Sakardır Bu Kadınlar

 

 
Sakardır Bu Kadınlar
Bu kadınlar oldum olası sakarlar,
Elleri ayakları bilemezler nerde?
Dikkatsizce başka yerlere bakarlar,
Başları hep bu nedenle girer derde..
 
Daha küçük bir çocukken kırlarda
Etekleri takılır dikenlere, çalılara,
Normal iş yaparken salonlarda
Düz zeminde ayakları halılara..
 
Aşıktır babasına sekiz yaşında,
Testiyi kırar çeşme başında,
Parçalanmış testi, çeşme taşında,
Akan testi suyu gözlerinin yaşında..
 
Bir kez sakarlığa çıkmıştır,
Ağzıyla kuş tutsa kurbanıdır adının,
Bir kaza, bir çarpışma anında kusuru
Hep sekizde sekizdir,  kadının..
 
Düşen çantasından ortalığa saçılır;
Ruju, tarağı, aynası, telefonu.
Eğilince eteklerinin yırtmacı açılır,
Düşen cep aynasında görür onu..
 
Yardıma eğilen zavallı gençle
Bu aynada gelirler göz göze.
Kim, nasıl başlayacak cesaretle,
Girmeyi başaramazlar bir türlü söze..
 
Bu hasarlı çarpışmanın faturası
Gence kesilmiştir, cezası çoktur.
Parmağa giren yüzüktür hatırası.
Nişan düğün için zamanları yoktur.
 
Yıldırım nikah için girerlerken salona
Çiçek demetini düşürürken elinden
Bir sakar kız çıkar birden ortaya
Kapar çiçek demetini gelinden..
 
Pes yani, olmayacak yerde
Kadın yine yapacağını yaptı.
Ayağına bulamadı bir yer de
Genç adamın ayağına bastı..
 
Kadının bakışları saplanan bir oktu,
Genç adamın suratını asmaktan,
Kanayan yüreğine tuz basmaktan,
Başka yapacağı bir şey yoktu..
 
İşte bu evliliğe böyle hazin başlandı.
Daha ilk andan genç adam haşlandı.
Kadının sakarlıkları aynı hızla sürerken
Adam yıprandı, hırpalandı, yaşlandı..
Celalettin BİLGİN
 18 Ağustos 2014

Bir Yorum Yazın