,
Hapis de..
Rıfat ILGAZ
 
bir kapı üç duvar ile ilgili görsel sonucu
 
Üç  Duvar  Bir  Kapı 
“İnsanları alabildiğine sevmeyi,
  Bırakmazlar yanına.
  Böyle çekersin cezasını
  Üç duvar bir kapı arasında.!”
Rıfat ILGAZ
 
 
Y u m r u k   O l . !
Kaldır başını kan uykulardan.
Böyle yürek, böyle atardamar atmaz olsun.!
Ses ol, Işık ol, Yumruk ol.!
 
Karayeller başına indirmeden çatını
Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm
Alıp götürmeden büyük denizlere
Çabuk ol.!
 
Kaldır başını kan uykulardan.
Böyle yürek, böyle atardamar atmaz olsun.!
Ses ol, Işık ol, Yumruk ol.!
 
Tam çağı işe başlamanın doğan günle
Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden
Her satırında buram buram alın teri
Her sayfası günlük güneşlik
Utanma, suçun tümü senin değil.!
Rıfat ILGAZ
 
 
 

Bir Yorum Yazın