Sait Maden

 
 
ÖLÜ  ÇOCUKLARA  NİNNİ
ah, bulunur mu yeni bir kucak
sizden yerde kalan oyuncak
 
gömleğiniz üşümez mi, loş
köşelerde sessiz, içi boş
 
n’eyler, ah çocuklar, yalınız
topunuzla ayakkabınız,
 
ya cebinizde kalan şeyler,
az bir sicim, kırık bir şeker,
 
saçınızdan kayan kurdele
sizi en son okşayan ele?
 
bunlar işte benim tek varım,
hergün alır alır okşarım,
 
öperim göğüs geçirerek,
yanağıma sürerim tek tek;
 
ah çocuklar, hayıflanmayın,
kendinizi yanımda sayın..
 
saçlarını bir güzel ördüm
bozduğunuz bebeklerin tüm,
 
diktim özenle mini mini
yırtık ya da söküklerini;
 
iç çekmeyin çocuklar, susun,
hepsi derin derin uyusun..
 
boyadım sizin yerinize
yüzlerce kuş defterinize,
 
sizin sesinizle şarkılar,
aynı gülüş onlarda da var,
 
yüzleri hep sizin yüzünüz,
ses etmeyin, ürkütürsünüz..
 
onardım inceden inceye
trenleri işleyinceye
 
vapurları yüzünceye dek,
arkalarından üfleyerek;
 
ah çocuklar, üflemeyin siz,
birden bire kabarır deniz.
 
çemberiniz koşuyor yine
boş arsada kendi kendine,
 
uçurtmanız gökte sarı mor
pır pır ipildeyip uçuyor,
 
ilişmeyin çocuklar sakın,
oldukları yerde bırakın..
 
topacınız dönüp durmada
şu dönmesi bitmiş, dünyada,
 
sallanıyor yine bir çıplak
dalda usul usul salıncak;
 
hep böyle gidip gelse gerek
çocuklar siz dönünceye dek.
 
göz göz olmuş bakıyor ıssız
bir köşeden zıpzıplarınız,
 
koşuyor gölgeniz sokakta
binmiş de bir değnekten ata
 
oynarken sessiz iki ağaç
karanlık avluda saklanbaç
 
ve ay, çenesinde elleri
seyrederken uzak bir yeri..
 
bir şeyler arar gibisiniz
bir körebe oyununda siz,
 
alnınızda ah, gündüz gece
o gözbağı kalsın öylece;
 
ah çocuklar ilerlemeyin,
önünüzde kuyu var, derin..
 
ah çocuklar uyuyun artık,
başınızı okşar karanlık,
 
durur durur öper o dalgın
yüzünüzden, kımıldamayın.
 
örtü örttüm üzerinize
ışık düşmesin diye size,
 
üşümesin diye göğsünüz
serincene başlayınca güz,
 
dağıtmasın diye çocuklar
saçınızı gizli bir rüzgar;
 
mışıl mışıl uyuyun işte
siz bu geleceksiz geçmişte,
 
bir sürü tavşan, bir sürü kuş
gelmiş, yanınıza doluşmuş,
 
seyrederler başından beri
yüzünüze konan düşleri..
Sait MADEN
 
Ş İ İ R L E R ‘ D E N
tanıyor gibiyim bu rüzgarı bir yerden,
ama nerden, ne zaman
esmişti, bilmediğim bir ağaçlıktan mı,
gitmediğim bir denizden mi?
 
tanıyor gibiyim bu rüzgarı ben,
saçının bir kıvrımından,
yüzünün bir çizgisinden mi,
bir gülüşünden mi nerde, ne zaman?
 
tanıyor gibiyim bu rüzgarı
kıpır kıpır dudaklarından,
duyulur duyulmaz kanat sesinden.
 
tanıyor gibiyim bu rüzgarı
sensin o,  evet,  herşeyiyle sensin o
sen,  ad veremediğim sen.!
Sait MADEN
 
U   Ç   U   R   T   M   A
göğün ipini tutmuş koşuyor çocuk,
savura savura denizi, al yeşil mor, kıyı boyunca.
kapılardan içeri yaz doluyor döne döne,
keskin bir adaçayı, reçine, kekik
kokusuyla baş döndürücü.
bir çingene çergisi çığrışmasıyla, gün günden uzun,
gün günden deli.
dilimizde zaman, av etleri tadında..
 
akşamları kıyıda, demlenirken altında salkımsöğütün,
başı dizimizde uyuyor deniz, yorgun, güler yüzlü, güvenli..
Sait MADEN

Bir Yorum Yazın