Rıza Tevfik Bölükbaşı

 
 
GÖZ  AŞİNALIĞI
İsmini bilmezdim, fakat tanırdım;
Ne yosma bir çiçek takışı vardı.!
Kızıl saçlarını ateş sanırdım;
Güneş nuru gibi yakışı vardı..
 
Öyledir, gün, şafak söktüğü zaman,
Göllere gölgeler çöktüğü zaman.!
Saçını çözüpte döktüğü zaman,
Dalga dalga düşüp akışı vardı..
 
Hüsnünde bir eda varki as’ıydı,
Beni harap eden o edasıydı;
Sevdalı gönlümün aşinasıydı.
Yüzüme bir şirin bakışı vardı..
Rıza Tevfik BÖLÜKBAŞI
 
 
G Ö Z L E R İ N
Ruhumda gizli bir emel mi arar,
Gözlerime bakıp dalan gözlerin.
Aklıma gelmedik bilmece sorar,
Beni hülyalara salan gözlerin..
 
Sihirdir şüphesiz bütün bu şeyler,
Bakışın zihnimi perişan eyler,
Bana aşk elinden efsane söyler,
Aşka inanmayan yalan gözlerin..
Rıza Tevfik BÖLÜKBAŞI
 
 
M A R T I L A R
Akıyordu martılar, ardında vapurun
hayat düzdü, denizse pürüzsüz..
 
İstanbul’un tüm hüznü avuçlarımda
avuçlarım kara
ben vapurda
boğaza damlıyor avuçlarımdaki kara
ellerim soğuk, güçsüz..
 
kar tanesiydi martılar
arkasında vapurun
hafif kirli beyaz
biraz da aç
bıraktığımız dümen suyu
köpük köpük beyaz
ip misali uzuyordu
martılar beyaz
ufkun kızıllığına inat..
Rıza Tevfik BÖLÜKBAŞI
 
 

Bir Yorum Yazın