Serçenin Aşkı

 
 
 
S e r ç e n i n   A ş k ı 
Buz kesen soğuk bir kış gecesinde
Küçük bir serçe
Susamış, acıkmış, donmuş..
Sıcak bir yuvaya hasret
Pencerene konmuş..
 
Tıklamış camını derinden,
Kalkıp açmışsın pencereni
Uzandığın yerinden..
Bir hava kaplamış buz gibi
Odanı serinden..
 
Çok üşümüş, çok donmuş..
Kanat çırpıp avuçlarına konmuş..
Küçücük yüreği sımsıcak avuçlarında
Ürkek ürkek atıyor..
Parmakların tüylerini okşayıp
Serçenin gönlünü kanatıyor..
 
Sıcaklığın güzel ve korkutucu
Alışmamalı serçe bu sıcaklığa; 
Oysa oldukça yakıcı ve avutucu..
 
Bu sıcaklıktan sonra serçe
Ne yapar ısınan kanatlarıyla,
Buz tutan dondurucu soğukta.?
Ne dersin aynı sıcaklığı bulabilir mi
Serçe gireceği her koğukta.?
 
Keşke açmasaydın o pencereyi,
Değmeseydi gözlerine gözlerin,
Değmeseydi kanatlarına ellerin,
Okşamasaydın parmaklarınla tüylerini,
Açınca pencereni soğuk rüzgar
Dokunmasaydı, uçurmasaydı tüllerini,
Kimse bulamazdı o serçenin
O küçük yüreğinde 
Aşkın uçuşan küllerini..
 
Bu serçe sana tutkun biliyor musun.?
Ona güzellikler diliyor musun.?
Yoksa hayatından serçeyi
Bir çizgi çekip siliyor musun.?
 
Celalettin BİLGİN
   03 Eylül 2012

Bir Yorum Yazın