Rıza Polat Akkoyunlu

 
 
B E N D E    K A L A N
M E K T U P L A R – I
Sen ey
Yirmi dört baharımın en güzel süsü,
Sen ey
Mutlu günlerimin mutlu türküsü,
Sen ey 
İlk yaz akşamları kadar güzel çocuk,
Sen ey
Altın gözlerinin hisli dünyasında
Ölümsüz bir yolculuk yaratan,
Sen ey
Çıplak bir hançer gibi boylu boyunca
Gönlümde yatan,
Sen ey
Her şeyim olan her şey;
Son mektubunda
Söz verdin, tut diyorsun,
Unuttum, unut diyorsun..
 
Unutmak mı.?
Ne mümkün seni unutmak..
Güneş tekrar doğmayı unutabilir mi hiç.?
Gönül ferman dinler,  söz tutabilir mi hiç.?
Sen ey
Yirmi dört baharımın en güzel süsü,
Sen ey
Mutlu günlerimin mutlu türküsü,
Sen ey
Her şeyim olan her şey…
Rıza Polat AKKOYUNLU
 
 
B E N D E    K A L A N   
M E K T U P L A R – II
Dün bir dosttan
Uzun bir mektup aldım.
Beni anlatmış sana
Ve sen ona,
“Unuttum artık onu.!” demişsin.
Hem de bu sözü gülerek
Medar-ı  iftiharla söylemişsin..
Unutamazsın.!
Nokta noktam,
Unutamazsın..!
Çünkü inan,
Unutmak için,
Önce unutulmak gerek..
Oysa ki sen,
Hala bende esen
Eski kavak yelisin..
Unutamazsın..!
Kan değil tüküremezsin,
Ruj değil silemezsin,
Dişi dudaklarına, dişlerimle yazdığım,
Dört heceli adı…
 
Unutamazsın..!
Seninle biz,
Hala bir kabukta,
İki badem içi gibiyiz..
Baharsın,
Kokacaksın..
Güneşsin yakacaksın..
Sabah yatağım kadar rüya dolu,
Sabah yatağım kadar sıcaksın..
Unutamam,
Unutamazsın..!
 
Şimdilik bu kadar..
Öbür mektuba,
Daha diyeceklerim var..
Gücenme sakın,
Darılma bana..
Ankara günlerimin bembeyaz ufkundan,
Binlerce selam,
Binlerce selam sana…
Rıza Polat AKKOYUNLU

Bir Yorum Yazın